Bulimia nervoza bir tür yeme bozukluğudur. Yeme bozuklukları, vücudun ihtiyaç duyduğundan daha fazla veya daha az yemek yeme şeklinde kendini gösteren bozukluklardır. Kısaca “bulimia” olarak da bilinen “bulimia” yeme bozukluğu olan kişiler, bir nöbet geçirdiklerinde fazla kaloriyi (10.000 kalori gibi) hızla tüketecek şekilde yemek yerler. Atağın bu ilk kısmı bittiğinde kişi çok yediği için şişmanlayacağına inanır ve kendini değersiz hisseder. Atağın ikinci bölümünde ise bu fazla kalorilerden kurtulmak için kusma veya ekstrem sporlar yapma gibi eylemlerde bulunurlar. Amerika’da yapılan araştırmalara göre her 100 genç kadından 3-4’ü yeme bozukluğu yaşıyor.
Bulimia aşağıdaki fiziksel sorunlara neden olabilir:
– böbrek yetmezliği
– kalp hastalıkları
GÖRH gibi yemek borusu sorunları
– diş çürüğü
Bir bulimia nöbetinin ilk kısmı olan “aşırı yeme” kısmı, normal insanların sadece en sevdikleri yiyecekleri yerken fazla yemek yemelerinden farklıdır. Saldırının ilk bölümünde insanlar farklı bir ruh haline bürünür. Bir saldırının ilk bölümünde insanlar şunları hisseder:
– Bu kadar sessiz olma
Kişi sanki bedeninden ayrılmış ve olup biteni dışarıdan izliyormuş gibi hissetme
Uyuşmuş hissetmek veya size anestezi verilmiş gibi hissetmek
“Bunu yapmak zorundayım” demek için baskı hissetmek
Saldırının ilk aşaması, kişinin psikolojik durumundan çıkıp midesinde fiziksel bir ağrı hissetmesiyle son bulur. Bu ilk bölüm 1 ila 2 saat sürebilir.
Bir kişi ikinci aşamaya geçtiğinde, aşırı yemek yediğini ve bir şekilde kilo almamak için bu yiyecekleri ortadan kaldırması gerektiğini düşünür. Burada, bulimi olan kişiler iki ana yaklaşımı takip eder:
– Aşırı egzersiz yaparak yiyecekleri yakmaya çalışmak
Yapay müdahalelerle (kusma, lenfoma gibi) besinlerin vücuttan atılmaya çalışılması
Bulimisi olan kişiler, saldırının ilk bölümü olan “aşırı yeme” bölümünde kendilerini kontrol edemediklerinin farkına vardıklarından, genellikle sosyal fobi geliştirirler ve arkadaşlarıyla dışarıda yemek yemeyi içeren organizasyonlara katılmaktan kaçınırlar. Bu durum aslında bir kısır döngüye yol açar, çünkü sosyal yapısı kısıtlanan birey evde daha fazla yalnız vakit geçirmekte ve daha çok bulimia ataklarına yol açmaktadır.
Bulimia’nın genetik faktörlerden ve vücuttaki aşırı serotoninden kaynaklandığına inanılmaktadır. Bulimia, zihinsel olarak sağlıklı, mükemmeliyetçi ve başkalarının fikirlerine aşırı önem veren kişilerde daha yaygındır. Diğer yeme bozukluklarında olduğu gibi bulimia da anksiyete ve depresyon gibi psikolojik bozukluklara neden olabilir.
Bulimiyi tedavi etmek için serotonin düzenleyici ilaçlar ve antidepresanlar kullanılabilir. Psikoterapi de yapmaktadır.
Kaynak:
Suzanne Schulherr, “Aptallar İçin Yeme Bozuklukları”, Wiley Publishers, 2008.
en.wikipedia.org/wiki/Bulimia_nervosa
yazar:Muhammed Umut Bişkin
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]