Kan grubu, başta kan nakli olmak üzere sağlığın çeşitli yönlerinde rol oynayan insan vücut sisteminin önemli bir parçasıdır. İnsan vücudunda karmaşık bir kan grubu sistemi bulunur. Kan grupları, bireyin genlerinden kaynaklanır ve kırmızı kan hücrelerindeki antijenlerin varlığı veya yokluğu, bir kan grubunu diğerinden ayırır. Genel olarak kan grupları AB0 sistemine (A, B, AB ve 0) ve Rhesus faktörüne (Rh) göre sınıflandırılır. Rh antijenine sahip olanlar Rh pozitiftir; sahip olmayanlar ise Rh negatiftir. Her kan grubu RhD pozitif veya RhD negatif olabilir, bu da toplam sekiz kan grubu anlamına gelir ancak, nadir görülen ve dünyada yalnızca birkaç insanın sahip olduğu bazı kan grupları da vardır. Dünyada bilinen en nadir kan grubu Rh null’dur, her altı milyon kişiden sadece birinde bulunur. Genellikle “altın kan grubu” olarak adlandırılan Rh null, aslında insanlık tarihinde 50’den az bilinen vakasıyla, altından çok daha değerlidir. Nadir kan türleri tıp dünyasında, özellikle de yüksek düzeyde uyumluluğa sahip transfüzyonlara ihtiyaç duyulduğunda önemlidir. Bunları anlamak, uygun donörlerin bulunabilirliğini sağlamaya ve transfüzyon reaksiyonlarının komplikasyon riskini önlemeye yardımcı olabilir.
Altın Kanın Tarihi ve Kökeni
İlk doğrulanmış vaka 1961’de Avustralyalı Aborjin bir kadında bildirilmiştir. Rutin kan grubu analizinde A, B veya Rh antijenlerine rastlanmamıştır. Bununla birlikte, Hindistan’daki vaka 14 Temmuz 2022’de, 65 yaşındaki Guceratlı bir adamın kalp krizi geçirmesiyle rapor edilmiştir. Rh null kan gruplu kişiler dünyanın dört bir yanından, Amerika, Avrupa, Afrika, Asya ve Avustralya’dan, her etnik kökenden gelmektedir. Etnik kökenin altın kan grubu üzerinde bir etkisi olmadığı görülmektedir. Altın kan grubu vakaları Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde dünyanın diğer bölgelerine göre biraz daha yüksektir.
Neden Rh Null?
Vücutta dolaşan kanın türü, kırmızı kan hücrelerinin yüzeyindeki belirli işaretlerin varlığına veya yokluğuna göre sınıflandırılır. Antijen olarak bilinen bu işaretler, hücre yüzeyinden dışarı doğru uzanan ve vücudun bağışıklık sistemi tarafından algılanabilen proteinler veya şekerlerden oluşur. Ekim 2024 itibarıyla bilinen 47 kan grubu ve 366 farklı antijen bulunmaktadır. 50’den fazla Rh antijeni vardır. İnsanlar Rh negatif olmaktan bahsettiklerinde Rh(D) antijeninin olmadığını kasteder, ancak kırmızı kan hücrelerinde yine de diğer Rh proteinleri bulunmaktadır. Ayrıca dünya genelinde Rh antijenlerinin çok çeşitli olması, özellikle belirli bir ülkedeki etnik azınlık kökene sahip kişiler için gerçek donör bulmayı zorlaştırır. Rh null kan, yalnızca kırmızı kan hücrelerinin (eritrositlerin ya da kısaltılmış şekliyle RBC’lerin) yüzeyinde D antijeninden yoksun olan Rh negatif kandan farklıdır. Rh null olan kişilerin kanı 50 Rh antijeninin tamamından yoksundur. AB0 sınıflandırmasıyla bağlantılıdır ve herhangi bir AB0 kan grubuna (A, B, AB veya 0) sahip bireylerde bulunabilir. Nadir görülmesi nedeniyle Rh null kan grubu tıp dünyasında çok değerlidir. Rh null kan grubuna sahip olan kişiler başka bir kan grubundan kan alamasalar da, Rhesus sisteminde nadir kan türlerine sahip kişiler için evrensel bir donördür, bu nedenle özel transfüzyon vakalarında çok ihtiyaç duyulur. Hastanın kan grubunun bilinmediği acil durumlarda, alerjik reaksiyon riski düşük olan 0 tipi Rh null kan verilebilir. Bu nedenle, dünyanın dört bir yanındaki bilim insanları bu “altın kanı” yapabilmenin, yollarını aramakta, laboratuarda üretmeye çalışmaktadır ve bunun hayat kurtarabileceği umulmaktadır.
Rh Null Nasıl Ortaya Çıkar?
Altın kana sahip olmanın başlıca nedeni, bir nesilden diğerine geçme eğilimi olan bir genetik mutasyondur. Son araştırmalar, Rh null kanın, kırmızı kan hücrelerinde önemli bir rol oynayan ve Rh ile ilişkili glikoprotein veya RHAG olarak bilinen bir proteini etkileyen genetik mutasyonlardan kaynaklandığını ortaya koymuştur. Bu mutasyonlar, bu proteinin şeklini kısaltıyor veya değiştiriyor ve diğer Rh antijenlerinin ekspresyonunu bozuyor gibi görünmektedir. Akraba evlilikleri, hastalık özelliklerini içeren ve ebeveynden çocuğa aktarılabilen otozomal genler altın kan riskini artırabilecek durumlar arasında yer almaktadır.
Altın Kan Bağışlanabilir Mi?
Günümüzde kan transfüzyonu (nakli) sadece kan gruplama işleminden sonra yapılmaktadır. Bu nedenle, belirli kan gruplarına sahip kişiler sadece belirli kan gruplarına kan verebilir ve onlardan kan alabilirler. Kan grupları ebeveynlerden geçer. A ve B genleri baskındır ve 0 grubu, her iki ebeveynden de bir 0 geninin miras alınmasına bağlıdır. Kişi eğer A antijenine sahipse, kan grubu A’dır. Kişi eğer B antijenine sahipse, kan grubu B’dir, hem A hem de B antijenine sahipse, kan grubu AB’dir. Eğer A ve B antijeninin hiçbiri yoksa kan grubu 0’dur. Laboratuar testlerinde aynı zamanda kandaki Rh faktörü de incelenir, özellikle RhD adı verilen bir antijene bakılır. Rh D geni ebeveynlerden birinden veya her ikisinden miras alınır ve bu da RhD-pozitif kan grubu ekspresyonu ( ya da gen ifadesi) ile sonuçlanır. RhD geni varsa, kişi pozitif bir kan grubuna, RhD geni yoksa negatif bir kan grubuna sahip demektir. Altın kan grubuna sahip kişilerde sayısı 50’den fazla olan Rh antijenlerinin hiçbiri bulunmaz.
Rh null kanı taşıyan kişiler herkese kan bağışında bulunabilir fakat son derece nadirdir ve 10’dan az aktif donörü bulunmaktadır. Kırmızı kan hücrelerinde antijen bulunmaması nedeniyle, Rh null kan grubuna sahip bir kişi evrensel donör (verici) olarak kabul edilir ve bu kan, Rh sistemindeki nadir kan gruplarına sahip herkese bağışlanabilir. Bu kan, yaygın antijenlerden yoksun olduğu ve kan transfüzyonuna ihtiyaç duyan herkes tarafından kan transfüzyon reaksiyonu riski olmadan kabul edilebildiği için transfüzyon için mükemmeldir. Ancak nadir olması nedeniyle bu türü bulmak son derece zordur. Öte yandan, altın kan grubuna sahip kişilerin Rh null olmayan birinden kan nakli alması tehlikeli olabilir. Kan nakline ihtiyaç duyduklarında, Rh antijenleri içeren kan almaları kaçınılmaz olarak transfüzyon reaksiyonuna neden olabilir.
Altın Kan Grubunun Olası Komplikasyonları
Rh null veya altın kan grubuna sahip kişilerde şu durumlar görülebilir:
Doğumdan itibaren hafif ila orta derecede hemolitik anemi: Bu durum, kırmızı kan hücrelerinin erken yıkımına yol açarak düşük hemoglobin seviyelerine ve solukluk ile yorgunluğa neden olabilir. Bu, kırmızı kan hücrelerindeki yapısal kusurlardan kaynaklanır, örneğin:
*Ağız benzeri veya yarık benzeri şekil
*Kırmızı kan hücrelerinin daha az elastik yapısı
*Anormal kırmızı kan hücresi zarı
*Rh antijeninin yokluğundan kaynaklanan artan kırılganlık
*Kan hücresi hacminde değişiklik
Kan nakli zorlukları: Bir gün talihsiz bir şekilde yaralanma durumunda veya ciddi bir ameliyata ihtiyaç duyulduğunda, başkaları tarafından bağışlanan kan hayat kurtarıcı olabilir. Rh null kan herkesle uyumludur, bu da kan naklini kolaylaştırır ancak, Rh null kan grubuna sahip kişilerin bir kaza sonucu kan nakline ihtiyaç duymaları durumunda kan nakli için uygun kan bulmak son derece zordur. Kanları başka bir kişinin kanındaki Rh antijenlerine maruz kalırsa, muhtemelen ilgili otoantikorlar oluşacak ve bu da ciddi bir transfüzyon reaksiyonuna yol açacaktır. Bazen başka ülkelerden nadir bulunan donörleri (vericileri, bağışçıları)bulmaları ve kan temin etmeleri gerekebilir. Nadir kan grupları için kan bağışı programlarına katılmaları gerekir. Bu sayede kanları başkaları için kullanılabilir hale gelir. Ayrıca ihtiyaç duyduklarında doğru kana ulaşmalarına da yardımcı olur. Bu da nadir kan grupları için küresel yardımın ne kadar hayati önem taşıdığını gösterir. Bu nedenle hastanelerin bu tür hastalar için özel protokollere ve hızlı müdahale yönetimine sahip olması gerekmektedir. Rh null kan grubuna sahip kişiler için en iyi seçenek, planlı ameliyatlar durumunda kullanılmak üzere kanlarını bağışlayıp dondurmak ve mümkün olduğunca kan transfüzyonundan kaçınmak için demir veya folik asit gibi önlemlerle anemi (düşük kan sayımı) gibi durumları dikkatlice yönetmektir.
Gebelik sırasında Rh uyumsuzluğu: Altın kan grubuna sahip kişilerde görülebilecek bir diğer olası komplikasyon da gebelik sırasında Rh uyumsuzluğudur. Eğer anne Rh negatif ve bebek Rh pozitif ise ve annenin kanı bebeğin pozitif kanı tarafından duyarlı hale gelirse, annenin kanı gelecekteki gebelikleri hedef alabilecek, düşüğe veya ölü doğuma yol açabilecek antikor adı verilen koruyucu proteinler üretebilir.
Hemolitik kriz: Çeşitli çalışmalar, bu tür bireylerde enfeksiyon veya sepsis durumunun, şiddetli hemolize, ardından böbrek yetmezliğine ve diğer komplikasyonlara yol açabileceğini göstermiştir.
Rh Null Kan Oluşturma Çalışmaları
2018 yılında yapılan bir çalışmada, Bristol Üniversitesi’nden Toye ve meslektaşları laboratuvarda Rh null kanı yeniden oluşturmuşlardır. Bunu yapmak için, laboratuvarda yetiştirilen olgunlaşmamış kırmızı kan hücrelerinden oluşan bir hücre dizisi kullanmışlardır. Ekip daha sonra, gen düzenleme tekniği Crispr-Cas9’u kullanarak, transfüzyon uyumsuzluklarının çoğundan sorumlu olan beş kan grubu sisteminin antijenlerini kodlayan genleri silmişlerdir. Bunlar arasında AB0 ve Rh antijenlerinin yanı sıra Kell, Duffy ve GPB adlı diğer antijenler de vardır. Beş kan grubu devre dışı bırakılırsa, en sorunlu beş kan grubu ortadan kalktığı için son derece uyumlu bir hücre oluşturulabileceği hesaplanmıştır. Ortaya çıkan kan hücreleri, tüm yaygın kan gruplarıyla uyumlu olmasının yanı sıra Rh null ve Bombay fenotipi gibi nadir kan gruplarıyla da uyumlu olacaktır. Bu kan grubuna sahip kişilere 0, A, B veya AB kanı verilemez. Ancak, gen düzenleme tekniklerinin kullanımı dünyanın birçok yerinde tartışmalı ve sıkı bir şekilde düzenlenmektedir, bu da bu son derece uyumlu kan türünün klinik olarak kullanılabilir hale gelmesinin biraz zaman alabileceği anlamına gelir. Onaylanmadan önce birçok klinik deneme ve test aşamasından geçmesi gerekecektir. Bu kanın laboratuvarda geliştirilebilen ve sonsuza kadar kırmızı kan hücresi üretebilen hücre hatları oluşturmak için kullanılması umulmaktadır. Laboratuvarda üretilen bu kan, nadir kan gruplarına sahip kişilerin ihtiyaç duyması halinde acil durumlar için dondurularak saklanabilir.
Nadir Kan Gruplarını Bilmek Neden Önemli?
Kan grubunu bilmek sadece kişisel sağlık açısından değil, başkalarının hayatını kurtarmak açısından da önemlidir. Nadir kan gruplarına sahip olanlar için kan bağışı, sağlık dünyasına büyük bir katkı sağlayabilir. Kan bankaları ve uluslararası kan bağışı kuruluşları, nadir kan gruplarının ihtiyaç duyulduğunda kullanılabilir olmasını sağlamak için genellikle özel depolama ve dağıtım ağlarına sahiptir. Ayrıca, nadir kan grupları hakkında bilgi sahibi olmak, bireylerin acil durumlarda daha iyi hazırlanmalarına yardımcı olabilir. Örneğin, Rh null veya onun gibi nadir olan, H antijeni bulundurmayan Bombay kan grubuna sahip bir kişi, kritik bir durumda tıbbi müdahaleyi kolaylaştırmak için bu bilgiyi bir sağlık kartında veya bilekliğinde saklamak isteyebilir.
Kan Grubu Nasıl Öğrenilebilir?
Kan grubunu bilmek sağlık için önemli bir bilgidir. Doğru ve güvenilir sonuçlar almak için yapılabilecek bazı yöntemler şunlardır:
Laboratuvar Testleri
Kan grubu belirleme işlemi, hastanelerde veya sağlık laboratuvarlarında kan testi yoluyla yapılabilir. Kan örneği, kırmızı kan hücrelerindeki belirli antijenlere verdiği tepkiyi görmek için özel bir reaktif ile test edilir. Bu yöntem, bir kişinin kan grubunu belirlemenin en basit ve en hızlı yoludur.Kan Bağışı
Bazı kan bankaları, bağış yapanlara bağıştan sonra kan grubu bilgilerini vermektedir. Kan toplandıktan sonra, kan bankası tıbbi amaçlarla kullanılmadan önce kan grubunu ve Rh faktörünü belirlemek için laboratuvar testleri yapar. Bu süreç, bağışçının kan grubunu bilmesinin yanı sıra, ihtiyaç duyan hastalar için uygun kanın bulunabilirliğini artırmaya da yardımcı olur.Genetik Test
Bazı durumlarda, özellikle kan testi sonuçları hala kesin değilse veya kişinin çok nadir bir kan grubu varsa, genetik test yapılabilir. Bu test, kan grubunu belirleyen genleri tanımlamak için DNA’yı analiz eder. Bu yöntem, normal bir kan testinden daha spesifik ve doğrudur ve genellikle araştırmalarda veya karmaşık tıbbi durumlarda kullanılır.
Nadir Kan Gruplarının Genetik Kalıtımı
Kan gruplarının genetik yapısı, nadirliklerini büyük ölçüde etkiler. Kan grubu, ebeveynlerden gelen genler tarafından şekillendirilir. Belirli gen kombinasyonları nadir kan gruplarına yol açabilir. Ebeveynlerin genleri veya genotipleri kontrol edilirse, çocukların kan grubu tahmin edilebilir. Örneğin, her iki ebeveyn de Rh – (negatif) alelini taşıyorsa, çocuklarının da bu alele (gene) sahip olma olasılığı daha yüksektir. Nadir bir kan grubuyla yaşamak zor olabilir çünkü kan nakli gerektiğinde uygun kanı bulmak zordur. Bu da sağlık sorunlarına yol açabilir. Nadir kan gruplarına sahip kişiler özel bakıma ihtiyaç duyarlar. Sağlık hizmeti sağlayıcıları, nadir kan gruplarını iyi anlamalı ve yönetmelidir. Bu, söz konusu rahatsızlıklara sahip kişiler için en iyi bakımı sağlar. Farkındalığı artırmak ve eğitim vermek, nadir kan gruplarına sahip kişileri desteklemeye yardımcı olur.
Sonuç
Rh null kanın az bulunması ve kendine özgü özellikleri, onu bilimsel araştırmalar için son derece değerli kılar ve bu nedenle “altın kan” olarak adlandırılır. Hassas hastalar için ölümcül olabilen transfüzyon reaksiyonu riski olmadan herhangi bir kişiye güvenle verilebilir. Bununla birlikte, kolayca bulunamadığı için diğer kan gruplarına sahip kişilere verilmesi nadirdir. Rh null kan grubuna sahip kişiler yalnızca Rh null kan grubuna sahip kişilerden kan alabilirler. Nadir bulunması nedeniyle Rh null bireylerinin acil durumlar için kendi kanlarını saklamaları hayati önem taşımaktadır. Hatta motosiklet sürmek veya askerlik hizmetine katılmak gibi potansiyel olarak yaralanmaya yol açabilecek davranışlardan bile kaçınmaları önerilir, çünkü kan nakli gerektirebilecek kazaları önlemek için ekstra önlemler almaları gerekir.
Dünyadaki en nadir kan grubu olan Rh null veya altın kan grubundan başka birkaç nadir kan grubu daha bulunmaktadır. Bunlardan biri AB Rh negatif kan grubudur. Dünya nüfusunun yüzde birinden daha azını oluşturur. Evrensel plazma donörüdür (vericisidir) ve herhangi bir kan grubundan herkes AB kanından plazma alabilir. Bir başka nadir grup HH kan grubu veya Bombay kan grubudur. Dünya genelinde yaklaşık her 10.000 kişiden 4’ünde bulunur. Bu kan grubuna sahip bireylerde, AB0 kan grubunun temelini oluşturan H antijen yapısı bulunmaz. Bombay kan grubuna sahip kişiler tüm kan gruplarına kan bağışında bulunabilirler ancak, yalnızca kendi kan grubundan, yani HH kan grubundan kan alabilir. Bazı kan gruplarının nadir olmaları bulunabilirliklerini oldukça sınırlı hale getirir. Bu nedenle, kişilerin kendi kan grubunu bilmesi ve kan bağışının önemini kavraması, özellikle belirli bir eşleşmeyle transfüzyona ihtiyaç duyan birçok insana yardımcı olabilir.
Kaynakça:
https://health.clevelandclinic.org/golden-blood
https://www.medicinenet.com/what_is_the_golden_blood_type/article.htm
https://int.livhospital.com/10-rarest-blood-types-in-order-which-blood-group-is-most-and-least-common/
https://www.verywellhealth.com/rarest-blood-type-8649722
https://www.bbc.com/turkce/articles/cgjde507e1jo
https://www.ntv.com.tr/galeri/yasam/dunyada-yalnizca-43-kiside-bulunan-kan-grubu-altin-kan-kimlerde-bulunuyor,kGm33QoDk02GAaGUTkumgQ/4
https://medipol.com.tr/saglik-rehberi/altin-kan-grubu-rh-null-nedir
https://moletik.com/altin-kan-rh-null/
Yazar: YerelHaber
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]