Şiir, yani şiir dışındaki tüm yazılara nesir denir. Başka bir deyişle nesir nesir demektir. Dilbilgisi ve gramer kurallarına dayalı bir anlatıma sahip olan nesir, oluştuğu dönem ve özelliklerine göre divan edebiyatında nesir, popüler edebiyatta nesir ve edebiyatımıza giren nesir türleri olmak üzere üç gruba ayrılır. Batı’nın etkisi altında.
Şimdi bu üç grubu inceleyelim;
1. Divan Edebiyatında Yayınlananlar:
Divan Edebiyatında nesir, şiirden daha süslü bir yapıya sahiptir. Yani Türkçe kelimeler az, Arapça ve Farsça kelimeler çok yaygın. Divan Edeb’de nesir yazanlara Mensi denirdi.
Divan edebiyatının tarih ve bilim kitaplarında kullanılan dil “ılımlı” bir dildir. (yani dil biraz daha süslü, çok hayali değil) Çünkü bu eserlerdeki bilgilerin okuyucu tarafından kolayca anlaşılabilmesi için açıklanmasını isteyen bir tavır var. Dolayısıyla bu tür eserlerde yarı Türkçe yarı Farsça kullanılmıştır.
14. yüzyılda doğu masallarının çevirilerinde kullanılan dil çoğunlukla Türkçe’dir. (Kelile ve Dimne gibi) Fakat Büyük Selçuklu Devleti döneminde Farsça rağbet görmüş ve Farsça resmi dil olarak kabul edilmiştir. Ancak Selçuklu Devleti’nin Anadolu’daki hükümdarlarından biri olan ve merkezi Konya olan Gıyaseddin tarafından bir ferman çıkarılarak devletin resmi dilinin Türkçe olduğu ilan edildi. Böylece resmi kayıtlar Türkçe tutulmasına rağmen edebiyatçılar nesirlerini bildikleri gibi icra etmeye devam ettiler. Nitekim 17. yüzyıldan sonra edebi eserlerini tamamen Farsça yazmaya başladılar. Divan sanatçıları Türkçe eser yazmayı kolay görüyorlardı. Şiirde yapamadıkları kara dilbilimin acısını nesirde yaratıyorlardı. Çünkü ayetin yapısı ve kafiyesinin zorluğu onları kendi dilleri olan Türkçe’de yargılamıştır. Ancak nesirde böyle zorluklar ve sınırlamalar yoktu. Yazar, kalemini istediği gibi hareket ettirmiş, Farsçadan istediği kelimeleri almış, istediği Farsça ibareleri yapmıştır. Hatta iki veya üç kelimeden oluşabilen bir cümleyi çok sayıda kelime ekleyerek genişletebilir.
2. Popüler literatürde yayınlayın:
Popüler edebiyatta nesir dili basittir. Çünkü popüler edebiyat geniş kitlelere hitap etmelidir. Popüler edebiyatta nesir şiirle birlikte gitti. Bütün halk hikâyelerinin ve sofraların konuları nesir olarak anlatılmış, ancak lirik ve dramatik bir anlatım için şiir kullanılmıştır. Kerem, Aslı, Ferhat, Şirin gibi masal ve hikâyeler her zaman nesir ve şiirin ortak ürünüdür.
Popüler edebiyattaki en güzel nesir örneği 13. yüzyıl sonlarında anlatılan Dede Korkut hikâyeleridir. Türkçe-Azerice yazılan bu eser, yeri geldiğinde şiire dönüşmekten kendini alamadı.
Genel edebiyat alanında sözlü hikâye anlatımı gözden kaçırılmamalıdır. Tek kişilik sözlü tiyatro eseri olan Maddah saraylara girebilmektedir. Madahiya, anlatıcının hikayede rolü olan kişilerin hareketlerini, konuşmalarını vb. taklit ederek bir hikaye anlatmasını içerir.
Bu noktada belirtmek gerekir ki ne Divan-ı Edeb’de ne de popüler edebiyatta Batı etkisinde bir nesir türü yoktur. Tanzimat edebiyatı ile birlikte Batı edebiyatında da nesir türleri bulunmaktadır.
3. Batı edebiyatının etkisindeki nesir türleri:
Tanzimat edebiyatıyla birlikte başta Fransız edebiyatı olmak üzere Batı’dan birçok edebî tür edebiyatımıza girmiştir. Bu bağlamda şiirin sadece iki önemli türü olan sone ve terza rima edebiyatımıza girmişken, bunun yanı sıra nesir alanında hikâye, roman, tiyatro gibi geniş çaplı türler ve bunun gibi birçok tür de edebiyatımıza girmiştir. gazete ve dergilerle ilgili yazı ve röportajlar, söyleşiler ve fıkralar literatürümüze girmiştir.
Tanzimat devrinin teatral dili ne olursa olsun, hikâye, roman gibi geniş türlerde ve deneme, tenkit, hatıra gibi edebî türlerde dil şiirden daha ağırdır. Ancak Divan Edebiyatı’ndaki kadar ağır olmamakla birlikte Tanzimat sanatçıları da teknik nesir yazmaya ilgi duyarak çok yoğun bir dil kullanmışlardır.
Edebiyatın Servet-Fonon akımında Tanzimat sanatçılarının aksine şiirde ve nesirde bir yol izleyen sanatçılar, divan-ı edeb yazarlarına bile taş atacak kadar ağır bir dille eserler vermişlerdir.
katip:Gazanfar Tufanı
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]