Ahmedi kimdir? ” YerelHaberler

Asıl adı Taceddin İbrahim olan Ahmedi, 14’ünde doğdu. 19. yüzyıl Türk edebiyatının en önemli şairlerinden biridir. Arap ve Fars edebiyatının unsurlarını Türk edebiyatına taşımış ancak milliyetini kaybetmemiştir. Didaktik eserler yazdı. Şiiri ve sanatıyla övünen, şiirlerinin ancak devrinin önemli şairleri olan Lapid, Kemal el-Hosendi ve Gülşehr tarafından tenkit edilebileceğini belirtmiştir. Kendisini Selman el-Farsi ve Saadi’den üstün görmüş, Elvan Çelebi, Şehoğlu Mustafa, Kemaloğlu gibi eski şairleri bazı yönlerden eleştirmiştir.
Ahmedi şiirlerinde Türkçe cümle yapısına uymayan tamlamalar ve ki’li cümleler kullandığı için ifadesinde kuruluk vardı. O gerçekçi bir şairdir ve bazen bir ressamın hassasiyetiyle şiirler yazmıştır. Ahmedi, “Ben dedim – o dedi” ve “soru – cevap” şeklinde şiirler yazmıştır. Şiir alanında da önemli bir yere sahip olan şair, birden çok olumsuzlama kaleme almıştır. Kaside, gazel, terci’-i bend ve terci’-i bend gibi manzum formlarda yazmıştır. Divanında yedi yüz elli gazel, yetmiş üç şiir, iki gazel, yedi tifo ve bir rosto bulunmaktadır.
İskender’in adını Nezami’den çevirmiş ve eklemeler yaparak telifli bir çeviri haline getirmiştir. Türk edebiyatında bu konuda yazılan Müsnafilerin ilki ve en başarılısıdır. Eserde Büyük İskender’in Doğu’ya yaptığı Makedonya seferlerini ve fetihlerini anlatmıştır. Eserde mevlid ve tefsir bölümleri bulunmakta olup eser bu bakımdan oldukça önemlidir.
Ahmed, Cemşid ü Hurşid adlı Musnafasını Şehzade Süleyman’ın isteği üzerine 1403 yılında Selman-ı Savecî’den tercüme etmiş ve eklemeler yaparak telifli bir tercüme yapmıştır. Mefâ’îlün ölçüsü mefâ’îlün fe’ûlü ile yazılan Cemşid ü Hurşid, 4.798 hece içermektedir. Ahmedi, Cemşid ü Hurşid adlı eserinde Çinli bir vagfurun oğlu Cemşid ile Yunan Sezar’ın kızı Hurşid’in aşkını anlatmıştır. Ahmedi, Cemşid Horşad’ın sonuna İskandar adının başına “Münāzara-i em’ bâ-micmer (Annemi tütsülükle karşılaştırarak)” bölümünü ekledi.
Onun Tervîhü’l-Ervâh adlı Musnaf’ı tıpla ilgilidir ve 4.607 heceden oluşur. Mefâ’lün, mefâ’lün’ü Fe’ûlün şeklinde yazmıştır.
Bedyi’u’s-Sihr fî-Sanâyi’i’ş-i’r adlı eseri karışık Farsça mensur nazımdır. Ahmedi, Hadâ’düdddn Vatvât’ın Hadâ’iku’s-Sihr fî-Dekâ’iki’ i’r adlı eserindeki edebî sanatlarla ilgili söylemleri özetleyerek ve Farsça bazı örnekler ekleyerek yazmıştır. Ayrıca Al-Ahmadi bu eserinde kendi şiirlerinden örneklere de yer vermiştir. Aydınoğulları’ndan İbn İsa Bey Cüneyd Bey için yazılan Mirkâtü’l-Edeb, Arapça-Farsça bir şiir sözlüğüdür. Mercatul-edib’in sonunda Muzanul-edib ve Meirul-edib adlı iki Farsça methiye yer alır. Muzanul el-Adeeb, Arapça eklerin (kelime bilgisi ve şekil bilgisi) kurallarını açıklayan ve fâilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün şeklinde yazdığı 195 heceyi içermektedir. Mi’yârü’l-Edeb’de Arapça gramer açıklaması nahiv (gramer, cümle, sentaks).

kaynak:
Mine Mengi, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Yayınları

yazar: Korhan Altunay

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın