Dünyada 18 familyaya ait yaklaşık 986 yarasa türü bulunmaktadır. Bu türlerin yaklaşık 30’u Türkiye’de yaşamaktadır. Bir erkek ve bir dişiyi birlikte görmemiz pek sık değildir. Dişi ve erkek yarasa çiftleşme mevsiminde bir araya gelir.
Yarasaların doğası ilk olarak büyük bilim adamı Lazzaro Spallanzani tarafından araştırılmıştır. 18. yüzyılda yaptığı araştırmasında yarasaların gözleri kapalıyken bile nesnelere çarpmadıklarını fark etti. Yönünü seslerden yararlanarak bulduğunu iddia etti.
Yarasa özellikleri
Yarasalar ortalama 20 yıl yaşarlar. Yılda bir kez ürer. Her yıl 3 ay kış uykusuna yatar.
Uzun süre tavanda asılı kalma yeteneğine sahip olan yarasalar, bunu bacaklarında bulunan özel olarak yapılmış kaslar sayesinde yaparlar.
Yarasalar uçabilen tek memelidir.
Yarasaların kuşlardan farklı kanatları vardır. El ve parmak kemikleri bitişiktir.
Öğle vakti mağaralarda, ormanlarda, ağaç kovuklarında ve tavan aralarında uyurlar. Geceleri avlanmak için dışarı çıkarlar.
Yaklaşık 1000 yarasadan oluşan koloniler yılda 4 ton böcek yer. Ülkemizde yaklaşık 35 bin yarasanın mağaralarda yaşadığı tahmin edildiğinde yıl boyunca tükettikleri böcek sayısı daha iyi anlaşılabilmektedir.
Yeryüzünde yaklaşık 1000 yarasa türü vardır. 3 tanesi sadece kan emer. Kan emici yarasaların yaşam alanı Güney Amerika’da küçük bir bölgede bulunur. Kan emici yarasaların yanı sıra sadece meyvelerle beslenen yarasa türleri de vardır. Bu yarasalara bitkisel yarasa adı verilir ve ülkemizde özellikle Hatay ve Mersin yörelerinde bitkisel yarasalar yaşar.
– Yarasaların resimleri türlerine göre değişiklik gösterir. Bazı yarasaların vücutlarından daha büyük kulakları vardır. Bazıları seslerini burunlarından çıkarırlar ve kanatları çok büyük olan yarasa türleri de vardır.
Geceleri sesleriyle yollarını bulurlar. İnsanların duyamayacağı frekanslarda sesler çıkarırlar ve bu sesler geri geldiğinde etraflarındaki nesnelere çarparak yollarını bulurlar. Avlarını bu şekilde tanırlar.
Sanılanın aksine yarasalar kör değildir. Biz nasıl geceleri görmekte zorluk çekiyorsak onlar da geceleri görmekte zorlanıyorlar. Bu nedenle gündüz yakalanan bir yarasa, yırtıcısını zor da olsa görür.
Yarasalar, organik tarımda çalışan insanlara yardım eder. Yarasalar böceklerle savaşmak için kullanılır. Yarasalar böceklerle beslendikleri için gübreleri azot ve fosforca zengindir. Bu gübreler tarımda da kullanılmaktadır. Daha önce barut üretiminde kullanım alanı bulmuştu. Ancak yarasa gübresinden faydalanmak için gübrenin belirli aşamalardan geçmesi gerekir. Bu pozisyon zor ve can sıkıcı olduğu için pek tercih edilmez.
Ülkemizde en yaygın yarasa türü;
Myotis myotis: Genellikle büyük fare kulaklı yarasa olarak bilinir.
Myotis blythii: Fare kulaklı küçük yarasa.
Miniopterus screibersii: uzun kanatlı yarasa.
Rousettus aegyptus: Mısır meyve yarası.
Rhinolophos placey
Rinulofos Uriel
Ülkemizde daha birçok yarasa türü yaşamaktadır. Ülkemizdeki yarasalar genellikle küçük yarasalar grubunda yer alır. Ancak rousettus aegyptu olarak adlandırılan meyve yarasaları büyük yarasalar kategorisine girer ve küçük yarasalar genellikle böceklerle beslenir.
Yarasalar insanlara zarar vermez. Yuvalarına giren garip bir ses ve ışıktan paniğe kapılırlar. Sanılanın aksine yarasalar aslında insanlardan korkarlar. Bu nedenle yarasalar evimize girerse panik yapmamalıyız. Böyle bir durumda odanın penceresi açılmalı ve ışık söndürülmelidir. Çünkü ışığı yakarsak yarasa odanın karanlık bir köşesine saklanacaktır. Aslında yarasalar insanların olduğu yerlere girmek istemezler. Ancak uçmayı öğrenen genç yarasalar yanlışlıkla bu ortamlara girebilirler.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]