Tutar Yapı Sitesi davasında gerekçeli karar: 63 canın bedeli 15 yıl

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Adana’nın Çukurova ilçesinde yıkılarak 63 kişinin ölümüne ve 12 kişinin yaralanmasına neden olan Tutar Yapı Sitesi C Blok davasında yargı süreci yeni bir boyut kazandı. Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi, binanın yıkılmasında sorumluluğu bulunan sanıklar hakkında verdiği 15’er yıllık hapis cezasının gerekçeli kararını açıkladı.

Mahkeme, teknik uygulama sorumlusu inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya ile zemin katta tadilat yaptıran mülk sahipleri Bekir Baloğlu ve oğlu Osman Baloğlu’nu “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan mahkum etti. Kararda, sanıkların “iyi hal” indirimiyle 15’er yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve tutukluluk hallerinin devamına hükmedildiği belirtildi.

Duvarlar kaldırıldı, katlar birleştirildi

Mahkemenin 131 sayfalık gerekçeli kararında yer alan bilirkişi raporları, binanın neden yıkıldığını gözler önüne serdi. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden (KTÜ) alınan raporda, zemin kattaki iş yeri ile birinci kattaki dairede yapılan yapısal değişikliklerin bloğun yıkılmasına doğrudan sebebiyet verdiği vurgulandı.

Gerekçeli kararda, 2020 ve 2021 tarihli gayrimenkul değerleme raporlarına atıf yapılarak şu tespitlere yer verildi:

  • Zemin kattaki iş yeri ile birinci kattaki daireyi birleştirmek amacıyla ara duvarların kaldırıldığı,

  • Antre, mutfak, salon ve balkonların birleştirilerek tek hacim haline getirildiği,

  • Çocuk odası, yatak odası ve balkonların duvarlarının yıkıldığı,

  • İki katı birbirine bağlamak için döşemenin delinerek merdiven kovası inşa edildiği tespit edildi.

Daha önce soruşturma aşamasında “kolon kesme” iddiaları tespit edilemediği için ek takipsizlik kararı verilmiş olsa da, mahkeme KTÜ raporuna dayanarak yapılan bu kapsamlı tadilatların binanın statik yapısını bozduğunu ve yıkıma neden olduğunu hüküm altına aldı.

Baba-oğulun “haberim yoktu” savunması çöktü

Sanıklardan Bekir Baloğlu, yargılama sürecinde tapunun oğlu Osman Baloğlu üzerine olduğunu belirterek sorumluluktan kaçmaya çalışsa da mahkeme bu savunmayı inandırıcı bulmadı. Gerekçeli kararda, Bekir Baloğlu’nun soruşturmanın ilk aşamasında savcıya verdiği ifadede oğluyla birlikte hareket ederek tadilatları yaptıklarını itiraf ettiği hatırlatıldı. Mahkeme, “Soruşturma aşamasındaki beyanları dikkate alındığında baba ve oğlun birlikte hareket ettikleri sabittir” değerlendirmesinde bulundu.

Mühendis “asli kusurlu” bulundu

Binanın teknik uygulama sorumlusu olan inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya ise 1975 tarihli deprem yönetmeliğine aykırı davranmakla suçlandı. Bilirkişi raporlarında “asli kusurlu” olduğu belirtilen Akkaya’nın, binadaki imalat hatalarını durdurmadığı ve denetim görevini yerine getirmediği için sorumlu tutulduğu kaydedildi. Akkaya’nın “kusurum yok” şeklindeki savunması mahkemece reddedildi.

Mahkeme heyeti, müştekilerin sanıkların “olası kastla öldürme” suçundan yargılanması talebini reddederek, eylemin “bilinçli taksir” kapsamında kaldığına hükmetti. Tarafların kararı istinaf mahkemesine taşıyacağı öğrenildi.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın