Uğur Mumcu’nun katledilmesinin üzerinden 30 yıl geçti, henüz netlik kazanmadı.

24 Ocak 1993’te Ankara Karlı Socak’ta bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun suikastına açıklık getirilmedi.

Cumhuriyet’ten Safa Oyar’ın haberine göre. Yıllardır önemli bir gelişme göstermeyen ve yetkililerin Mumko’yu ve davayı korumadaki ihmali teyit edilen soruşturma, ancak Ocak 2000’de terör örgütü Hizbullah’a yönelik bir operasyonla yeni bir aşamaya girebildi. Operasyonda Mumcu cinayetinin krokilerinin ele geçirilmesinin ardından Uğur Mumcu’ya Uzun Takip Operasyonu (UMUT) yapıldı ve gazete yazarlarımız Muammer Aksoy, Bahria Gök ve Ahmet Tanit Kışlalı’nın öldürülmesiyle UMUT davası açıldı.

Özdemir modu

Davada, Memku’nun arabasına yerleştirilen bombanın Ferhan Özmen tarafından hazırlanıp Necdet Yüksel’in gözetiminde Oğuz Demir tarafından yerleştirildiği söylendi. “Tafhit al-Salam / Kudüs Ordusu” örgütüne üye oldukları belirtilen sanıklar Ali Akbulut, Salaheddin Aish, Ahmed Kansız ve Aydın Koral ile araca cihazı yerleştiren Demir’in dosyaları incelenirken ayrılırken, dosyadaki diğer sanıklar değişen yıllara mahkûm edildi. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin altı sanık hakkında “yargılanma hakkının ihlali” kararı nedeniyle yeniden yargılama başlatıldı. Tahliye edildikten sonra ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılanlar dışında cezaevinde kimse kalmadı. Demir 30 yıldır firarda.

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, firari Demir hakkında Aralık 2022’de “kaçak” kararı verdi. Dava, Demir’in gıyabında görülmeye devam edecek. 30 yıl aradan sonra gelen kararın zamanaşımının durdurulması adına olumlu olması dikkat çekiyor.

Blinken'den Aliyev'e Laçin Geçidi telefon görüşmesi
Blinken’den Aliyev’e Laçin Geçidi telefon görüşmesi

“gerekli veya korumalı”

Mumku ailesinin avukatlarından eski CHP Milletvekili İlhan Cihaner, “1990’lı yıllarda Atatürk’e, demokratlara, solcu gazetecilere, siyasetçilere ve akademisyenlere yönelik saldırıların Türkiye’nin kamu politikasını yönlendirmeye yönelik saldırılar olduğu tartışılmazdır” dedi. diğer devlet birimlerinin konuyu ele almaması. Firari Oğuz Demir 30 yıldır bulunamazsa bunu normal bir durum olarak göremeyiz. İran ile ortak eylem açıklamaları yapıldı. ne oldu? Bu kişi bulunamıyor. Yani ya sonradan oluşacak ilişkilerden dolayı bulunması istenmiyor, ya korunuyor, ya da ideolojik yakınlıktan dolayı aranmıyor.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın