Sağlıklı beslenmenin fiziksel sağlığımız için iyi olduğunu ve diyabet, kanser, kalp hastalığı ve obezite riskini azalttığını hepimiz biliyoruz. Ancak sağlıklı beslenmenin ruh sağlığımıza iyi geldiği, depresyon ve anksiyete bozuklukları riskini azalttığı çok iyi bilinmemektedir.
Akıl hastalıkları günümüzde ürkütücü bir hızla artmaktadır. Bu tür hastalıklar için kullanılan ilaçlar ve tedaviler dünya çapında yılda 2,5 trilyon dolara mal oluyor. Ancak bazı diyet değişikliklerinin akıl hastalığı riskini azalttığına ve akıl hastalığının maliyetlerini azalttığına dair kanıtlar var. Bu nedenle, Avustralya’daki doktorlar depresyonun diyet değişikliği ile tedavi edilmesini önermektedir.
Son zamanlarda bazı besinlerin ruh sağlığını nasıl etkilediği anlaşılmaya başlandı. Bu besinlerdeki artış, yalnızca fiziksel sağlığa katkıda bulunmakla kalmaz, aynı zamanda dünya çapında ruh sağlığı sorunlarının maliyetini de azaltır.
İçindekiler
1) Kompleks karbonhidratlar
Akıl sağlığına katkıda bulunmanın bir yolu, besinlerdeki karbonhidratlar aracılığıyla beyin hücrelerinize uygun yakıtı vermektir. kompleks karbonhidratlar; Polisakkaritler, lif ve nişasta içeren büyük moleküllerden oluşur. Meyvelerde, sebzelerde ve tam tahıllı gıdalarda bulunur. Vücuda yavaşça glikoz saldıkları için beyne iyi gelirler. Yavaş salınım, gücü sabit tutmaya yardımcı olur.
Atıştırmalıklarda ve şekerli içeceklerde bulunan basit karbonhidratlar hızla aşağı iner ve vücudunuzun şeker seviyesini yükseltir. Bu olay mutluluk duygusunu azaltır ve ruh sağlığını olumsuz etkiler. Genellikle kendimizi üzgün hissettiğimizde kendimizi daha iyi hissetmek için şekerli yiyecekler tüketiriz. Ancak bu tüketim beyinde bağımlılık benzeri bir alışkanlık yaratarak yasa dışı uyuşturucular gibi kısa sürede ruh halini düzeltirken, uzun vadede olumsuz etki yaratır. Karmaşık karbonhidrat alımınızı artırmak ve şekerli atıştırmalık tüketiminizi azaltmak, mutluluğu artırmanın ilk adımı olabilir.
2) Antioksidanlar
Oksidasyon, hücrelerin işlevlerini yerine getirdiği doğal bir süreçtir. Bu kimyasal reaksiyon vücut ve beyin için enerji üretir. Ne yazık ki, bu süreç aynı zamanda beyinde vücudun diğer bölgelerine göre daha büyük miktarlarda oluşan oksidatif stres (dokulardaki tüm molekülleri okside edebilen reaktif oksijen türleri olarak adlandırılan moleküller) yaratır.
Dopamin ve serotonin gibi beyinde haz duygusunu artıran kimyasallar oksidasyonla indirgenir ve bu reaksiyon ruh sağlığının bozulmasına neden olur. Meyve ve sebzeler gibi parlak renkli gıdalarda bulunan antioksidanlar, beyin ve vücutta oksidatif strese ve iltihaplanmaya karşı koruma sağlar.
3)Omega 3
omega 3; Yiyecekleri enerjiye dönüştürme sürecinde yer alan çoklu doymamış bir yağ asididir. Beyin sağlığı için önemlidir ve dopamin, serotonin ve nörotransmitter epinefrin gibi iyi hissettiren kimyasallarla etkileşime girer. Omega-3 yağ asitleri genellikle yağlı balıklarda, kabuklu yemişlerde ve tohumlarda, lifli sebzelerde, yumurtalarda ve kırmızı ette bulunur.
Omega-3’ün beyin fonksiyonlarını arttırdığı, bunama (demans) gelişimini azalttığı ve depresyon belirtilerine iyi geldiği belirlenmiştir. Omega-3 vücut tarafından üretilmeyen ancak tüketilmesi gereken bir bileşiktir. Bu nedenle günlük beslenmemizde yüksek miktarda omega-3 içeren besinlere yer vermeliyiz.
4) B vitaminleri
B vitaminleri, yeşil sebzelerde, fasulyelerde, muzda ve pancarda bulunan serotonin ve dopamin gibi beyinde kendini iyi hissettiren kimyasalların üretiminde büyük rol oynar. Günlük beslenmede yüksek miktarda B6, B12 vitamini ve folik asit bulunmasının kişiyi depresyondan koruduğu, bu vitaminlerin düşük miktarlarının ise depresyon belirtilerini şiddetlendirdiği bilinmektedir.
B vitamini eksikliği, kendinizi iyi hissettiren kimyasalları azaltabilir ve uzun vadede zihinsel sağlık sorunlarına yol açabilecek mutsuzluk duygularına neden olabilir. Diyette artan B vitaminleri, beyinde mutluluğu artıran kimyasalları artırabilir.
5) Prebiyotikler ve probiyotikler
Bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca bakteri davranışlarımızı ve beyin sağlığımızı etkiler. bağırsaklarımızda üretilen kimyasal haberciler; Duygularımızı, iştahımızı ve stresli durumlara nasıl tepki verdiğimizi etkiler.
Yoğurt ve peynir gibi fermente gıdalarda bulunan prebiyotikler ve probiyotikler, beyinde antidepresan ilaçlarla aynı şekilde çalışır. Bu konuda yapılan araştırmalar, antidepresanlara benzer etkilere sahip olabileceğini göstermiştir. Prebiyotik ve probiyotiklerin vücuttaki bağışıklık sistemi reaksiyonlarını baskıladığı, beyindeki iltihaplanmayı azalttığı, depresyonu azalttığı ve mutluluk duygularını arttırdığı gözlemlenmiştir.
Bahsedilen beş gruptan besinlere beslenmemizde yer vermek sadece fiziksel sağlığımız için iyi olmakla kalmaz, aynı zamanda ruh sağlığı üzerinde de olumlu etkilere sahiptir ve depresyon ve anksiyete bozuklukları riskini azaltır.
kaynak:
https://medicalxpress.com/news/2018-09-food-psychological-well-being.html
yazar: Ayka Olkay
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]