Yeşil Sol Parti ve Halkların Demokratik Partisi meclisleri, cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin sonuçlarını değerlendirmek üzere 6 ve 7 Haziran’da düzenlenen ortak toplantının sonuç bildirgesini yayınladı. Özeleştiri sürecine seçimlerin ardından girildiğinin belirtildiği bildiride ise en önemli ihtiyacın özeleştiri süreci – özeleştiri ve yeni aşamaya güç katabilecek yapıcı değerlendirmeler olduğu belirtildi. Böylesine canlı bir etkinlikte önemli anlardan biri de görüşmemiz oldu.
Deklarasyonda yıkılan alanların yeniden yapılması gerektiği belirtilirken, şunlar kaydedildi:
“Yaptığımız tartışmalar, ilçe, ilçe, mahallelerde yapacağımız geniş çaplı halk toplantıları, konferanslar, konferanslar ve yeni tartışma platformlarının yanı sıra mevcut siyasi ve günlük tablomuzun daha net ortaya çıkacağına inanıyoruz. Halkımıza karşı siyasi ve tarihi sorumluluğumuz gereği bu tabloyu şeffaf hale getirmekten geri durmadığımızı belirtmek isteriz. Uygulamada aynı özeleştiri, yapısal ve örgütsel sorunlarımızın kapsamlı bir şekilde değerlendirileceği süreçte, bundan sonraki ödevlerimizi bu gerçeklikten yola çıkarak belirliyoruz. mevcut sorunlarla yüzleşirken yapısal performanstan radikal bir şekilde ayrılmanın yollarını arıyoruz.”
Açıklamada, cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin eşitsiz ve adaletsiz bir ortamda gerçekleştiği belirtilirken, diğer başarısızlık nedenlerine ise şöyle değinildi:
“Seçim sonuçlarındaki başarısızlık, aday seçim süreci, yetersiz örgütlenme, siyasi yaklaşımlardaki farklılıklar ve kampanyanın doğası gibi etkenlere bağlanamayacak kadar yapısal. Partiyi oluşturan tüm kurumsal yapıların, Sadece HDP ekseninde değil, hesap vermeli Bu dönem siyasi, örgütsel ve siyasi yenilenmeyi sağlamak içindir, içinden geçtiğimiz tüm güç ve iradelerle yeniden buluşmak hepimiz için bir sorumluluk ve siyasi yükümlülüktür. gerçek ve onarıcı bir eleştiri ve özeleştiri süreci ve yeniden diriltme… Tarihsel mücadelelerin toplamı olan HDP fikrinde ısrar ederken, Toplumsal bağları güçlendirecek yeni mekanizmaların inşasında yaratıcı ve esnek olacağız. İlkelerde titizlik, uygulamada esneklik mottosuyla.
Siyasetin temsili ve orta sınıf biçimine saplanıp kalmak yerine siyasetin toplumsallaşmasına odaklanacağız. Mücadelenin bundan sonraki döneminde daha çok toplumsal dinamikleri ortaya çıkarmaya odaklanacağız. Hayatın her alanında parti-halk, merkeziyetçi bürokratik yapılar, anlayışlar ve cinsiyet eşitsizliği gibi hiyerarşik ikiliklere karşı devrimci kolektif mücadele ve anlayışı kuracağız. Bu akımdan rahatsız olan ve değişimin kaçınılmaz olduğunu gören her örgütlü yapı, çevre ve kişi ile bu temelde birlik içinde ısrar etmek direniş ve yeniden yapılanma çizgisinin önceliği olacaktır.
Pop kültürü de yaptık.
Siyaset yapma biçimimizi yeniden yapılandırma tartışmaları yaparken, siyaseti depolitize etmenin bir adı olarak popülizmi de tartıştık. Siyasetin yetersiz üretimi ile popülizmin büyümesi arasındaki ilişkiyi ortaya koyduk. Popülist siyaset yönteminin bıkkınlığı karşısında, yeni dönemde kolektif ve toplumsal bir siyaset aklı üretmenin yollarını hep birlikte inşa edeceğiz.
“üçüncü yol”
Üçüncü Yol’un demokratik ittifaklar ve halk katılımı ekseninde örülmesinin, temsil siyasetine yönelik geçerli eleştirileri çözüme kavuşturmak için bir perspektif sağlayacağına inanıyoruz. Demokratik ittifaklara dayalı bir sosyal politika, hem seçilmeyi asıl amaç olarak sağlayacak hem de siyasetin toplumsallaşmasının önünü açacaktır.
Erdoğan ilk yurt dışı ziyaretlerini KKTC ve Azerbaycan’a yapacak
demokratik cumhuriyet
Demokratik bir cumhuriyet inşa etme inancımız ve irademiz, milletvekili seçimleriyle sınırlandırılamayacak kadar güçlü ve hayatidir. Yeni dönemin önemli bir siyasi sorumluluğu da demokratik cumhuriyet örgütlenmesini hayatın her alanında an be an hayata geçirmektir. Cumhuriyetin ikinci asrında halklar inşa edecek, biz de demokratik cumhuriyet talebimizin gücünü inşa edecek yolları inşa edeceğiz.
“Savaşımızı üçüncü şekilde yükselteceğiz.”
Üçüncü yol ise, fikirlerimizi en güçlü şekilde hayata geçirecek ve bizi sistemdeki iki baskın fay hattının ötesine taşıyacak ideolojik-politik duruştur. Erozyonun cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki duruşumuzdan kaynaklandığı açıktır. Üçüncü Yol siyasetinden uzaklaşma ve herhangi bir kutbun ayağı olmama ilkesinden kısmi kopuşun yol açtığı ideolojik erozyonu hep birlikte onaracağız. Üçüncü Yol politikasının toplumsallaştırma çözümünü toplumsal çabayla bulacağımıza yürekten inanıyoruz.
Üçüncü Yol stratejimizin ana hedeflerinden biri demokratik ittifakları genişletmektir. Koalisyondaki politikamızın seçimlerle sınırlı kalması ise öz eleştirimizdir. Öte yandan toplumun tüm dinamikleriyle ittifaklar kurmak partimizin temel hedefi olmaya devam edecektir. Bu politik ve toplumsal yaklaşımın kaynağı bizim doğrudan mücadele ve özgürleşme anlayışımızdır. Bilmeliyiz ki seçim başarısızlıkları, eksiklikler ve hatalar siyasi düşüncemize gölge düşüremez. Aksine daha agresif ve özeleştirel davranmayı ve benimsemeyi zorunlu kılar. Yeni dönemde de yine ittifak politikamızın devamını toplumsal zeminde hep birlikte inşa etmenin yollarını arayacağız. Bu toplantıların parti ile halk arasındaki mesafeyi kapatmaya ve inşa sürecimizi güçlendirmeye katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]