Goblen, renkli ipliklerden, görüntülerin baskı yoluyla aktarıldığı, noktaları sayılabilen tuval üzerine eğik çizgi (/) şeklinde tek yönlü bir işleme tekniği uygulanarak yapılan işleme sanatıdır. Tek yönlü işleme, ürüne üç boyutlu bir izlenim verir. Goblen işlemelerinde daha çok manzara resmi, tarihsel bellek ya da ünlü ressamların ünlü tabloları kullanılmaktadır. Goblen sanatı, baskılı görüntünün renklerine uygun tülbentlerle özel bir hazır katı kumaş üzerine işlenmesiyle (baskılı goblen) yapılabileceği gibi, görüntünün kumaşa aktarılması (desen kumaş) şeklinde de işlenebilir. düz ama sayılabilir bir kumaş üzerindeki desene bakarak. Şematik tekstilleri işlerken, tekstil koleksiyonunda yer alan şemaya tutarlı bir şekilde uyulmalıdır. Baskılı tekstillerde boya akması olabileceğinden yıkama önerilmez. Baskılı kumaş ile şablon kumaş arasında iplik sayısı farkı vardır. Baskılı kumaş 6 katlı ipliklerle, şablon kumaş ise 2 katlı ipliklerle işlenir. Nakışta farklı bobin türleri kullanılır ve bobin kullanılmadan da yapılabilir. Baskılı tekstillerin yapımı grafik tekstillere göre daha kolaydır ve daha kısa sürede yapılır. Ancak grafik tekstiller ince işçilik gerektirdiği için baskılı desenlere göre daha değerlidir.
Aslında dokuma sanatının tarihi çok eskilere dayanmaktadır. 17. yüzyıldan önce, asilzadelerin saraylarının, kiliselerinin ve zeminlerinin taş duvarlarını kaplamak ve ısıtmak için goblen olarak bilinen bir duvar resmi biçimindeki goblen sanatı kullanılıyordu. 17. yüzyılda saraylarda halılardan kapılara, perdelerden koltuklara kadar her parçada krallara özgü bir üslup ve ihtişam arayışıyla birlikte, duvar boyama dışında birçok yerde bu goblen sanatının kullanılması uygun görülmüştür. Sonuç olarak 1662 yılında sarayın dekorasyon ihtiyacını karşılamak üzere Fransa’da özel bir atölye kurulmuştur. Bu atölye Gobelinler adlı bir ailenin malikanesinde yer aldığı için bu sanata Goblen adı verilmiştir. Diğer adı Gobelin’dir. Bu dönemde kralın parası sayesinde olağanüstü işler başarılmıştır. Daha az parayla atölyedeki işler de öyle oldu ve atölye dışındaki işler başladı. Sonuç olarak goblen sanatı Avrupa saraylarında halılarda, koltuk kumaşlarında, perdelerde ve duvar süslemelerinde sıklıkla kullanılmıştır.
Geleneksel Türk el sanatlarından itamen ya da kanaviçeye yakın işlemeleri vardır. arasındaki fark; İtamen ve kanaviçede çarpı (X) şeklinde atılırken, goblende ilmekler eğik çizgi (/) şeklinde atılır. Eğik çizgi (/) şeklinde işlemek, esere üç boyutlu bir görünüm verir. diğer taraftan; Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinin etkisiyle Itamen ve Kanfishi’de çiçek, kuş, akrep vb. . Bu nedenle kumaş, itamin veya çapraz dikişe göre daha hassas ve detaylı işçilik gerektirir. Günümüzde çok değerli bir el sanatıdır ve işlemeli bir kumaşın değerini ilmek sayısı, tuvalin boyutu ve ipliğin kalitesi belirlemektedir. Tamamlanması uzun zaman aldığı ve uğraştırıcı olduğu için sabır gerektiren bir iştir.
Dokuma sanatı ülkemize 19. yüzyılda Batılı diplomatlar ve azınlıklar vasıtasıyla gelmiştir. Günümüzde ev ve ofislerde masa, koltuk, minder örtüsü, sandalye ve kanepelerde yüz işlemesi olarak kullanılmaktadır. Ev dekorasyonuna verilen önemin artması nedeniyle tekstil sanatının geleceğinin parlak olduğuna inanılmaktadır. Ancak işlenmesinin zaman ve sabır gerektirmesi, kullanılan malzemelerin pahalı olması ve bu nedenle işlenen kumaş fiyatlarının yüksek olması pazarlama imkanlarını kısıtlamakta ve kumaşın yaygınlaşmasına engel olmaktadır. Günümüzde gelir düzeyi yüksek kişilerin kendi damak zevkleri için tercih ettiği bir ürün haline gelmiştir.
Kaynak:
www.unutulmussanatlar.com
www.goblendunyam.com
yazar:Segedim Aydın
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]