Haber: Fatoş Erdoğan
Polisin müdahalesi sonucu yarım kalan basın açıklamasını Başbakanlık Sol Parti üyesi Esen Karakuçuk okudu. Basın açıklamasında şu bilgiler yer aldı:
“45.089… 45.089 yaşıyor, yaşıyor, umut ediyor…”
Yüz binden fazla yaralı… kayıp cesetler, kayıp çocuklar, toplu mezarlar.
Her hayat sevilmez ve eksik hale geldi. Kaybedilen her canla birlikte, geride bir daha asla eskisi gibi olmayacak milyonlarca can kalıyor.
Geride kalan o canlar ve canlar, tek adam sisteminin bekası için milyonları aşağılayıcı sözlerle susturarak unutulmaya çalışılanlardır…
20 yılda yarattığım enkaz, ülkenin başına bir kabus gibi geldi.
Siyasetin üstüne titrersin, onların saçmalıklarıyla durmadan konuşursun.
Politik gündemde yaşam hakkından daha fazlası olabilir mi?
İçinden geçtiğimiz bu felaketi felakete çevirenler kimler?
Ülkeyi beşli, onlu çetelerin eline bırakan kentsel dönüşüm adı altında şehirleri toplu mezara çeviren yetkililerdir. Memurlar, ülkeyi bir avuç vurguncuya teslim edenlerdir. Yetkililer, felaketin ilk anından itibaren var olması gereken bütün kamu kurumlarını kapatan, özelleştiren ve tasfiye eden kişilerdir. Memurlar, sağlıklarını özelleştirdikleri için enkazdan çıkabilecek insanları tedavi etmek için hastanelerden ayrılmayan kişilerdir. Görevliler günlerdir çadır satmakla meşgul olan, deposundaki çadırları deprem bölgesine göndermeyen Kızılay yöneticileridir.
Yaşadığımız bu felaketin en büyük sorumlusu, 20 yıldır bu ülkeyi şirket gibi yöneten, beton dökmekle, binalar yapmakla, yaptığı binaların altında canımızı vermekle övünen tek adam rejimidir. .
Israrla soruyoruz: Nerede deprem vergileri? 1999 depreminden sonra sadece bir kez getirilen ve yirmi üç yıl boyunca ödenen deprem vergileri nerede?
Ülke, asi çocukların sessiz çığlıklarıyla yankılanıyor. Depremin olduğu iller sahipsiz topraklara dönüştü. Yetim çocukları, evlatlık evlendirmek için verdiğin fetvalarınla, bitmeyen zulmünle bıraktın, şimdi de bıraktığın çocuklar depremde öksüz ve kimsesiz. Aladağ’da, Ensar’da, Kulp’ta, Taşkent’te ve yurdun onlarca yerinde olduğu gibi yine çocukları grupların ve tarikatların eline teslim ettim.
Gücünüze, tarikatlarınıza, sermayenize, beşli çetenize, medyanıza, kuralınıza karşı meydan okuyoruz.
Emekçilerin can emeği ve altın damarıyla satın aldığı evleri, mezarlıkları, hayatın her şeyini satışa sunduğun beşli, onlu çete bankaların için inşa ettin, kirana rant kattın. Onu tamamen yok eden bu sosyal durum olsaydı, hiç kimse kasten yaşam hakkından yoksun bırakılmaz ve vatandaşlar doğal olmayan ölümlerle harabeler arasında sevdiklerinin cesetlerini aramazlardı. Devletin ülkemizde varlığı hayatımızın garantisi değil, bir tehdidin vücut bulmuş halidir. Sosyal devlet ne yapsın diyenler, uyarılarda bulunanlar, “Günü gelince elimizdeki defterleri açacağız” diye tehdit ediliyor, günlerce hakaretler yağdırılıyor.
İyi bilin ki bu dayanışma yarattığınız insanlara güç katacak ama siz ve hükümetiniz bu molozların altında kalacaksınız. Yarattığınız bu yıkımın hesabı sorulmayacak sanmayın. Bu yıkımın, bu enkazın, işlediğin tüm suçların hesabını soracağız ve adalete teslim edilecekler.
Çözülmeyecek, hesaplayacağız.
Çocuklarımızı, arkadaşlarımızı, arkadaşlarımızı ve binlerce canımızı kaybettik. Sakladığınız defterlerle bizi korkutacak mısınız? Baskı ve tutuklamalarınızla deprem bölgesindeki dayanışmamıza engel mi oluyorsunuz?
Tribünlerden ve sokaklardan yükselen ‘hükümet istifa’ sesini susturamayacak.
Bu ses senin zulmüne meydan okumak için.
Bu ses hayatımızı, haklarımızı ve ülkemizi korumak için.
Kongre Üyesi Fenerbahçe Doğan: Kitlelere tebligatlar gönderilmeye başlandı
Bu, 20 yıldır her saniyenin, her dakikanın Artık Yeter sesidir.
“İktidarın istifası”nın sesi halkın ve emekçilerin sesidir.Tizması, cemiyeti, sermayesi ve yandaşlarıyla yirmi yıllık karanlığı size gönderelim.
“Hükümet istifa” sesleri, sizi hep birlikte geçtiğimiz her sokaktan, her mahalleden göndereceğimiz güne kadar her yerde olacak.
Tepkiniz ve yağma planınız konusunda uzlaşmaya varacağız.
Depremin ilk saatlerinden itibaren Maraşlı’da, Malatya’da, İskenderun’da, Hatay’da nerede olursak olalım oradayız. Bu büyük dayanışma mitinginde Sosyalist Devrimci Partili arkadaşlarımızın yanındayız. Bu ülkedeki işçi örgütlerinin ve meslek örgütlerinin yanındayız; Bu kez en büyük gücümüz insanımızın yanında. Siz ne yaparsanız yapın deprem bölgesinde gıda, umut ve nefes olmaya devam edeceğiz.
Halkın güçlü kolları ile aşılamayacak hiçbir engel yoktur.
Eşitlik, özgürlük ve dayanışma devletini birlikte inşa edelim.
01.03.2023
İstanbul Sol Parti bölge teşkilatı
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]