CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyt Torun, fabrikaların Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında uygulanan ekonomi politikaları doğrultusunda kurulduğunu belirterek, “Bizim ilk yıllarımızda kurulan fabrikaların büyük bir kısmı satıldı. 60 özelleştirme yapıldı 1 milyar dolar.Kısacası Cumhuriyetimizin kazanımları ihanete uğradı.Hele Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denen tek adam yönetimi sonrasında ekonominin fişi çekildi.Bütün kararlar tek kişi tarafından alınmaya başlandı. iktisatçılık iddiasıyla sağduyu geri plana itilmiştir.Tüm toplumun değil, sadece belirli bir grubun çıkarlarını gözeten kararlar maalesef ülkemizi önemli krizlerin içine sürüklemiştir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 2. Yüzyıl Ekonomi Konferansı çerçevesinde bugün Millet İttifakı belediye başkanları bir araya geldi. Yerel kalkınmanın ele alındığı Millet İttifakı Belediye Başkanları Toplantısı’nın açılış konuşmasını yapan Çet Torun, iktidara gelmeleri halinde toplumu yerel yönetimler lehine reforme edeceklerini belirtti.
CHP ve Millet İttifakı belediyelerinin yangın, sel ve deprem anında vatandaşlara koordinasyon sağlayarak yardımcı olduğunu ifade eden Torun, “Devletin yapamadığı hizmetleri halkımıza kazandırdınız. Buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Ülkemizin içinden geçmekte olduğu bu zor dönemde halkımıza hizmetleriniz için canı gönülden teşekkür ederim. Allah razı olsun. İyi ki CHP ve Millet İttifakı’nın belediye başkanları var.”
İşte Toron’un mektubundan öne çıkanlar:
Atatürk’ün çağrısı, Türkiye’nin dört bir yanından 135 bin delege İzmir’e geliyor: Yüz yıl önce İzmir tarihi bir konferansa ev sahipliği yaptı. Cumhuriyet henüz ilan edilmemişti ve Mustafa Kemal Atatürk’ün çağrısıyla Türkiye’nin dört bir yanından 1135 delege İzmir’e geldi. Amaç, Türkiye’nin ekonomi politikalarını belirlemekti. 16 gün boyunca yoğun çalışmalar ve tartışmalar yaşandı.
TUNÇ SOYER ve ekibi tebrik eder, teşekkür ederiz: Yeni Türkiye’nin ekonomi politikaları “Ankara’dan yaptım oldu oldu” anlayışıyla değil, farklı kesimlerin görüşleri alınarak irdelendi. Burada İzmir Büyükşehir Belediyesi, Atatürk’ün yüz yıl önce tanıttığı kültürü, yüz yıl sonra da aynı anlayışla bizlere anlattı. Atatürk’ten ilham alan ve sorumluluk altına girerek farklı fikirleri İzmir’de buluşturan saygıdeğer Belediye Başkanı Tong Soyer ve ekibini kutluyor, emeği geçen her katılımcıya teşekkür ediyorum.
Yumurta satarak şeker fabrikaları ve uçakların kurulması: Yüz yıl önce İktisat Konferansı’nın açılışında büyük Atatürk özellikle tüm katılımcılardan fikirlerini tam bir açıklıkla ifade etmelerini istemiştir. O konuşmasında Türkiye hayalini şöyle dile getirdi; “Hepimiz bu ülkenin bu kadar fakir, bu milletin bu kadar değersiz olmamasını diliyoruz. Ülkemize ‘zenginlerin yurdu’, yeni Türkiye’ye de ’emekçiler yurdu’ diyelim. çalışkanların olacaktır.Bir asır önce bu vizyon ve sağduyu ile politika belirleyen bir anlayış vardı.Bu anlayış ülkemizin dayanak direklerini oluşturdu.Genç cumhuriyetimiz Osmanlı’dan kalan 8.5 milyon lira borcunu ödedi. İmparatorluk, bütün zorluklara rağmen onlarca fabrika kurdu.Yumurta satışı ile uçak ve şeker fabrikaları kurup inşa ettirdi.
Ekonomist olduğunu iddia eden bir kişinin başlattığı tüm kararlar: Türkiye ilk 15 yılda yüzde 196 büyüdü. Peki, sormalıyız; Son yirmi yılda ne oldu? Üzerine inşa etmemiz, yeni fabrikalar kurmamız ve zengin olmamız gerekirken, 180 derece döndü. İlk yıllarımızda kurulan fabrikaların büyük bir kısmı satıldı. Toplamda 60 milyar dolarlık özelleştirmeler yapıldı. Kısacası Cumhuriyetimizin kazanımları ihanete uğramıştır. Özellikle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olarak adlandırılan tek kişilik yönetimden sonra ekonominin fişi çekildi. Tüm kararlar, ekonomist olduğunu iddia eden bir kişi tarafından başlatıldı. Sağduyu arka plana itildi. Toplumun tamamını değil, sadece belli bir kesimin çıkarlarını gözeten kararlar maalesef ülkemizi ciddi krizlerin içine sürükledi.
Mücadele edeceğiz, kazanacağız ve Türkiye’de yeni bir tarihi birlikte yazacağız: Bildiğiniz gibi hükümetin 2023 hedefi vardı. Şimdi 2053’e ertelese de Türkiye en büyük 10 ekonomi arasına girecek. Uçuyorduk, bir sürü hareket yapıyorduk. Ama ne yazık ki bu hamlelerin yerine aşırı yoksulluk, aşırı yoksulluk her köşeyi sardı. Cumhuriyetin kazanımlarını görmezden gelenler maalesef 100. yılında ülkemizi bu hale getirdiler. Bugün yaşadığımız bu tablonun tek bir sebebi olduğunu herkes bilmelidir ki o da siyasi iktidarın ekonomik tercihleridir. Bu bizim kaderimiz değil ve olmamalı. İnsanların tercihlerini değiştirdiğimizde çok kısa sürede her şeyin değişeceğini göreceğiz. Ülkemizde yaşanacak siyasi değişim, her alanda yeni bir sayfa açılmasını da mümkün kılacaktır. Bu değişimi sağlamak vatanını seven herkesin görevidir. Mücadele edeceğiz, kazanacağız ve Türkiye’de yeni bir tarihi birlikte yazacağız.
Deprem soruşturmasında şu ana kadar 104 müteahhit, 161 şantiye şefi ve 15 yapı sahibi tutuklandı.
Ortak akılla toplumun yerel yönetim reformunu gerçekleştireceğiz: Ne yazık ki, yerel yönetim yasalarımız artık yamalı. Nitekim yasal düzenlemeler yapılırken insanların ihtiyaçları ne yazık ki belediyeler tarafından daha verimli hizmet vermek için değil, bir kişinin çıkarı, diğerinin “bil” anlayışı ile karşılanmaktadır. Bunu düzeltmemiz gerekiyor. Ülkemizde gerçek bir yerel kalkınmayı sağlamak için kapsamlı bir yerel yönetim reformuna ihtiyacımız var. Bu konudaki çalışmalarımızı tamamladık. İnşallah iktidara geldiğimizde yerel yönetimleri idari ve mali yönden güçlendireceğiz. Belediyelerimizin etkin hizmet vermesini sağlamak için gelirlerimizi artırmak için mutlaka çalışacağız. Millet İttifakı’nı oluşturan altı siyasi parti olarak Ortak Politika Mutabakat Zaptı’nda öngörüldüğü üzere yerel yönetim reformunu toplum yararına ortak bir anlayışla hayata geçireceğiz.
CHP memnun, iyi Millet İttifakı’nın başkanları var: Siyasal gücün kötü yönetilmesi ülkemizde derin yaralar açmıştır. Bu yaraları kapatmak için tarihi bir görev üstleniyorsunuz. Pandemi sürecinde beş maske ihtiyacı olan vatandaşlarımızın yanında oldum. Ekonomik krizde açlığa mahkûm milyonları desteklediniz. Yangınlarda ve sellerde çaresiz kalan insanlarımıza yardımda bulundunuz. Şimdi çok acı çekiyoruz. Depremin vurduğu 10 ilçemizde büyük acılar içindeyiz. Hala yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Sizler, ülkemizin dört bir yanındaki belediye başkanları olarak yardıma koştunuz. Devletin yapamadığı hizmetleri halkımıza kazandırdınız. Buradan, ülkemizin içinden geçmekte olduğu bu zor dönemde halkımıza yaptığınız hizmetler için size bir kez daha canı gönülden teşekkür etmek istiyorum. sana iyi şanslar. Neyse ki CHP ve Millet İttifakı’nın belediye başkanları var.
Güçlendirilmiş hükümeti birlikte değiştireceğiz: 2019 yılından bu yana yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye’de toplumsal bir felaket olmazsa kredi Millet İttifakı belediyelerine gidiyor. Artık ülkemiz için bir dönüm noktasındayız. Buradaki değerli fikirler de dahil olmak üzere Türkiye için hayallerimizi gerçekleştirecek bir şeye ihtiyacımız var. 14 Mayıs yaklaşıyor ve artık 55 günümüz var. Çocuklarımızın geleceği için bu seçimi kazanmak zorundayız. Kentten başkente tüm belediye başkanlarımızla ülkemizin her köşesinde durmaksızın çalışacağız. Cumhuriyet ruhunu destekleyeceğiz. Vatanımızı savunacağız. Hukuku, adaleti, ahlakı ve vicdanı koruyacağız. Birlikte kazanacağız. Hep birlikte otoriter rejimi değiştireceğiz.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]