Beyin Bilgiyi Neden Artık Eskisi Gibi Kaydetmiyor? » YerelHaberler

Son yıllarda birçok insan, geçmişe kıyasla daha unutkan olduğunu fark ediyor. Günlük hayatta sıkça kullanılan eşyaların yerini unutmak, yapılacak bir işi akılda tutamamak ya da konuşma sırasında kelimeleri hatırlamakta zorlanmak artık çok yaygın. Çoğu kişi bu durumu yaşlanmaya ya da yoğunluğa bağlasa da uzmanlara göre beynin bilgiyi eskisi gibi kaydedememesinin nedeni çok daha farklı bir noktada yatıyor.
Beyin, doğası gereği bilgiyi seçerek ve anlamlandırarak kaydeder. Ancak modern yaşamda bu süreç giderek zorlaşmaktadır. Gün içinde maruz kalınan yoğun bilgi akışı, beynin hangisinin önemli, hangisinin önemsiz olduğuna karar vermesini güçleştirir. Bu durum da bilgilerin kalıcı hafızaya aktarılmasını engeller.

Bilgi Kaydı Nasıl Gerçekleşir?
Bir bilginin hafızada yer edebilmesi için öncelikle dikkatle algılanması gerekir. Dikkat, hafızanın kapısı gibidir. Eğer bu kapı tam olarak açılmazsa, bilgi içeri giremez. Günümüzde birçok insan bir bilgiyi alırken aynı anda başka bir şeyle ilgilenmektedir. Telefon ekranına bakmak, bildirimlere cevap vermek ya da zihni başka düşüncelerle meşgul etmek, bilginin hafızaya doğru şekilde yerleşmesini zorlaştırır. Bu nedenle yaşanan sorun çoğu zaman unutmak değil, bilginin baştan kaydedilememesidir. Beyin, yeterince önem vermediği bilgiyi geçici hafızada tutar ve kısa sürede siler.

Sürekli Değişen Uyaranların Etkisi
Modern dünyada beyin, geçmişe kıyasla çok daha fazla uyaranla karşı karşıyadır. Sürekli değişen ekranlar, hızlı içerikler ve kısa videolar beynin bilgi işleme hızını artırırken derinlikten uzaklaştırır. Beyin yüzeysel işlemeye alıştıkça, detayları kaydetmekte zorlanır.
Bu durum özellikle dikkat süresini olumsuz etkiler. Dikkat süresi kısaldıkça, beyin bilgiyi bütün hâlinde değil parçalar hâlinde algılar. Parçalanmış bilgi ise hafızada kalıcı olamaz.

Zihinsel Yorgunluk ve Hafıza
Zihinsel yorgunluk, beynin dinlenememesinin doğal bir sonucudur. Gün boyunca sürekli meşgul olan bir zihin, akşam saatlerine doğru bilgiyi işleme kapasitesini büyük ölçüde kaybeder. Bu durum unutkanlığın artmasına ve zihinsel bulanıklık hissine yol açar.
Beyin yalnızca uyku sırasında değil, gün içinde kısa duraklamalarla da kendini toparlar. Ancak birçok kişi zihnini hiç boş bırakmadan gününü tamamlar. Sessizlik ve durgunluk, modern yaşamda neredeyse unutulmuş hâllerdir.

Dikkat Kaybı Hafıza Sorunu Gibi Algılanıyor
Birçok kişi yaşadığı unutkanlığı doğrudan hafıza kaybı olarak değerlendirir. Oysa uzmanlara göre unutkanlık şikâyeti olan kişilerin büyük bir bölümünde asıl sorun dikkat eksikliğidir. Dikkat olmadan hafıza da sağlıklı çalışamaz. Bir konuşmayı dinlerken başka şeyler düşünmek, okunan bir metni gerçekten anlamadan geçmek ya da sürekli acele hâlinde olmak, beynin bilgiyi tutmasını engeller. Bu durum zamanla kişinin kendine olan güvenini de zedeleyebilir.

Günlük Hayatta Yapılan Küçük Hatalar
-Aynı anda birden fazla iş yapmaya çalışmak, sürekli plan yapmak ve zihni hiç durdurmamak hafızayı zorlayan en yaygın davranışlardandır. Ayrıca ekran süresinin kontrolsüz şekilde artması, beynin doğal ritmini bozar.
-Beyin, düzenli ve sakin bir ortamda daha verimli çalışır. Sürekli hız, gürültü ve bilgi bombardımanı altında kalan bir beyin, bilgiyi saklamak yerine hayatta kalmaya odaklanır.

Uzmanların Önerdiği Yaklaşım
Uzmanlar, unutkanlığı azaltmak için öncelikle zihinsel yükün azaltılması gerektiğini vurgular. Gün içinde bilinçli olarak yavaşlamak, tek işe odaklanmak ve dikkati bölmemek hafıza üzerinde olumlu etki yaratabilir. Ayrıca belirli zamanlarda ekranlardan uzak kalmak, zihni serbest bırakmak ve düşünmeden durmak beynin doğal işleyişine dönmesine yardımcı olur. Bu tür küçük değişiklikler zamanla unutkanlık şikâyetlerinin azalmasını sağlayabilir.

Ne Zaman Dikkat Edilmeli?
Unutkanlık günlük yaşamı ciddi şekilde etkilemeye başladığında, sık sık tekrar ediyorsa ve kişinin işlevselliğini düşürüyorsa, yaşam tarzı ve zihinsel alışkanlıklar mutlaka gözden geçirilmelidir. Çoğu zaman sorun kalıcı değildir, ancak ihmal edildiğinde yaşam kalitesini düşürebilir.
Beynin bilgiyi eskisi gibi kaydedememesi, çoğu zaman hafızanın zayıflamasından değil, dikkatin dağılmasından ve zihnin aşırı uyarılmasından kaynaklanır. Modern yaşam, beynin doğal ritmini zorlamaktadır. Eğer unutkanlık son yıllarda belirgin şekilde arttıysa, çözüm hafızayı zorlamak değil, beyni yeniden odaklanabilir hâle getirmek olabilir.

Kaynakça:

www.health.harvard.edu
www.apa.org
www.medicalnewstoday.com

Yazar: Eda ŞAHAN

www.verywellmind.com

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın