Şimşek çakması, şimşek çakması veya gök gürültüsü gibi doğa olayları birçok kez insanların dikkatini çekmiştir. Sadece bugün değil, tarihin ilk çağlarında da insanlar yaşadıkları doğayı keşfetmek için bu olayları incelemişlerdir. Neticede bugün bu olaylar mutlaka bilim çerçevesinde açıklanmaktadır.
Yılda yaklaşık 3 milyar yıldırım düşmesi normal kabul edilir. Başka bir deyişle, Dünya’ya neredeyse her saniye yıldırım düşmektedir. Gökyüzünde meydana gelen, bir kısmı görünen, bir kısmı görünmeyen bu doğa olaylarında da büyük miktarda enerji açığa çıkar.
Yıldırımın nasıl oluştuğu merak edilmektedir ve oksijen ve nitratların yere indirilmesinde etkilidir ve bu sayede bitkiler başta olmak üzere canlı organizmalar için faydalıdır.
Bu noktada ilk değinilmesi gereken şey, güneş ışınlarının dünyayı ısıtması ve sıcak havanın bir şekilde yükselmesidir. Bu sırada buharlaşan su kütleleri kaldırılır. Buharlaşan ve ısınan hava yaklaşık 2-3 km mesafelere ulaştığında daha soğuk hava katmanlarıyla karşılaşır. Burada soğuk havalarda insan nefesinin aniden buharlaşması gibi bir olay meydana gelir. Bu ani, büyük buharlaşmalar bulutları oluşturur. Gökyüzünde gördüğümüz bulutlar, hava akımları sayesinde 20.000 metreye kadar yükselebilmektedir.
Bulutlar yükseldikçe, içlerindeki buz kristallerinin birbirine sürtünmesi için ortamı hazırlar. Bu sırada belli bir statik enerji ortaya çıkar. Söz konusu elektrik enerjisi bulutların üst kısımlarında + (pozitif), alt kısımlarında – (negatif)’dir. Tüm koşullar yerine getirildiğinde, buluttaki yükler havayı iyonlaştırırsa yıldırım meydana gelir.
Yağmur bulutları alt katmanlarında büyük negatif yükler barındırır ve bu negatif yükler içlerindeki elektronları iterek söz konusu alanı pozitif yüklü hale getirir. Söz konusu faydalı yükün saniyede 1000 kilometre hıza ulaşarak yere inmesi aslında bir nevi kısa devre olarak tanımlanabilir. Bu sırada yıldırımın sıcaklığı 30.000 dereceye ulaşır. Karşılaştırma yaparak bu değeri anlamak için Güneş’in yüzey sıcaklığının yaklaşık 6.000 derece olduğunu dikkate alabiliriz.
Bir yıldırım olayı ile ilgili asıl soru, yıldırımın aşağıdan yukarıya mı yoksa yukarıdan aşağıya mı olduğudur. Çünkü yıldırım anında gökten buluta doğru bir boşalma olduğu söylenebilir. Yaklaşık 100 metre yükseklikte, iki dere buluşur ve inanılmaz derecede iletken bir koridor oluşturur. Pozitif yükün buluta doğru yükseldiği (aslında negatif yükün buluttan uzaklaştığı) bir durum varken amaç bulutun nötr hale gelmesidir. Başlangıçta iki taraf arasında var olan potansiyel fark zamanla kapanır ve bu fark sıfırlandığında yıldırım oluşumu sona erer. İletken koridor oluşumu durumunda olduğu gibi yaklaşık 10 ila 12 kat daha sık meydana gelir.
Kaynak:
Tamer Qarqan – Yararsız Bilgiler Ansiklopedisi 1
yazar:Baran Akkök
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]