Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Van’da vatandaşlara şunları söyledi: “Bu ülkenin insanlarına bir sözüm var; bu ülkeye barış, huzur ve kardeşlik getireceğim. Bu ülkede kimse ötekileştirilmeyecek. . Marjinalleştirilmeyecekler.” Kılıçdaroğlu, “Büyük bir haksızlık yapıldığını biliyorum. Demokrasinin ayaklar altına alındığını da biliyorum. Seçimle gelenlerin görevden atıldığını da biliyorum. Bunların hepsini çözeceğim. Söz veriyorum, çözeceğim.” Bu. Hepsini çözeceğim. Bu vahşeti tamamen bitireceğiz” diyen sekreterler. Bağırmayın. Gidip sandığa gideceksiniz. .”
Van’da Bişol Meydanı’nda vatandaşlara seslenen Kılıçdaroğlu, “Yorulmadık mı? Ordugâh kurmaktan, savaşmaktan bıkmadık mı? Yeter yeter, vatanımızda huzur içinde yaşamak istiyoruz, kucaklaşmak istiyoruz. Ayrılık nedir? ? Kayıtsızlık. Ayrılık ve kayıtsızlık bize ne verdi?” Bize hiçbir şey vermedi. Beraber olacağız. Bu güzel ülkede beraber olacağız” dedi.
İşte Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satırbaşları:
“Bu ülkenin insanlarına bir sözüm var; bu ülkeye barışı, huzuru, kardeşliği getireceğim: Sözünüzü daha şerefli bir şefe verdim, siz de bana vereceksiniz. Çünkü ilkokula Ercich’te başladım. Erciç’te okula başlarken müzik dersinde öğrendiğimiz ilk türkü Urduca Dereleri türküsü oldu. Ama ordu nerede, bilmiyorduk. Şimdi bu güzel ülkede, dünyanın en güzel şehri, antik Van antik kentinde olmaktan dolayı çok mutluyum. Dünyada birçok sorun olduğunu biliyorum. Bütün problemlerini biliyorum. Kimin ne yaptığını biliyorum. Ama bu ülkenin insanlarına bir sözüm var. Bu ülkeye barış, huzur ve kardeşlik getireceğim. Bu ülkede kimse ötekileştirilmeyecek. Bu ülkede hiç kimse inancından ve kimliğinden dolayı ötekileştirilmeyecek. Allah’ın yarattığı en kıymetli varlık insandır ve onun başucumda yeri vardır.
GRACE uygulamasını tamamen dikkatlice bitireceğiz: Çok haksızlık yapıldığını biliyorum. Demokrasinin ayaklar altında çiğnendiğini de biliyorum. Seçilmiş yetkililerin kovulduğunu biliyorum. Bunların hepsini çözeceğim. Bunların hepsini öğreneceğime söz veriyorum. Hepsini çözeceğim. Vesayet denen bu vahşi uygulamaya tamamen son vereceğiz. alay etmeyin. Gideceksin, sandığa oy vereceksin, biz de emekli edip, yapanları birlikte göndereceğiz.
Şimdilik yeterli. Ülkemizde barış içinde yaşamak istiyoruz ve İmparatoriçe: Biz yorgun değiliz. Kamplardan ve çatışmalardan bıkmadık mı? bu yeterli. Biz ülkemizde huzur içinde yaşamak istiyoruz. Sarılmak istiyoruz. ayrılmak nedir Ayrılık bize ne verdi? Hiçbir şey sunmadı. Birlikte olacağız. Bu güzel ülkede birlikte olacağız. Van denizinde birlikte olacağız. “Fan Si” dediğimde, bir keresinde beni eleştirdiler, “Gölün adını bilmiyor.” Ama okula Ercich’te başladığımı bilmiyorlardı. Bu yerin adı “Van Denizi”. Van’ın ne kadar güzel olduğunu bilmiyor muyum, antik bir şehir olduğunu bilmiyor muyum?
Adaletin olmadığı yerde barış olmaz, yumuşama olmaz, kardeşlik olmaz. Biraz söz vermiştin, ben gelirken söz vermiştin. Komünden ihraç edilen 306 kardeşim var ve hepsini görevlerine iade edeceğim. Nerede bir adaletsizlik varsa, adaletsizlikle mücadele etmek benim görevimdir. Çünkü devletin dini adalettir. Adaletin, huzurun, bereketin, kardeşliğin olmadığı yerde. Adaletin olmadığı yerde çocuklar aç uyur. Adaletin olmadığı yerde milyonlar fakirleşir, bir avuç insan zengin olur. Ben bu zengin insanlara “Beşli Çete” diyorum. Sevgili Vanlılar; Hiç endişelenme. O beş çete malları yurt dışına götürdü. Bilmiyorum ki? Son kuruşuna kadar getireceğim o parayı merak etme. Sizden çalınan tüm parayı alacağım ve bu ülkeye getireceğim. Merak etme.
İstanbul’da aralarında HDP, HDK ve Yeşil Sol Parti üyelerinin de bulunduğu 32 kişi tutuklandı.
Tüm taşeron işçileri kaydedeceğiz: Bu beş çete, “Kılıçdaroğlu’nun ayağını nasıl oynatacağız acaba” diyor. Bunu nasıl filtreleyemeyiz merak ediyorum. Onun peşindeler. Müttefiklerine güveniyorlar. Onlar; Paralarına ve malikanelerine güveniyorlar. Sadece sana ve sadece sana güveniyorum. İnsanlara güveniyorum, halkıma güveniyorum. Öğretmenevinde çalışan işçiler var. Doğru dürüst maaş alamıyorlar. Ne memur ne de sözleşmeli işçi değiller. Ne yazık ki, kötü durumdalar. Türkiye genelinde sayıları 20 bin. Bu 20.000 kardeşi unutmayalım; Onların tüm hak ve kanunlarından vazgeçeceğim. Tüm taşeron işçileri işe alacağız. Merak etme.
Devlette Liyakat ve Devlette Adalet: Öğretmenler… Cumhuriyetin 100. yılında 100.000 öğretmen atayacağız. Her okulun bir öğretmeni olacak. Ferhat ile Şirin’in tanıştığı gibi yapacağız. Başka bir adaletsizlik. KPSS’den yüksek puan alıp sözlü olarak dışlananlar var. Beyler sözlü olarak görevden alınanlardan hoşlanmazlar. Sözlü sınavı kaldıracağım. Kimin kazanacağını belirleyeceğiz. Merak etme. Devlette liyakat ve devlette adalet. Bu vazgeçilmezdir. “Efendim, kimliğinizi, inancınızı ve yaşam tarzınızı araştıracağım ve sizi sözlü olarak uzaklaştıracağım.” Hiçbir şey olmayacak. onu da çözeceğim Ben KHK’nın sorunlarını da çözeceğim, merak etmeyin. Kardeşin bu ülkede adalet yerini bulana kadar bununla mücadele edecek. Hiç endişelenme. Adalet, adalet ve adalet olacak.
Gidip Emine Sanyasar’a sarıldım: Emine Şenyaşar… veya 8 davacı değişti. dava açmazlar. Korktuğunuz için dava açmayın. Gidip Amina Genişsar’a sarıldım. Ondan sonra 8 davacı değişti. Dokuzuncu savcı davayı açtı. Ama bu kardeşiniz adalet yerini bulana kadar davaların her adımını izliyor. Ciddi bir yoksulluk olduğunu da biliyorum. Aç yatan çocuklar tanıyorum. Beslenme çantana ne koysam diye derin derin düşündüğünü de biliyorum anne. Ben de anneleri savunuyorum. Anneler, çocuklarınızı okula gönderirken artık aklınıza beslenme çantası gelmeyecek. Çocuğunuz okula gidecek, su ve süt içecek ve arkadaşlarıyla yemek yiyecek. Eve dolu gelecek. Türkiye genelinde okuldaki tüm çocuklar beslenecek.
Anneler merak etmeyin sosyal devlet en büyük güvenceniz olacak: Ayrıca hiçbir geliri veya asgari ücretin altında geliri olmayan tüm ailelerde mutlaka kadının banka hesabına en az asgari ücret kadar para yatıracağız. Sağ elin verdiğini sol el görmez. Onları sevmeyeceğiz. Kimsenin yoksulluğunu ifşa etmeyeceğiz. Sağ elin verdiğini sol el görmez. Kadın gidip bankadan memur, işçi, emekli maaşını çekecek, çocuklarının geçimini sağlayacak. O yüzden tüm annelere sesleniyorum. Üzülmeyin, medeni haliniz en büyük garantiniz olacak.
Beş kişilik çeteye hizmet ediyorlar. Vatandaşa hizmet edeceğim: Van bu bölgenin mihenk taşlarından biridir. Bu bölgenin İran ile olan ilişkisi, İranlı turistlerin buraya gelmesi tek başına yeterli değil. Sadece İranlılar değil, dünyanın her yerinden insanlar Van’a gelmeli. Van’a gelip tarihini görmelisiniz; Gölünü, ovasını, pınarlarını ve en önemlisi güzel insanlarını görmelisiniz. Van kendi kahvaltısını yapabilmelidir. Tamamlanacak. Bütün bu ovalar bereketli ovalara dönüşecek, göreceksiniz. Bu bölge özel ekonomik bölge ilan edilecek. Sığır göreceksiniz. Sadece Ortadoğu’yu değil, Kafkasya’yı da besleyecek büyük bir ekonomik potansiyele sahip. Bunu yapacağız, göreceksiniz. Destekçiler olan Beşli Çetelere hizmet ettiler. Vatandaşa hizmet edeceğim, size hizmet edeceğim.
Herkesin hakkını yemeyeceğiz ve herkesin hakkını yemeyeceğiz: “Efendim çalıyorlar ama ticaret yapıyorlar” diyorlar. Allah Allah. “Çalıyor ama işi yapıyor.” Çalışmaları nasıl çaldığını gösteriyor. Yapmayacağız. Asla çalmayacağız ve ülkeye hizmet edeceğiz. Van’dan arıyorum. Türkiye’ye, dünyaya sesleniyorum: Köle yemeyeceğiz, köle beslemeyeceğiz. Bunu söylüyorum ya da “Köle yemeyeceğiz, köle yedirmeyeceğiz” demelerini bekliyorum. tıklama yok Söyleyemiyorlar. Çünkü malları nasıl aldıklarını çok iyi biliyorum. Manhattan’da 35 katlı bir gökdelen inşa edeceksiniz. Muhammed Ali’nin Amerika’daki çiftliğini satın alacaksınız. İngiltere’de Chelsea’de lüks villalarda yaşayacaksın ve onları satın alacaksın. Her şeyi getireceğim. Hepsini parçalara ayırıp gündeme getireceğim.
Ben zaten insanlardan biriyim, insanlardan biri olarak yaşamaya devam edeceğim: Bir şeyden emin olmanı istiyorum. Ya adalet gelecek ya da bu ülkeye gelecek. Adaleti sağlayacağız. Şef Ekrem ne dedi? “Her şey çok güzel olacak.” Merak etme. Vallahi, Vallahi her şey yolunda. Allah’a yemin ederim ki bu ülkeye barış getireceğim. Yemin ederim bu ülkeye kucak açacağım. Saraylarda yaşamaya alışkın değilim. Hayatımda hiç saray görmedim, sarayda yaşamadım. Çankaya Mustafa Kemal’e gideceğim, saraya değil, orada oturacağım. Mütevazi bir hayat yaşayacağım. senin gibi olacağım Ben zaten halkın bir mensubuyum, yine bir halk mensubu olarak yaşamaya devam edeceğim.
Hala tişörtlerle oturan 100’e yakın aile: 2011 yılında bir deprem oldu. O deprem sırasında buraya geldim ve burada bir gece kaldım. Ertesi gün depremzedelerle tanıştım. 12 yıl geçti. Kışlada halen yaklaşık 100 aile yaşıyor. Geçen hafta eşim geldi, ailelerle görüştüm. Haklı olarak suçlular. ‘Şimdiye kadar neredeydin’. Size Van halkına söz veriyorum; Bir sonraki cumhurbaşkanı seçildikten sonra, önce o ailelerin yanına gideceğim. Hepsinin derdini çözerim, Helâl ararım.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]