Çocukluk deneyimleri duygusal gelişim açısından çok önemlidir. Çocuklar yaşadıkları ve tanık oldukları olaylar aracılığıyla dünyayı anlamlandırır ve içsel bir harita oluştururlar. Bu içsel harita aynı zamanda kendi kendini koruma mekanizmalarını geliştirmelerine yardımcı olur. Ancak çocuklar zamanla içsel haritalama sürecini devam ettiremezlerse, dünyayı yorumlama biçimleri yetişkinlikteki işlevselliklerine ciddi zararlar verebilir.
Çocuklar travmatik bir deneyim yaşadıklarında baş etme mekanizmaları yıkılır ve kendilerini çaresiz hissederler. Bu nedenle genç yaşta görülen travmalar tüm yaşamları boyunca etki edebilmektedir. Ancak bu onların hayatları boyunca sürekli olarak psikolojik travma yaşayacakları anlamına gelmez. Yetişkinler, bu gibi durumlarda uygun müdahaleleri yaparak bir çocuğun travmatik deneyimlerden kurtulmasına yardımcı olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki çocuk travma ile uğraşırken profesyonel yardıma ihtiyaç duyabilir. Erken müdahale, bir çocuğun bir yetişkin olarak travmanın kalıcı etkilerini yaşamasını önleyebilir.
İçindekiler
Çocukluk travmasının nedenleri nelerdir?
Çocukluk çağı travmalarında etkili olan pek çok durum vardır. Bu şoklardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:
Anne veya babanın çocuğa karşı şiddeti,
• babanın anneye şiddet uygulaması,
fiziksel veya sözlü taciz,
ebeveyn kaybı,
• çocuğun maruz kaldığı ciddi bir hastalık,
• tutarsız ve güvensiz bir ortamda büyümüş,
ihmal,
• ironi ,
• Küçük düşürme gibi tutumlar çocukların travmatik deneyimler yaşamasına neden olan durumlar arasındadır.
Travma yaşayan çocuk ya içine kapanık bir şekilde yaşamını sürdürür ya da aşırı hareketli hale gelir. Etrafındakileri inciterek, başkalarıyla göz teması kuramaz ve şiddete başvurur. Bu travmalar sonucunda birçok davranış bozukluğu yaşamaktadır. Bu nedenle ebeveynler bir psikolog veya öğretmenden yardım almalıdır. Ayrıca gerektiğinde psikolog ve öğretmen travma alanında birlikte çalışmalı ve kreş ya da okul ile işbirliği yapmalıdır.
Çocukluk travmasının ilişkiler üzerindeki etkileri nelerdir?
Çocukların ebeveynleriyle olan ilişkisi, fiziksel ve duygusal sağlıkları için hayati önem taşır. Bu bağlantı ve ilişki, çocukların başkalarına güvenmeyi, dünyayla etkileşim kurmayı ve duygularını yönetmeyi öğrenmelerine yardımcı olur.
Bir bebeği travmatize edebilecek anne veya bakıcıyla ilgili birçok neden vardır. Yalnız bırakılmak çocuklar için travmatik bir deneyim olabilir. Ayrıca bir bakıcının veya annenin ölümü çocuk için travmatik olabilir. Çocuklar, ebeveynlerine güvenemeyeceklerini öğrendikleri bir durumla karşılaşırlarsa, etraflarındaki dünyanın çok korkutucu bir yer olduğuna ve tüm yetişkinlerin de tehlikeli olduğuna inanmaları muhtemeldir. Bu da çocukların yaşamları boyunca başkalarıyla iletişim kurmasını zorlaştırır.
Güvenli bağlanma ilişkisinin olmadığı durumlarda çocuklar, değersizlik duygularıyla baş etmeye çalışan ve duygusal olarak kendilerini düzenlemekte zorlanan bireyler haline gelirler. Ayrıca bu durumlarda anksiyete ve depresyon gelişme olasılığı çok yüksek olacaktır.
Sonuç olarak, çocukluk deneyimleri yaşam boyunca genel bağlanma modelini, insanlarla nasıl ilişki kurulacağını ve kurulan ilişkinin bir sonucu olarak herhangi bir durumda nasıl etkileşim kurulacağını büyük ölçüde etkileyecektir.
Çocukluk travmasının neden olduğu psikolojik durumlar nelerdir?
Çocuk istismarı, iyileşmesi zor bir travma türüdür. İstismar sadece aileleri değil toplumsal kurumları, toplumu, hukuk sistemlerini, iş alanlarını ve eğitim sistemini de etkileyen bir sorundur.
Çocukluk döneminde istismara uğrayan çocuklarda fiziksel, sosyal ve psikolojik pek çok sorun ortaya çıkmaktadır. Ayrıca erken çocukluk çağı travmalarında çocukların travma anında eve kapandıkları ve hayatlarının geri kalanında psikososyal gelişimlerini tamamlayamadıkları gözlemlenmiştir.
Bu travmalar, gelişim dönemindeki çocuğun iletişimini ve bilişini bozarak, yetişkinlikte de benzer travmatik ilişkiler ya da ortamlar yaratmasına neden olur.
Çocuklukta travma öyküsü olması yaşam boyu psikopatoloji durumunu artırır.
Ebeveyn ilgisinden uzaklaşma ve çocuklukta cinsel tacizin yetişkinlerde depresyonla ilişkili olduğu bulunmuştur. Çocuklukta kötü muamele, panik bozukluğu ve anksiyete bozukluğuna yatkınlığı büyük ölçüde artırır. Çocukluk çağında cinsel ya da fiziksel travma yaşamış kişilerin daha fazla depresyon, anksiyete belirtileri ve intihar girişimi yaşadıkları belirlenmiştir. Yaşlılıkta ortaya çıkabilecek başlıca psikolojik rahatsızlıklardan bazıları şunlardır:
kişilik dalgalanmaları,
duygudurum bozuklukları,
• Alkol kullanım bozuklukları.
anksiyete bozuklukları,
fiziksel bozukluklar,
• Bilişsel bozukluklar.
travmatik stres bozukluğu sonrası,
kaçınma,
zayıf benlik duygusu,
• Dissosiyatif bozukluklar, çocukluk çağında travmaya maruz kalan ve etkileri ileri yaşlarda ortaya çıkan psikolojik sorunlardır.
Çocukluk travması ile intihar davranışı ve kendine zarar verme arasında güçlü bir ilişki vardır. Çeşitli araştırmalar sonucunda çocukluklarında istismara veya ihmale uğramış ebeveynlerin çocuklarına da acı verici disiplin yöntemleri uyguladıkları ortaya çıkmıştır. Böylece hastalık nesilden nesile aktarılmıştır.
Çocukluk döneminde ihmal ve istismara uğrayan bireyin, çocukluktan itibaren birinci derece akrabalarıyla kurduğu ilişkiler patolojik özellikler göstermekte ve yetişkinlikte kurulması gereken ilişkilerde çeşitli sağlıksız örüntülere neden olmaktadır.
kaynak:
https://www.yasantipsikoloji.com/travma/cocukluk-cagi-travmalari
http://www.yeniduzen.com/cocukluk-cagi-travmalari-94822h.htm
yazar: Yedi Kökenler
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]