Muharrem Argın’ın hayatı, Muharrem Argın’dan biyografi, bir Türk alimi | YerelHaberler

Muharrem Ergin, 1923 yılında Ahıska Valiliği’nin Ahılkelek İlçesi’ne bağlı Gögye köyünde Haydar Ergin ile Naim Ergin (nüfus defterinde Hanım’da) oğlu olarak dünyaya geldi. 1920’lerde SSCB sınırları içinde kalan bu bölgede yaşayan Türkler kendilerine Terekeme veya Karapapak adını verdiler. Ancak Türkiye’de “Mesket Türkleri” olarak bilinirler.

Timurlular döneminde Semerkant’tan göçen bu Türkler, iki asır İran’ın Sulu>Silduz bölgesi ovasında yaşadıktan sonra Ahıska eyaletine geldiler. İşte Muharrem Ergin, bu Terekeme Türklerinin reislerini oluşturan Kemaloğulları adlı bir ailenin mensubu. Osmanlı idaresi de fermanla emirliği bu beyler ailesine vermiştir.

Terekeme Türkleri, 19. yüzyılın sonlarında kendilerini Türk-Ermeni çatışmasının içinde buldular. Birinci Dünya Savaşı sırasında bu Türk-Ermeni çatışması doruk noktasına ulaştı ve savaştan sonra sınırlar belirlendiğinde sınırın Sovyet tarafında kalan Terekimler artık kalmanın güvenli ve uygun olmadığını gördüler. Bu topraklardan Türkiye’ye göç etmeye karar verdiler.

Kışın Kars, yazın ise Ahıska vilayetinde yaşayan ve geçimini çiftçilikle sağlayan Kemaloğulları, küçük Muharrem’in doğumundan üç yıl sonra Türkiye’ye göç ettiler. Ülke, bu beyler ve yandaşları için Türkiye’de yerleşim yeri olarak Muş’un Palanik ilçesini seçti. Muharrem Ergin sülalesinin Gögye’den Bulanık’a göçü yaklaşık bir buçuk yıl sürdü ve 1926’da tamamlandı. Göç eden dört aşiretin mensubu. Altı kabilenin üyeleri orada kaldı.

Muharrem Ergin’in soyadı Bahram-‘dır. Büyükler kendi aralarında ona Bahram derler. Ancak nüfus kayıtlarındaki adı Muharrem Ergin’dir.

Ergin ailesi 11 çocuklu geniş bir ailedir. Babası Haydar’ın ilk eşi Zohar’dan beş çocuğu vardı ve bunlar İbrahim, Mah Yıldız, Celil, Kamel ve Enver idi. İbrahim ve kız kardeşi Mahyıldız, ailenin geri kalanı Gürcistan’da yaşıyordu. İbrahim, veteriner hekimliği profesörü oldu. İbrahim’in ağabeyi ve Mahfuz’un ablası öldü.

Annesi Naim’in ilk eşi Ali’den Bahri ve Mehriban adında iki çocuğu vardır. Daha sonra babası Haydar ile annesi Naim yeniden evlendi ve bu evlilikten Bahri Yıldız, Muharrem ve Fahreddin dünyaya geldi.

Muharrem Ergin, ilköğrenimini Palanik İlköğretim Okulu’nda aldı. İlkokulu bitirdikten sonra en yakın yer olan Muş İl merkezinde ortaokul açılarak Muharrem Ergin ortaöğrenimine devam etme imkanı bulmuştur. Ortaokul yıllarında bu kez lise ihtiyacı doğmuş ve Muharrem Ergin devletten parasız yatılı sınava girerek bu ihtiyacı karşılamıştır. Sınavı geçen Muharrem Ergin kendini Balıkesir Lisesi’nde buldu.

İlk ve ortaokulda oldukça parlak bir öğrencilik hayatı olan Muharrem Ergin, Balıkesir Lisesi’nde kendini göstermiş ve o dönemde Türkiye genelinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Onur Defterine girmiştir.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne giren Ergin, Reşit Rahmati Arat, Ahmet Kavroğlu, İsmail Hikmet Ertelan, Ali Nihat Tarlan, Ahmet Hamdi Tanpınar, Mekdut Mansur Oğlu, Yanos gibi hocalara ders vermeyi başardı. Ekman, Ahmet Ateş, Abdul Kadir Karahan, Mehmet Kaplan, yükseköğrenim hayatına devam ederek 1946-1947 öğretim yılında mezun oldu. Boğaziçi Lisesi’nde bir yıl Türkçe öğretmenliği yaptı. 1950 yılında asistanlık sınavını kazanarak Türk Dili ve Edebiyatı Kürsüsü’ne asistan oldu.

Muharrem Ergin Türk Dili Kürsüsü Ord. Profesör. Dr. Raşid Rahmati Arat’ın asistanı olarak ikinci nüshası Vatikan Kütüphanesi’nde bulunan Dede Korkut destanlarının karşılaştırmalı metni üzerine doktora çalışmasına başladı. Doktora tezini 1954 yılında tamamladı. İki yıllık askerlik hizmetinin ardından doçent olarak Dede Korkut destanlarının karşılaştırmalı metni için gramer ve sözlük hazırladı, bu çalışmasıyla 1962 yılında doçent ünvanını aldı.

1964’ün sonunda, Ord. Profesör. Dr. Rashid Rahmati Arat’ın vefatının ardından Yardımcı Doçent Dr. Muharrem Ergin, Eski Türk Dili Kürsüsü başkanı oldu ve yaş haddinden emekli olduğu Temmuz 1990’a kadar bu görevi sürdürdü.

1964 yılında Özden Ergin ile evlendi. 1965 yılında çiftin tek çocuğu Ergen, Çağrı doğdu. Muharrem Ergin, 1971 yılında profesörlüğe yükseltildi. Profesörlüğe yükseltildiği sırada, biri Orhon Anıtları, diğeri Azeri Türkçesi olmak üzere iki tane profesörlük tezi sundu.

1986’dan Temmuz 1990’a kadar Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanlığı da yapan Ergin, başarılı ve parlak bir eğitim hayatı geçirdi. Türkiye Milli Kültür Vakfı, Boğaziçi Yayınevi, Aydınlar Ocağı ve Uluslararası Arkeoloji Kongresi tarafından onurlandırıldı ve hizmet edildi.

Profesör. Dr. Muharrem Ergin Hatib iyi Türkçe konuşur. Aksanı, ses tonu ve telaffuzu çok iyi. Eserler sunan öğretmen Muharrem Argın. Eserleri Türk dili ve kültürünün farklı alanlarına aittir. Profesyonel iş önce gelir.

Mesleki çalışmalarının öne çıkanlarından biri de Türk Dil Bilgisi adlı kitabıdır. Bu eserin ilk baskısı 1958 yılında Edebiyat Fakültesi yayınları arasında, ikinci genişletilmiş baskısı ise 1962 yılında yapılmıştır. Bu ikinci baskının üçüncü baskısı 1967 yılında Bulgaristan’ın Sofya kentinde “Narodna Prosveta” adıyla yayınlanandır. , özellikle SSCB’ye bağlı Doğu Bloku öğretmenlerinin ihtiyaçları için. Genişletilmiş çalışmanın dördüncü baskısı 1972’de yayınlandı.

Türkçe dilbilgisi, üniversitelerde yazılan ve öğretilen ilk Türkçe dilbilgisidir. Bugüne kadar tüm Türk üniversitelerinde okutulan temel ders kitabı olarak 1997 yılına kadar 20’den fazla kez yayınlandı. Ergin’in farklı cilt ve ciltlerdeki çalışması yine Eğitimde Türkçe Dilbilgisi, Liseler ve Temel Bilimler Kolejleri ve Liseler için Türkçe 1 ve 2 başlıkları altında yer aldı. Üniversiteler İçin Öğrenciler İçin Türkçe başlığıyla yayınlandı. Okumak. Bu, ikincisinin sekizinci baskısı.

Ergin’in ikinci mesleki çalışması ise Osmanlıca Dersleri ders kitabıdır. Mükemmel bir antoloji olan ve üniversitelerde eski yazının ve Osmanlı Türkçesinin kapılarını açan Osmanlı Türkçesi Dersleri, ilk olarak 1958 yılında yayınlanan ve bugüne kadar 8 kez basılan özgün bir eserdir.

Muharrem Ergin’in ilmî çalışmaları, Türk dilinin farklı alanlarını ve dönemlerini sınayan eserler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Eski Türk dili alanında hazırladığı eserinin adı Orhun Abideleridir. İlk olarak 1970 yılında 100 Temel Eser serisinde yayınlanan bu kitap, Kol Teigen, Bilge Kağan ve Tunyukuk’a ait metinler, çeviriler, bir sözlük ve gravürlerin bir tıpkıbasımını içermektedir. 27 yıl boyunca üniversitelerde ders kitabı olarak kullanılan bu eserin yirmi baskısı yayınlandı.

Çağatay Türkçesi alanında hazırladığı eser Ebülgazi Bahadir Han’ın Şecere-i Terâkime’sidir. Bu eser 1974 yılında Tercüman 1001 Temel Eserler serisinin otuz üçüncü kitabı olan Türk Şecere Kitabı adıyla yayımlanmıştır.

Türkçe-Azerice alanındaki ilk eseri, Şehriyar’ın iki şiiri Haydar Baha Salam I ve II’ye dayanarak Şehriyar için yaptığı Naziratlarla birlikte Şehriyar’ın şiirlerinin dilsel özelliklerinin sunulduğu Türkçe-Azeri idi. Bu eserin birinci (1971) ve ikinci (1981) baskıları İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından, üçüncü baskısı ise 1986 yılında Ebru Yayınları tarafından yapılmıştır. İstanbul Edebiyat Fakültesi yayınları arasında yayınlanan Divan Qazi Burhaneddin’in yazılı metnidir.

Türk Türkiyesi alanındaki eseri Dede Korkut kitabıdır. Doktora tezi olarak Korkut Destanları’nın mukayeseli metin ve dizinlerini, doçentlik tezi olarak gramerini Ergin Dede hazırlamış, bu eserlerin ilk baskıları 1958 ve 1963 yıllarında Türk Dil Kurumu Yayınları tarafından yapılmıştır.

Muharrem Argin, öğretisi ne olursa olsun bir düşünür ve fikir adamıdır. Dört baskı halinde yayımlanan Çağdaş Türkiye Sorunları, Ziya Kokalp’ten sonra bu alanda yazılmış en kapsamlı eserdir.

Ergin’in diğer entelektüel çalışmaları arasında Sovyet emperyalizmi, Balkanlar ve Türkiye (İstanbul 1974) ve Türkiye’yi günümüze getiren tarihsel yolculuk (Ankara, 1986) sayılabilir.

[1945-1988yıllarıarasındayazdığı200’denfazlailmîvesiyasîmakalegözdenuzakkalanbirdiğerönemlieseridirÇeşitlidergilerdeveOrtadoğugazetesindeMilliyetçilerKorkmaBirleş(Ankara)adıylayorumlarıyayınlandı1976)

Ergin’in ilmî görüşleri üniversite dergileri dışında genellikle Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü’nün aylık yayın organı Türk Kültürü Dergisi’nde yer almaktadır. Aydınlar Ocağı’ndaki eserlerinde ilmi siyasetinin genel hatlarını çizmiş, siyasi yorumlarını Asharq Al-Awsat gazetesinde yayımlamıştır.

45 yılı aşkın ilim hayatında birçok üniversite profesörü yetiştiren Ergin’in büyük bir hizmeti de Türk liselerindeki dil ve edebiyat öğretmenleridir. Bu gruba makalelerde, konferanslarda, sempozyumlarda, kolokyumlarda, seminerlerde ve konferanslarda onun görüşlerinden yararlanan, yani Muharrem Argın pınarından sonuna kadar bilgi içen her yaştan bir milliyetçiler ordusunu eklemek gerekir.

Ergin bir Türk milliyetçisi ve Türk kültür figürüdür. Türkçeyi her zaman ayrılmaz bir bütün olarak görmüştür. Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü’nün kurulmasına ve gelişmesine önemli katkılarda bulundu. Bir yetişkin bir organizatör, yönetici, yönetici, liderdir. Ait olduğu grupta hemen fark edilen bir kişiliğe sahiptir ve ikna kabiliyeti yüksektir. 100 Temel Eser serisini Demirel’in hükümetine kabul ettirenlerden biridir. 100 Temel Eser serisi, Dede Korkut’un Ergin hikâyelerinin Türkçe çevirisiyle şimdiden başladı.

Türkiye Devlet Konservatuarı’nın kuruluşu sırasında o dönemin siyasi kadrosuna yaptığı olumlu önerilerle bir kez daha bu müstesna kurum Türk milletine kazandırılmıştır.

Uluslararası ve ulusal yaşlılar kongreleri, kolokyumlar ve arkeoloji, bilim biliminin Türkiye’de ve dünyada bir bilim dalı olarak tanıtılması için büyük çaba sarf etmiş ve bu kurumlar, sekretaryaları sırasında köklü ve geleneksel hale gelmiştir.

Muharrem Ergin, 6 Ocak 1995 Cuma günü saat 16.00 sularında evinde öldü. 9 Ocak 1995 Pazartesi günü saat 11:00’de İstanbul Üniversitesi binasında akademik tören düzenlendi.Muharrem Ergin’in cenazesi Beyazıt Camii’ne nakledildi, öğle namazının ardından Hasdal Mezarlığı’na defnedildi.

Profesör. Dr. Osman Fikri Sırakaya

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın