Uzayın sıfır yerçekimi ortamında, astronotlar, çoğumuzun imreneceği bir durumda, ağırlıksız, serbestçe süzülüyor. Bununla birlikte, çok az uzman mikro yerçekiminin vücut üzerinde ciddi etkileri olduğunu biliyor. Uzayda kalış sürelerine göre astronotların vücudunda büyüme, kas erimesi, görme bozukluğu gibi yan etkiler meydana geliyor. Örneğin, astronot John L. Phillips’in Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) hakkındaki görüşü altı ayda 20/20’den 20/100’e düştü.
Dünya’ya döndükten sonra, Phillips’in retina taramaları, nörolojik testler ve lomber ponksiyon sonuçları, gözlerinin yapısının değiştiğini gösterdi. Tahminen kafa içi basıncındaki değişiklik her iki gözün arkasını düzleştirerek retinaları öne doğru itti. Ayrıca koroid kıvrımları ve optik nörit vardı. Dünya’ya dönüşünden altı ay sonra, gözleri 20/100’den 20/50’ye biraz düzeldi ve eski sağlık durumuna dönemeyerek sabit kaldı. Son araştırmalarda, Alman uzmanlar mikro yerçekiminin vücut sıcaklığını da etkilediğini buldu. Bu nedenle, astronotlar da sürekli aşırı ısınma ile uğraşmak zorundadır.
Bilindiği gibi hipotalamusun kontrolü sayesinde vücut ısımız dar bir aralıkta sabit kalmaktadır. Fiziksel aktivite, giyim, günün saati ve mevsim gibi çevresel faktörler vücut ısısını etkiler. Araştırmacılar, vücut sıcaklıklarını ölçmek için Uluslararası Uzay İstasyonundaki 11 astronotun alınlarına yerleştirilen sıcaklık sensörlerini kullandılar. Astronotlar havalandıktan sonra vücut sıcaklıkları aniden yükselmedi. İki buçuk ayda kademeli olarak arttı ve 38°C’ye ulaştı. Ayrıca fiziksel aktiviteler sırasında astronotların vücut ısısı Dünya’daki yükseliş sırasındakinden daha hızlı ve daha fazla artarak 40 santigrat dereceyi aştı. Nitekim uzay ortamında terin daha yavaş buharlaşması bu durumu kısmen açıklamaktadır. Hareket sırasında harcadığımız büyük miktarda enerji ısıya dönüşür.
Günlük dilde ateş terimi, sıcak bir cismin hissettiği ısıyı tanımlamak için kullanılır. Fizikçiler ısıyı termal enerji olarak tanımlarlar. Uluslararası sistemde joule (J) ile ölçülür. Vücut ısısı, daha net bir tanımla, enerjinin transferidir. Isı transferi ve sıcaklık değişimi, anma ısı kapasitesi (C) ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle, ısı transferi genellikle sıcaklığın değişmesine neden olur. İki cisim birbiriyle temasa geçtiğinde, daha sıcak olan cisim ısıyı her ikisi de eşitlenene kadar daha soğuk olan cisme aktarır. Öte yandan, fiziksel durum değişiklikleri sabit bir sıcaklıkta gerçekleşir. Bir buz küpünü ısıttığımızda, 0 santigrat derecede kalır, ancak onu oluşturan su katıdan sıvıya dönüşür. Bu hal değişimi enerji ve ısı tüketir, ancak suyun sıcaklığını yükseltmez.
Araştırmacılardan Hans-Christian Junga, vakum koşullarında vücudumuzun fazla ısıyla baş etmesinin çok zor olduğunu ve vücut ile çevre arasındaki ısı transferinin büyük ölçüde azaldığını açıkladı. Bununla birlikte, vücut ısısını kontrol etmek sağlık için hayati önem taşır. Vücut sıcaklığındaki büyük dalgalanmalar, fiziksel ve bilişsel performansı ciddi şekilde etkiler. Bu sonuçlar, uzayda uzun süreli kalışlar sırasında astronotların sağlığının nasıl korunacağı konusunda endişeleri artırdı. Elbette Mars’a giden ekip sıcak çarpması ve sıcak çarpması tehlikeleriyle karşı karşıya kalacak. Bu nedenle yukarıda bahsedilen “uzay yangını” sorununun nasıl çözüleceğine dair araştırmalar derinleştirilmektedir.
Bu çalışmalar başka bir açıdan da büyük ilgi görmektedir. Vücut ısımızın evrimi ve nasıl uyum sağladığı konusundaki bilgilerimizi genişleterek, hızlı artış nedeniyle yaşamı tehdit eden tehlikeleri her geçen gün artan dünyamızda iklim değişikliğine nasıl uyum sağlayıp sağlayamayacağımızı da göreceğiz. Sınırsız tüketimden kaynaklanan kirlilik.
Kaynak:
— Alexander C. Stan, Andreas Werner, Oliver Opatz, et al., “Uzun süreli uzay uçuşu sırasında astronotlarda artan çekirdek vücut sıcaklığı,” Scientific Reports, Makale numarası: 16180.
Crucian, et al., “Plazma sitokin konsantrasyonları, bağışıklığın in vivo hormonal düzenlemesinin uzun süreli uzay uçuşu sırasında değiştiğini gösteriyor”, J Interferon Cytokine Res 34, 778-786.
-HC Gunga, et al., “İkili Sensör – Dünyadaki ve Uzaydaki İnsanlarda İç Sıcaklığın Sürekli Olarak İzlenmesi İçin İnvaziv Olmayan Bir Cihaz.” Respir Physiol Neurobiol 169 (Ek 1), S638.
yazar:Juni Saraoğlu’nu aç
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]