İnsanlar neden değişimden nefret eder? ” YerelHaberler

“Alışkanlığın anahtarı, eksik kelepçemdir.” Amos Parrish tarafından dile getirilen bu cümle, alışkanlıklarımızın doğasının ve gücünün en iyi tanımlayıcılarından biridir. Her yaştan ve her kesimden insanın günlük yaşamda karşılaştığı en büyük sorun, alışkanlıkların yarattığı bağlardan kurtulamamanın getirdiği çaresizliktir. Alışkanlık bize bir güven, rahatlık ve bilme/bilme durumu verir. Yeni bir şeyle karşılaştığımızda bize uygun olup olmadığını ve bizim için taşıdığı riskleri bilmek ancak zaman alan bir keşif sürecinde ve riskleri göze alarak mümkündür. Günümüzde dijital teknolojide en büyük kaygısı zaman kavramı olan insanların bu konuya hiç yaklaşmak istemedikleri durum budur.

Canlılar neden alışkanlıklarından vazgeçmek istemezler?

Bilişim sektöründe son yıllarda popüler hale gelen terim, kullanıcıların değişime karşı direncini ifade etmek için oldukça anlamlıdır. “Yavru Ördek Yavrusu Sendromu”, ördek yavrularının yumurtadan çıktıktan sonra gördükleri ilk animasyonlu yaratığı taklit etmesi ve davranışlarını benimsemesi gibi, alışılmadık durumları kullanıcıların rahatına veya güvenliğine yönelik tehditler olarak görür.

Ördek bebek sendromu, adını ünlü Avusturyalı psikolog ve etiyolog Konrad Lorenz’in “imprint teorisi”nden alır. Lorenz, tipografi teorisini deyimsel terimlerle şu şekilde açıklıyor:
Yazdır:
1. Yaşamın erken evrelerinde meydana gelen ve türe özgü olan nispeten hızlı ve tutarlı sistematik öğrenme.
2. Yaşamın çok önemli bir döneminde ebeveyn bağlılığı gibi doğuştan gelen ve içgüdüsel davranış kalıplarının uyarılması.”
Lorenz, damgalanmanın en güçlü şekilde ördek ve kaz gibi canlılarda bulunduğunu tespit etse de, bu etkinin diğer birçok canlıda da bulunduğunu ortaya koymuştur. Lorenz tipografi teorisi bilişim kullanıcıları arasında şu şekilde ifade edilmektedir: herhangi bir sistem veya uygulama kullanıcısı, hangi uygulamayı önce başlatmışsa onu tanıyıp ona entegre edecek, deneyim ve sonraki uygulamalarda her zaman ilk uygulamayı veya sistemi arayacaktır. Kullanılan uygulama içerisindeki kapsamlı güncellemeler bile kullanıcılarda ciddi memnuniyetsizliklerle karşılaşabiliyor. Kullanıcıların sosyal medyada birçok kez farklı uygulamalar için hashtag oluşturduğunu görmek mümkün. İşte bu battaniye modunun kullanıcı psikolojisi açısından tabiri “ördek bebek sendromu”dur.

Yavru Ördek Sendromu

İnsanların uzun zamandır aşina oldukları ve rahat hissettikleri ortam ve durumlardan, bilinmeyenlerle dolu yeni bir maceraya atılmak istememeleri doğaldır. Burada göz ardı edilemeyecek gerçek ise sürekli aynı sistem ve koşullarda devam etmenin doğa kanunlarına aykırı olduğudur çünkü yaşam devam ederken yeni sistemlere ve deneyimlere açık olunarak güncel yeniliklere sahip olunabilmektedir. Değişim ve dönüşüm içinde ilerliyor. Bu bağlamda, yeni şeyler öğrenmeye istekli olmak ve biraz çaba sarf etmek aslında herkes için en akıllıca yoldur. Ancak insanların dünyasına rasyonel mantık değil, rahatlığa dayalı duygusal, pragmatik eğilimler hakimdir.

Kullanıcıları değişmeye istekli kılmak için ne yapılabilir?

a) İnsanlar, yeni edinecekleri şeyin daha yararlı/faydalı olduğuna ikna edilebilirlerse, değişmeye daha istekli olacaklardır.
b) Kullanıcılar yeni olarak sunulacak uygulama veya sisteme geçiş konusunda yönlendirilmiş ve değişiklik önerileri alınmışsa, bu kullanıcılar yeni uygulamaya geçiş konusunda daha istekli olabilir.
c) Değişiklik tamamlanmadan önce pilot çalışmalardan ve kullanıcı anketlerinden elde edilen verilere dayanarak, kullanıcılar için zor olmayacak geçişler tasarlamak, kullanıcıların memnuniyetsizliğini azaltır ve değişikliği olumlu karşılamalarını sağlar.
d) Bir değişiklik gerektiğinde, değişiklikleri kapsamlı bir şekilde yapmaktansa, değişiklikleri parça parça ve kullanıcıyı rahatsız etmeyecek şekilde kademeli olarak yapmak daha doğru olacaktır. Özellikle Facebook’un bu şekilde değişiklik yaptığı biliniyor.

Son olarak yapılacak değişikliklerde şu ilke asla göz ardı edilmemelidir; Yapılacak değişiklikler, kullanıcılara ve sistemin kendisine yeni kolaylıklar ve faydalar sağlayacaksa uygulanmalı; Aksi takdirde, kullanıcılar büyük bir kırgınlık ve kaçış için hazırlanmalıdır.

kaynak:
https://blog.codinghorror.com/the-software-imprinting-dilemma/
https://www.keepitusable.com/blog/baby-duck-syndrome-why-users-hate-change-and-what-you-can-do-about-it/

yazar: Erdal Oğur

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın