Sismoloji nedir ve nasıl sınıflandırılır? ” efendim

Yeraltındaki bir noktadan çıkan titreşimlerin aniden yerin içine doğru ilerleyerek çevreyi ve yeryüzünü sarsmasına deprem denir. Deprem olmadan önce kayada basınç oluşur ve bu gerilim kayanın değerini aştığında deprem meydana gelir. Depremin yer altında meydana geldiği noktaya odak noktası, odak noktasının yerdeki izdüşüm noktasına ise episantr denir. yapılandırma mekanizmaları ile; Çökme depremleri, volkanik depremler ve tektonik depremler. Derinliklerine göre 0-70 km arası sığ depremler, 70-300 km arası orta derinlikli depremler ve 300-700 km arası derin depremler olarak ayrılırlar. Merkez üssü mesafesine göre. 1-10 yerel depremler, 10-20 orta alanlı depremler ve >20 uzun menzilli depremler olarak sınıflandırılır. Beden ölçülerine göre 3’ün altı çok hafif, 3-4 çok hafif, 4-5 hafif, 5-6 orta, 6-7 şiddetli, 7-8 çok şiddetli ve 8’den büyükler de ikiye ayrılır. şiddetli, çok şiddetli.
depremi tanımlayan parametreler; Oluşma zamanı Odak (Odak), İç Merkez (Odak), Derinlik ve Miktar (Büyüklük) olarak tanımlanır.

sismoloji (sismoloji)

Sismoloji, deprem oluşum mekanizmalarını, deprem dalgalarının teorisini ve kaynaktan yere dağılımını, sismolojik kayıt araçlarını ve deprem kayıtlarının değerlendirilmesini inceleyen bilim dalıdır. sismoloji faaliyetlerinin amacı;
Deprem dalgalarının kaydedilmesi.
– Bu kayıtlara göre yerdeki sismik dalgaların yayılımını tespit etmek,
– yeryüzünün yapısını ortaya çıkarmak,
– deprem büyüklük parametrelerinin belirlenmesi,
– depremin kaynak mekanizmasını açıklamak,
– Depremleri tahmin etmek için çalışmalar yapmak.
Deprem hasarını azaltmak için.

Arıza türleri ve arızalar

Bir deprem anında kaya kütlelerinin kayaların kırılması sonucu farklı taraflara kayması sonucu oluşan fay sistemlerine fay denir. Kusurlar üç şekilde tanımlanır.
– Normal hata: Hareket halindeki kütlenin (kaya kütlesi) aşağı doğru hareketinden oluşan kırılma sistemleridir.
Ters fay: Hareket eden kütlenin yukarı doğru hareketi ile oluşan kırılma sistemleridir.
Doğrultu Kaymalı Fay: Blokların birbirine göre yanal hareket ettiği kırılma sistemleridir. Hareketli blok sağa kayarsa sağ yan, sola kayarsa sola kayan fay olarak adlandırılır.

deprem dalgaları

Deprem sırasında açığa çıkan enerji dalgalar halinde yayılarak yeryüzüne ulaşır. Bu dalgalara cisim dalgaları ve yüzey dalgaları denir. vücut dalgaları
– P dalgası
– S Dalgası
– SV Dalgası
SH dalgası
Birincil dalga anlamına gelen P dalgası olarak sınıflandırılır. Bir deprem sırasındaki ilk dalga olarak bilinir ve yayılma yönüne paralel itme ve bulutların kuvveti ile yayılır. S dalgaları ikincil dalgalar veya kayma dalgaları olarak adlandırılır. Üreme yönüne dik hareket ederler. Yayılma yönüne dik olduğu için hem yatay hem de dikey yönde oluşur. Dikey yönde oluşan S dalgalarına LV, yatay yönde oluşan S dalgalarına SH denir.
Yüzey dalgaları, vücut dalgalarından daha düşük hızlarda yayılır, Dünya yüzeyinin yakınında yayılan dalgalardır; Rayleigh ve Love dalgaları olarak ikiye ayrılır. Rayleigh dalgaları, yayılma yönüne dik bir yönde eliptik bir şekilde hareket eder. Depremlerde en yıkıcı dalga türüdür. Öte yandan, aşk dalgaları yayılma yönüne yatay olarak dik hareket eder.

Sismograflar – sismograflar

Depremleri ölçen ve kaydeden cihazlara sismograf denir. Deprem anında meydana gelen sarsıntıları algılar, büyütür ve uygun bir ortamda kayıt altına alır. Sismografların kayıtlarına sismograf denir.
İlk sismograf, MS 132 civarında Çin’de yapıldı. Basit bir sarkaç sisteminden oluşan bu aletin 750 km uzaktaki depremleri tespit etmek için yapıldığı söyleniyor. MS 18. yüzyıla kadar sismograflar üzerinde etkili bir çalışma yapılmamış ve ilk deprem kaydını A. Cavalli 1784 yılında. Bu sistemler hem mekanik hem de optik olarak çalışmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sismograf sistemleri de gelişmiş ve günümüzde bilgisayar sistemlerine elektronik olarak kayıt yapan çok hassas sismograflar kullanılmaktadır. Sismograflar temel olarak üç sistemden oluşur. Bunlar sensörler, adaptörler ve kayıt sistemleridir.

Sensörler sismograflar içerir. Sismik enerjiyi algılar ve elektrik enerjisine dönüştürürler. Sismograflar, ucunda bir kütle bulunan bir yay ve bu yaya bağlı bir mıknatıstan oluşur. Mıknatısın etrafına sarılan bobin üzerinde, kütlenin deprem sırasındaki hareketi sonucunda bir elektrik sinyali oluşur.
HVAC sistemleri ise sismograflardan gelen elektrik sinyallerini yükselterek gerekli hassasiyeti sağlar.
Puanlama sistemlerinde farklı yöntemler kullanılmaktadır. Eski sismograflarda kayıtlar kağıt üzerinde yapılırdı. Bu sistem günümüzde de kullanılmakta ve yerini bilgisayar sistemlerine bırakmaktadır.

depremleri tahmin etmek

Sismolojinin en önemli sosyal amaçlarından biri depremleri tahmin etmektir. Doğru deprem tahmini, maddi ve manevi kayıpları azaltacak ve depremlerde meydana gelebilecek ölümleri azaltacaktır. Uzun yıllardır devam eden bu çalışmalar sonucunda günümüzde tam sonuçlar elde edilememektedir. Çalışmalarda tahmin edilecek konular depremin yeri, büyüklüğü ve ne zaman olacağıdır. İleri teknoloji ve bilimsel çalışmalar sonucunda depremin yeri ve büyüklüğünde belli bir ilerleme kaydedilmiştir. Günümüzde kesin bir trend olmasa da depremin olabileceği yerler tahmin edilebilmekte ve depremin büyüklüğü kabaca gerçeğe yakın tahmin edilebilmektedir. Depremin ne zaman olacağı henüz kestirilemeyen bir konu. Geçmiş yıllara ait deprem istatistiklerine bakarak bir tahminde bulunmak elbette mümkündür. Ancak bu tahmin, geniş bir tarih aralığı oluşturmayı aşamaz.

Kaynak:
http://www.nkfu.com/sismoloji-nedir-sismoloji-neyi-inceler/
http://www.tech-worm.com/deprem-nedir-meydana-gelir/
http://www.fizik.net.tr/site/deprem-dalgalari/

yazar:Burak Yıldırım

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın