Tuz mağaraları nerede?
Türkiye’de birden fazla tuz mağarası bulunmaktadır. Nevşehir, Kırşehir, Çankırı, Mersin, Beykoz, Ağdere gibi illerimizde bulunan mağaralar bunlardan bazılarıdır.
Tuz mağaralarına ulaşım
Dilerseniz özel aracınızla, şehirlerarası otobüslerle veya gezi acentelerinin düzenlediği turlarla gidebilirsiniz. Hastalık ve ağrılarınızdan kurtulmak için şifa deposu olan tuz mağaralarına mutlaka gitmelisiniz. Hangi rotayı seçerseniz seçin, büyük faydalar göreceksiniz.
Mağaraların özellikleri nelerdir?
Tuz tedavisi yaşam kalitesinde önemli bir artış sağlayacaktır. Tarih boyunca saf, rafine edilmemiş kaya tuzunun akciğerlerin derinliklerinde antibakteriyel ve antimikrobiyal faydaları olduğu kabul edildi. Tuz terapisi aynı zamanda “ısı terapisi” olarak da bilinir.
Son yıllarda dünya nüfusunun %4-10’u solunum yolu hastalıklarından muzdariptir. Bu hastalıkların başında astım ve bronşit gibi solunum rahatsızlıkları gelmektedir. Çocuklarda bu hastalıktaki artış %10-15’e kadar çıkmaktadır.
Ne yazık ki astım tedavisi olmayan bir hastalıktır. Astım hastalarına genellikle ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Bronşiyal astım tedavisinde ilaç tedavisine ek olarak üfleme tedavisi yani Yunanca “spelo” (mağara) sözcüğünden gelmektedir. Bu tedavi 2000 yılı aşkın bir süredir uygulanmaktadır.
Tuz bilinen en eski antiseptiktir. Bugün bile Avrupa, Asya ve Anadolu’daki kaya tuzu mağaralarının insan sağlığına büyük katkı sağladığı bildirilmektedir. Tuz mağaraları ilk olarak 2. Dünya Savaşı’ndan sonra keşfedilmiştir. Bir grup insanın savaş sonrası bombalamalardan kaçıp sığındıkları bir tuz mağarasında aylarca yaşamalarına rağmen bir süredir gözlemledikleri astımlıların nöbet geçirmediklerini fark ederler.
Buna göre, tuz çıkarmak için madende çalışan işçileri muayene etti ve başta akciğer olmak üzere birçok hastalığa yakalanma olasılıklarının diğer insanlara göre çok daha düşük olduğunu tespit etti. Bu çalışmalar yapılırken mağaradaki tuz tanecikleri ile nemin karışımı sonucu ortaya çıkan havanın harika, temiz ve ferahlatıcı bir sis özelliği taşıdığı gözlemlendi. Tuz kayalarının yaydığı negatif iyonlar vardır. Bu iyonların duyarsızlaştırıcı maddeleri nötralize ettiği ve pimleri genişletme avantajına sahip olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca vücudun bağışıklık sistemini güçlendirdiği de kanıtlanmıştır.
Tuz terapi merkezlerinde yaygın olan bazı uygulama türleri vardır. Solunum terapi yöntemi günde maksimum 120 dakika ile minimum 60 dakika arasında uygulanır. Bu tedavi, hastanın klinik seyrine göre 15 ila 20 gün arasında seanslar halinde değişmektedir.
Tuz mağaraları için hangi hastalıklar faydalıdır?
Alerjik rinit ve sinüzit
Üst solunum yolu hastalıklarında kronik rinit ve sinüzit
* Alt solunum yolu enfeksiyonları
* Alerjik ve kronik bronşitlerde
* Astım hastalıklarında
*ah
* amfizem
*homurtu
*Öksürük
* Bademcik iltihabı
* saman nezlesi
* aday ve soğuk
* Burun tıkanıklığı
* Orta kulak iltihabı (orta kulak iltihabı)
* Pnömoni (pnömoni)
* Kistik fibroz
* Dermatolojide
* Egzama ve sedef (sedef hastalığı) hastalıklarında
* Alerjik dermatitte
* Psikotik hastalıklar ve depresyon
Organik uyku bozuklukları
* Yorgun uyanmak
Hangi hastalıklarda uygulanmamalıdır?
* Kalp yetmezliği hastalıklarında
* Tedavi edilemeyen yüksek tansiyon (kontrol edilemeyen yüksek tansiyon) hastalarında
* Kanser hastalarında
Aktif tüberkülozu olan hastalar
* Ateşli enfeksiyonlarda
Kaynak:
Helsinki Üniversite Hastanesi, Jouni Hedmen MD, Timo Hugg ve Tari Hoahtela
yazar:Türkoğlu taraftarları
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]