Okuyucuyu veya dinleyiciyi istenilen davranışa ve düşünce biçimine yönlendirmek için kullanılan bir anlatım biçimidir. Bu anlatım biçimi ile okuyucunun fikrini değiştirmeyi amaçlamaktadır. Diğer bir deyişle amaç, fikir ve konularda değişiklik yapmaktır.
Yazarın yazılarında bir fikrin veya önermenin geçersizliğini ortaya çıkarmak için kullandığı bir yöntemdir. Yazar, okurla konuşur gibi bir üslupla yazısını oluşturur. Tersine çevrilmiş cümleler ve soru-cevaplarla yazımına akıcılık katıyor. Sonuç olarak burada da bilgiler ifşa edilmiş olabilir; Ancak bir görüşü diğerine karşı savunmak onu yorumdan ayırır. Yazar, görüşlerini inandırıcı kılmak için ispat yöntemine başvurur. Düşüncenin doğası hakkında yargıda bulunmaktan kaçınır ve objektif olmaya çalışır.
Bir yargıyı, fikri ya da öneriyi çürütmek ya da değiştirmek amacıyla yazılan yazılarda kullanılan anlatım biçimine tartışmacı anlatım denir. Yazılı ve edebi eserlerde önemli bir ifade biçimidir. Bu anlatım biçiminde düşünce, yargı ya da öneri öne sürülür. Daha sonra düşüncenin geçersizliği ve geçersizliğinin gerekçesi tartışılır. Elbette tartışmanın amacı, okuyucuların belirli bir konudaki köklü yargılarını ve görüşlerini değiştirmek; Bizim gibi düşünmeleri için. Bu ifadede öncelikle ele alınan fikir açıklanmakta ve ispatlanmak ya da çürütülmek istenmektedir. Sonra bunun neden doğru olup olmadığını tartışır. Bunu yaptıktan sonra yazar, görüşünün doğru olduğunu kanıtlamaya çalışır. Bazen sorular sorar ve bu sorulara cevap arar. Tartışmada, tanıkların temsili, karşılaştırması, tanımı ve takdimi gibi yöntemler kullanılır. Tartışmanın amacı “düşünceleri ve kanaatleri değiştirmek” olduğundan, bu anlatım türü düşünce temelli yazı türlerine (deneme, eleştiri, söyleşi, fıkra, deneme vb.) odaklanmaktadır.
Örnek: Edebi metnin dili, günlük iletişim dilinden ayrı kabul edildi. Bunu edebî dili gündelik dilden ayrı gören bir anlayışa bağlayabiliriz. Ancak edebi dil, gündelik dilden tamamen ayrı bir dil değildir. Bir şekilde günlük dilin ve duygusal dokunun güzel bir yeniden düzenlemesidir.
Örnek: “…politika ‘görgü öğrenmek’ olsaydı, Türkiye’de bunu yapacak çok insan olurdu.Üniversite kürsüsünün tepesinde bağırmak çok kolay, üniforma kalkanının arkasından bağırmak, bir gazete köşesinin açılışında bağırmak, bir memurun masasına bağırmak Gerçekten de orada verilen kararların siyasetçilerin fikirlerinden daha parlak olduğu söylenebilir.Fakat gerçekçi ve kitlelerle bağlantılı olduğu söylenebilir mi? onların?
Örnek: Eskiden hafif Türk müziği, şimdi ise Türkçe pop müzik olan şarkıların bir tarafı müzikal, diğer tarafı şiirsel olması gerekmiyor muydu? Bu şarkıların sözlerini yazanlar, hak edilmemiş bir şöhrete ulaşmanın yanı sıra, Türkçe milyonlara, milyarlara ulaşırken biraz daha önemseyemezler mi? Üstelik bunu söylerken “Şiirle kardeş oldum”, “Bir pankartla temizle beni” demiyorum… Bu parçalarda temanın tek taraflı yaklaştığı görülüyor. Yani ileri sürülen argümanlara itiraz edilebilir. Bu nedenle tartışma konusu olabilecek konularda fikir beyan edildiği için polemik ifadesine örnek teşkil eder.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]