roman türleri | YerelHaberler – Türk Edebiyatı Dergisi

Romanlar konusuna, üslubuna ve yazıldığı döneme göre farklı türlere ayrılabilir. Üslup açısından “romantik roman”, “gerçekçi roman”, “natüralist roman”, “estetik roman”, “izlenimci roman”, “ekspresyonist roman”, “neo-roman” sayılabilir.

Şimdi romanları üslubuna ve konusuna göre birkaç cümleyle anlatmaya çalışalım:

Tarzında romanlar

Romantik roman: insanların duygularını, arzularını ve düşüncelerini kendilerine ait, doğal ve gerçekmiş gibi görür. Örneğin, Sir Walter Scott’ın tarihi romanları, Jean-Jacques Rousseau’nun eserleri, Goethe’nin Genç Werther’in Acıları kitabı.

Kurgusal olmayan roman: aşk romanı dışında kuru ve şüpheci bir anlatı ve entelektüel yapıya sahiptir. Balzac ve Stendhal’in romanları bu tarzdadır.

Doğal roman: Üslup olarak gerçekçi romana benzer. olduğu gibi yazmak hayal edilmiştir. Emile Zola ve Maupassant’ın romanları natüralist romanlardır.

Estetik roman: Belirli bir biçim ve anlatımla yazılmış romanlardır. Gustave Flaubert estetik romanın en önemli yazarıdır.

İzlenimci Roman: Diğer üsluplardan farklı olarak, dışsal nesne ve olayların nesnel gerçekliği ile insanların bunları algılama biçimleri arasındaki farklılıkları ortaya koyma eğilimindedir. Yani dış gerçeklerden çok, iç hayatı anlatan duyulara ve duygulara öncelik verir. Ford Madox Ford’un romanları empresyonizmin en sistematik ürünleridir.

Dışavurumcu Roman: Yirminci Yüzyılda Ortaya Çıktı. Dışavurumculuk, sosyal kimliklerin reddi ve insan hayatını tanımlayan antisosyal veya medeniyet karşıtı güçlere yapılan vurgu ile karakterize edilir. Dışavurumculuk, şiddetli, fırtınalı ve belirsiz duyguları vurguladığı ve abartma, karikatür, çarpıtma ve soyutlama tekniklerini kullandığı için bir tür “yeni romantizm” olarak da kabul edilir. Bu türün örnekleri Dostoyevski, Kafka, Beckett ve Brecht’in romanlarıdır.

Yeni bir roman: Aslında dışavurumculuktan izler taşıyor. Özellikle 1930’dan sonra ilk örnekleri görülmeye başlandı. Önceki akımların hiçbirine benzemeyen ve yazma deneyimini, hatta romanın imkansızlığını romanın ana teması yapan romanlardır. Yeni roman, yazma eyleminin kendisini sorgulama eğilimindedir. Alain Robbe-Grill, Michel Butor, Claude Simon, Philippe Soller, Julio Cortazar gibi yazarları deneyin.

Konuyla ilgili romanlar

Roman, konusu itibariyle “tarihsel roman”, “Pekarsky romanı”, “duygusal roman”, “Gotik roman”, “psikolojik roman”, “adanmış roman” ve “kompozisyon romanı” olarak ayrılır.

Tarihsel roman: uzak geçmişte meydana gelen olaylar etrafında döner. Ama insan hakkında tarihten daha derinlerde yatan daha evrensel bir gerçeği keşfetmek için de yazılmış olabilir. Tarihsel kurgu örnekleri Walter Scott’ın romanları, Tolstoy’un Savaş ve Barış’ı, Stendhal’in Parma Manastırı’dır.

Pikaresk: Alt sınıf anlamına gelen, maceraperest veya serseri anlamına gelen İspanyolca kelimeden gelir. Çoğunlukla, kahramanın gezgin hayatındaki utanç verici ahlak dışı olayları gevşek, rahat bir tarzda anlatır. Türün dikkate değer örnekleri, Lesage’nin The Adventures of Gil Blas de Santilane, Defoe’nun The Lucky Mistress ve Thomas Mann’ın Confessions of Felix Krull’udur.

Duygusal roman: İnsanların duygusal yaşamlarını incelikli ve ayrıntılı bir şekilde anlatan romanlardır. Bu türde bazen yazarın kendi duygularıyla okuyucunun duygularını sömürmesi ön plana çıkmaktadır. Laurence Sterne’in Fransa ve İtalya’daki şehvetli seyahatleri, Rousseau’nun romanları ve Madame de la Fayette’in The Princess de Cleves bu türün örnekleridir.

Gotik Roman: Gotik roman, İngiliz ve Amerikan romanına özgü bir türdür. On sekizinci yüzyılın rasyonalizmine karşı bir türdür. Karanlık, ürkütücü ve çılgın bir ortamda geçen kanlı, şeytani ve büyülü olayları konu alıyor. Bu türün örnekleri, Horace Walpole tarafından yazılan The Castle of Otranto ve Mary Shelley tarafından yazılan Frankenstein’dır. Gotik romanın güncel uzantıları hem bilim kurgu hem de fantastik romanlar olarak görülebilir.

Psikolojik romanlar: İnsanların ruh hallerini ayrıntılı olarak incelemeye çalışan romanlardır. Duygusal romandan daha sakin ve kontrollü olmasıyla ayrılır. Fransız edebiyatında psikolojik roman dönemi, Abbé Prévost’un Manon Lascaux’u ile başlamış ve diğer ülkelerdeki romancıları da etkilemiştir. Paul Bourget’nin romanları da bu türün örnekleridir.

Tori’nin romanı: İnsanların doğrudan sosyal davranışlarına, örf ve adetlerine ışık tutar. Moda, yaygın söylem ve anlatım biçimleri, kolektif olarak yapılan her şey bu romanların temasını oluşturur. Toplumun derin yapısından çok yüzeysel yönleriyle ilgilenir. En tipik temsilcileri Arnold Bennett ve Evelyn Waugh’dur.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın