Kuba Camii Medine’de bulunmaktadır ve Kuba Camii’nin ilk mescit olduğu bilinse de Peygamber Efendimiz (sav)’in Medine’de ilk namazlarını burada kıldığı bilinmektedir. Peygamber Efendimiz Medine’de ilk namazlarını genellikle Kuba Camii’nin 500 metre aksi yönünde Misbah Camii olarak da bilinen İbn Yunif Camii’nin bulunduğu yerde eda ederdi.
İçindekiler
unutulmuş yıl
Göçmenliğe baktığımızda 15 günlük bir yolculuk. Hicret’in ilk 3 günü Sever mağarasında, 8 günü yolculukta ve son 4 günü Kuba köyünde geçmiştir. Peygamberimizin bir özelliği vardı ve o da; Şehre girerken sabah namazı, sabah namazı vaktinde kılınır ve şehre bu şekilde girilir. Öğlen, akşam ve gece girilmesi yasaktı ve bu eski Türk devletlerinde de uygulanıyordu. Örneğin; Büyük Selçuklular zamanında Sultan Barslan’ın oğlu Melikşa, hükümdar olunca ilk kez Bağdat’a girecek ve Abbasi halifesi tarafından karşılanacak. Ancak Bağdat’a koşup halifenin sarayına uğramadı, sabahleyin orduyla birlikte Bağdat’a gelip çadırlar kurup orada bekledi, ardından sabah Sultan Melikşa sabah namazını kıldırıp Bağdat’a girdi. Bağdat’a girdiğimde halifenin yanına hemen gitmem mümkün olmadı. Önce Ebû Hanefi’de durup kabrini ziyaret etti, sonra Abdülkadir Geylani’nin kabri başında durup halifeyi ziyaret etmek için sarayına gitti. Bu hadiseye baktığımızda Peygamberimizin unutulmuş bir senesi olduğunu görürüz.
Medine’de ilk namaz
Peygamberimiz de aynısını yaptı. Medine’den önceki son göç durağı Kuba köyüdür. Kuba’ya ilk adım, Kouba Köyü’nün girişinde bulunan Ben Onif’tir. Ben-Anif olarak anılmasının sebebi Ben-Yunif kabilesinin burada yaşamasıdır. Medine’de iki büyük kabile vardı, birincisi Efes, diğeri Hazrec kabilesiydi. Aus kabilesine ait küçük bir kabile, şiddetli bir kabileydi. Burası onların memleketiydi ve o gece sabah namazı vakti geldi Peygamber Efendimiz. Ebu Bekir ve yardımcılarıyla Kuba’ya girerler. Daha sonra Medine’deki ilk İslami namaz burada kılınır. Al-Misbah Camii olarak da bilinen İbn Yunif Camii. Sabah namazı, sabah alınan yer demektir.
İnşa edilen ilk cami
Daha sonra sabah namazından sonra Kuba’ya yönelirler ve orada 4 gün kalırlar ve bu süre zarfında iki farklı sahabenin evlerinde kalırlar. Duyarlı biri olduğu şu olaydan anlaşılmaktadır; Bu sahabelerden biri evli, diğeri bekardır, geceyi evli sahabelerin evinde geçirmiş, sabah olunca da bekâr sahabelerin evinde kalmıştır. Evli bir refakatçi gündüzleri çalıştığı için eşi evde yalnızdır. Bu durum hoş karşılanmadığı için sabah bekar arkadaşlarının evinde kaldı. Daha sonra Kuba halkının hurma kuruttukları yerde dört duvarlı olarak ilk Kuba mescidi yapılmış ve bizzat Peygamberimiz inşa ettirmiştir.
yazar: Akif Taşkan
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]