Taksim Gezi Parkı «Belgiostem

Taksim Gezi Parkı, İstanbul’da çok önemli bir park. İstanbul’un Beyoğlu semtinde, Taksim Meydanı’nın kuzeydoğusunda yer alan bahçe, betonla dolu bir şehrin ortasında halkın yaşatmaya çalıştığı bir şehir bahçesi niteliğinde.

1806 yılında bugün Gezi Parkı’nın bulunduğu bölgede Hillel Paşa Topçu Kışlası olarak bilinen bir yapı vardı. Rus ve Hint mimarisinin izlerini taşıyan bu yapının ana yapısı iki katlıydı. Üç kat üzerine inşa edilen sadece köşeleri olan yapı, soğan kubbesi ve kule benzeri özellikleriyle de fark yaratmıştır. Söz konusu kışlalar, 31 Mart (1909) olayları olarak bilinen tarihi damganın mimarları tarafından karargah haline getirilmiştir. Hareketin ordusu tarafından bastırılan ayaklanmalar sonucunda kışlalar topçu ateşi ile etkisiz hale getirildi.

Beyoğlu semtinin zamanla Şişli istikametinde gelişmesi, bu kışlaların ve merkezin işlevini yitirmesine neden olmuştur. 1922’ye gelindiğinde Türk milli futbol takımı, uygun yerlere kalaslardan tribün yaparak Taksim Stadı’na dönüştürülen alanda maçlar oynadı. 26 Ekim 1923’te Romanya ile oynanan maç 2-2 berabere bitti.

Daha sonraki dönemlerde kentte incelemelerde bulunan şehir plancısı Henri Prost, bu alanlarda imar planları hazırlarken Dolmabahçe’den Nişantaşı’na kadar uzanan Kadirgalar Vadisi’ni dev bir parka dönüştürmeyi düşünmüştür. Bu plan dahilinde Gezi’nin müdürler ve idareciler olarak ikiye ayrılmasını önerdi. Beşiktaş İnönü Stadı’nın yapılmasından sonra etkisini kaybeden ve fazla kullanılmayan Taksim Stadı, yanındaki harap haldeki kışla ile birlikte 1940 yılında yıkıldı. Henri Proust’un hazırlayıp sunduğu imar planı doğrultusunda bu alandaki yıkım ve kamulaştırma çalışmalarına o dönemde İstanbul Valisi olan Lütfi Kırdar tarafından son verildi. Böylece Taksim Gezi Parkı, Cumhuriyet döneminde İstanbul’da inşa edilen ilk park oldu.

Sonraki dönemlerde Taksim Gezi Parkı ile ilgili farklı fikirler ortaya atıldı. 1944 yılında parkın Taksim Meydanı’na bakan ön cephesine dönemin cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü’nün at üzerinde tasvir edildiği bir kaide yapılmıştır. Ancak bu kural, belirlenen alanda hiçbir zaman belirlenmedi. 1950’de Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte atlı heykel uzun süre muhafaza edildi. Sonunda heykelin bu park yerine Maçka’nın Taşlık Parkı’na yerleştirilmesine karar verildi. Bu gelişmeden önce ve sonra Taksim Gezi Parkı uzun süre “İnönü Gezisi” olarak anıldı.

Topçu kışlasının yıkılmasından sonra çevresine çok sayıda otel yapılmasıyla parkın kapladığı alan küçülmeye zorlandı. Ancak betonla ilgili tüm kötü gelişmelere rağmen Taksim Gezi Parkı, İstanbul’un merkezinde önemli bir mesire yeri ve doğal yaşam alanı konumunu korumuştur. 38.000 metrekare alana sahip Taksim Gezi Bahçesi, 1991-1992 yılları arasında yeniden düzenlendi. Dikdörtgen planlı bahçenin ortasına şadırvanlı büyük bir şadırvan yerleştirildi.

Taksim Gezi Parkı tüm yıkım ve yıkım tehlikelerini halkın desteğiyle atlattı. Zamanla bir sembol haline gelen ve İstanbullular için önemli bir nokta haline gelen park, halkın da desteğiyle doğasını, ağaçlarını ve huzurlu ortamını korumaya devam ediyor.

Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Taksim_Gezi_Parkı

katip:Baran Akkök

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın