Tiflis, Türkiye’nin kara komşusu olan Gürcistan’ın başkenti ve aynı zamanda en önemli şehridir. Şehir, ülkenin en kalabalık yerleşim ve ekonomik merkezidir. Şehirde yaklaşık 1,4 milyon insan yaşıyor. Bu insanların yaklaşık yüzde 95’i Gürcü, geri kalanı ise başta Rusya olmak üzere komşu ülkelerin uyruklu kişilerden oluşuyor. Tiflis Gürcistan’ın en önemli şehri olmasına rağmen Karadeniz ile bağlantısının olmaması en büyük dezavantajı olarak görülüyor. Bu anlamda şehrin ekonomik yapısı aslında çevre şehirlerle doğrudan ilişkilidir. Buradan gelen ticari mallar kara yoluyla Batum’a oradan da yük gemileri ile dünyanın birçok ülkesine taşınmaktadır. Tiflis, Gürcistan’ın kendine özgü şehri olarak öne çıkıyor. İlde 6 mahalle bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla Eski Tiflis, Vak-Saburtalo, Debod-Koguriti, Gldani-Nadzaladevi, Isani-Samgori ve Didgori’dir.
Tiflis bir liman kenti olmadığı için deniz seviyesinden yaklaşık 500 metre yükseklikte yer alıyor. Şehrin en alçak kısmının yüksekliği. 380 metre iken en yüksek yeri yaklaşık 770 metredir. İl merkezinde 1,4 milyon kişi yaşıyor olsa da, şehrin yasal sınırları içinde kalan alanları da göz önünde bulundurursak nüfusun 3,4 milyona yakın olduğunu söyleyebiliriz. Ülkenin en önemli şehri olan Tiflis, ülkenin sosyal ve ekonomik yapısını doğrudan yansıtmasıyla ünlüdür. Tiflis tarih boyunca jeopolitik konumu nedeniyle çok önemlidir. Pasif İpek Yolu güzergâhı üzerinde yer alan Tiflis, bugün bile çok önemli bir coğrafi bölgede yer almaktadır. Yani Rusya ve Hazar enerji kaynaklarının Türkiye ile bağlantısını sağlayan Tiflis, Kafkasya’da oluşturulan enerji koridorunun en önemli ayaklarından birine sahip.
Tiflis’in geçmişi birçok Avrupa şehri kadar şanlı. Öyle ki şehrin tarihi M.Ö. Tarihi 4000 yıl öncesine kadar gitmektedir. İnsan yaşamının çok eskilere dayandığı Tiflis’te geçmişin pek çok izine hala rastlanabilmektedir. Ancak resmi olarak kaydedilen verilere göre bölgenin tarihi çok daha yenidir. Tarih boyunca birçok imparatorluğun bünyesinde yer alan Tiflis, Roma Arapları, Bizanslılar ve Selçukluların koruması altında kalmış ve uzun yıllar bu etki altında kalmıştır. Uzun yıllar Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğinde kalan Tiflis, bu dönemde Osmanlı’nın Doğu’ya açılan kapısı olarak ortaya çıkmıştır. Jeopolitik konumu nedeniyle Osmanlı Devleti için her zaman çok önemli bir konuma sahip olan Tiflis, Osmanlı idaresine geçtikten sonra kısa süreliğine de olsa zaman zaman kontrolden çıkmış ve bunun gibi ülkelerin idaresine geçmiştir. İran ve Rus İmparatorluğu gibi. Ancak Osmanlılar 19. yüzyıldan sonra Tiflis’i geri alsalar da Ruslar bölgede ciddi bir hegemonya kurmuş ve Osmanlılar Tiflis’in egemenliğini bir daha kazanamadan Ruslara bırakmıştır. Çarlık Rusya’sının dağılmasının ardından SSCB’nin bir parçası olan Gürcistan’ın en önemli yerleşim yeri olan Tiflis, Rus mimarisi dikkate alınarak Sovyet tarzında yeniden yapılandırılmış ve günümüzde de devam eden bu süreçte şehir adeta bir Rus şehri, bir kimlik kazandı.
Kaynak:
Tiflis Bülteni 2016
yazar:Emir Karasu
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]