Venezuela, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip, İspanyol kolonisi olmuş, Simón Bolívar gibi bir kurtarıcı çıkarmış ve 21. yüzyılda ise derin bir siyasi ve ekonomik krizle sarsılmış, çelişkilerle dolu bir ülkedir. Bu makale, Venezuela’nın Kolomb öncesi dönemden günümüzdeki krize uzanan tarihini, temel dönüm noktalarıyla birlikte kronolojik bir şekilde sunmayı amaçlamaktadır.
Kolomb Öncesi Dönem ve Sömürge Çağı (1498-1810)
Yerli Halklar: Bölgede Karib, Arawak ve Timoto-Cuica gibi kabileler yaşıyordu. Tarım (mısır, manyok), balıkçılık ve ticaretle uğraşıyorlardı.
İspanyol Fethi: Kristof Kolomb 1498’de Venezuela kıyılarına ayak bastı. İspanyollar, başta inci avcılığı için ilgilense de, daha sonra Karakas’ı (1567) kurarak bölgeyi bir tarım (kakao, tütün) kolonisine dönüştürdüler.
Sömürge Yönetimi: Venezuela, önce Santo Domingo, sonra Yeni Granada Genel Valiliği’ne bağlı bir Audiencia (yönetim bölgesi) olarak yönetildi. Katı bir sosyal sınıf hiyerarşisi (İspanyollar, Kreoller, melezler, yerliler, köleler) ve sömürü ekonomisi hakimdi.
Bağımsızlık Savaşı ve Büyük Kolombiya (1810-1830)
Bağımsızlık Fikrinin Doğuşu: Napolyon’un İspanya’yı işgali (1808), sömürgelerde otorite boşluğu yarattı. Karakas’taki Kreoller (İspanyol asıllı ama Amerika doğumlular) 19 Nisan 1810’da yerel yönetimi ele geçirerek bağımsızlık sürecini başlattı.
Simón Bolívar’ın Yükselişi: “El Libertador” (Kurtarıcı) lakaplı Simón Bolívar, bağımsızlık mücadelesinin askeri ve siyasi lideri oldu. Zorlu ve kanlı bir savaşın ardından, Carabobo Muharebesi (1821) ile İspanyol hakimiyetine kesin darbe vuruldu.
Büyük Kolombiya’nın Hayali ve Çöküşü: Bolívar’ın birleşik bir Latin Amerika hayali olan Büyük Kolombiya Cumhuriyeti (günümüz Venezuela, Kolombiya, Panama, Ekvador’u kapsayan) kuruldu. Ancak bölgesel çatışmalar ve merkezi otorite eksikliği nedeniyle 1830’da dağıldı. Venezuela, bağımsız bir cumhuriyet oldu.
“Caudillo”lar (Askeri Liderler) Çağı ve Petrolün Keşfi (1830-1935)
İstikrarsızlık Dönemi: Bağımsızlık sonrası, “caudillo” adı verilen güçlü askeri/politik liderlerin (José Antonio Páez gibi) birbirleriyle mücadele ettiği, iç savaşların (Federal Savaş gibi) ve darbelerin yaşandığı bir dönem oldu.
Petrol Çağının Başlangıcı: 1914’te Maracaibo Gölü çevresinde büyük petrol yataklarının keşfi, ülkenin kaderini sonsuza dek değiştirdi. Venezuela hızla dünyanın başlıca petrol ihracatçılarından biri haline geldi.
Juan Vicente Gómez Diktatörlüğü (1908-1935): Ülkeyi demir yumrukla yönetti. Petrol şirketlerine verilen imtiyazlarla devlet gelirleri arttı, ancak bu gelirler çoğunlukla kendi çevresini ve altyapıyı zenginleştirmek için kullanıldı. Siyasi muhalefet acımasızca bastırıldı.
Demokrasiye Geçiş ve “Petrol Altını” Dönemi (1935-1998)
Demokrasinin Yavaş Yolu: Gómez’in ölümünden sonra, 1945’te kısa bir demokratik deneyim yaşandı, ardından bir dizi askeri cunta geldi. Nihayet 1958’de Punto Fijo Paktı ile iki büyük parti (Demokratik Eylem-AD ve Hıristiyan Sosyal Parti-COPEI) demokrasiyi koruma ve iktidarı paylaşma konusunda anlaştı.
Petrol Refahı ve Borç Krizi: 1970’lerdeki petrol fiyatı şokları, ülkeye muazzam bir gelir getirdi. Ancak bu dönem “Para gibi harcanan para” (La Venezuela Saudita) olarak anılır. Gelirler sürdürülemez sübvansiyonlara ve büyük ölçekli kamu projelerine harcandı. 1980’lerde petrol fiyatları düşünce, ülke ağır bir dış borç krizi ve hiperenflasyonla karşı karşıya kaldı.
“Caracazo” ve Sistemin Sarsılması: 1989’da IMF destekli kemer sıkma politikalarına tepki olarak patlak veren Caracazo ayaklanmaları, resmi rakamlara göre yüzlerce kişinin ölümüyle bastırıldı. Bu olay, Punto Fijo sistemi için dönüm noktası oldu ve geleneksel partilere olan güveni sarstı.
“Bolivarcı Devrim”: Hugo Chávez Dönemi (1999-2013)
Yükseliş: 1992’deki başarısız darbe girişimiyle üne kavuşan genç yarbay Hugo Chávez, 1998’de yolsuzluk ve yoksullukla mücadele vaadiyle ezici bir çoğunlukla başkan seçildi.
Yeni Anayasa ve Kurumsal Değişim: 1999’da yeni, sosyal haklar ağırlıklı bir anayasa kabul edildi. Ülkenin adı Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti olarak değiştirildi. Geleneksel partilerin etkisi kırıldı.
“21. Yüzyıl Sosyalizmi”: Chávez, yüksek petrol gelirlerini, yoksullara yönelik geniş çaplı sosyal misyonlara (misiones), kamulaştırmalara ve küba ile yakın işbirliğine aktardı. Popülaritesi yüksek, ancak siyasi olarak kutuplaştırıcı bir figürdü. 2002’de kısa süreliğine görevden alındığı bir darbe girişimi yaşandı. Dış politikada ABD karşıtı ve çok kutuplu bir hat izledi.
Miras: Chávez, yoksul kesimlerde büyük bir sadakat tabanı oluşturdu ve Venezuela’yı uluslararası arenada görünür kıldı. Ancak, petrol gelirlerine aşırı bağımlılığı artırdı, özel sektörü zayıflattı ve kurumları kişisel otoritesi altında eritti.
Nicolás Maduro Dönemi ve Çok Boyutlu Kriz (2013-Günümüz)
Petrol Fiyatı Çöküşü ve Ekonomik Çöküş: Chávez’in 2013’teki ölümünden sonra yerine geçen Nicolás Maduro, 2014 sonrası petrol fiyatlarındaki keskin düşüşle birlikte ülkeyi saran ekonomik fırtınayla başa çıkamadı.
Hiperenflasyon ve Yoksulluk: Yanlış ekonomi politikaları, kontroller ve para basma, dünyanın en yüksek hiperenflasyon oranlarından birine yol açtı. Temel gıda, ilaç ve mal kıtlıkları baş gösterdi. Milyonlarca Venezuelalı ülkeyi terk etti.
Siyasi Çıkmaz ve Uluslararası Yalnızlaşma: Muhalefetin zafer kazandığı 2015 parlamento seçimlerinden sonra, Maduro’nun kurduğu ve muhalefetin boykot ettiği Kurucu Meclis, geleneksel meclisin yetkilerini gasp etti. 2018’deki tartışmalı başkanlık seçimleri birçok ülke tarafından tanınmadı. AB ve ABD, yönetime ağır yaptırımlar uyguladı.
İki Başkanlık Krizi: 2019’da muhalefet lideri Juan Guaidó kendini geçici başkan ilan etti ve 50’den fazla ülke tarafından tanındı. Bu, ülkede fiili olarak iki başlı bir yönetim durumu yarattı, ancak Maduro ordunun desteğiyle iktidarda kalmayı sürdürdü.
3 Ocak 2026’da Amerika Birleşik Devletleri, Mutlak Kararlılık Operasyonu kod adıyla, Venezuela başkenti Karakas dâhil olmak üzere Venezuela’nın kuzeyindeki birçok noktaya hava saldırısı düzenledi. Operasyonun ardından başkan Nicolás Maduro, Venezuela devlet başkanı olarak yakalandı ve görevden alındı.
Sonuç: Petrol Laneti ve Tarihin Dersleri
Venezuela tarihi, bir “kaynak laneti” (resource curse) vakası olarak incelenebilir. Petrol, kısa vadeli refah getirse de, ülkeyi tek ürüne bağımlı hale getirdi, demokratik kurumları aşındırdı, yolsuzluğu besledi ve ekonomik çeşitliliği engelledi. Koloni döneminden miras kalan derin sosyal eşitsizlikler, ne petrol altınında ne de Bolivarcı devrimde kalıcı olarak çözülebildi. Venezuela’nın bugünkü trajedisi, siyasi irade, ekonomik akılcılık ve sosyal diyalog olmadan, doğal zenginliğin bile bir ülkeyi refaha ve istikrara götüremeyeceğinin acı bir kanıtıdır.
Yazar: Mesut KESKİNKILINÇ
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]