SİBEL ÖZDEMİR’den FUAT OKTAY’a: “Bu sistemin yapısal sorunlarını 5 yıl sonra mı anlatacağız?”

Cumhurbaşkanlığı ve iştirak bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda İstanbul CHP Genel Başkan Yardımcısı Sibel Özdemir; Son beş yılın sonunda bu sistemin yapısal sorunlarını ortaya koyacak mısınız? Bu yapısal sorunlara nasıl çözüm bulacaksınız?

Cumhurbaşkanlığı ve iştirak bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda İstanbul CHP Genel Başkan Yardımcısı Sibel Özdemir; Son beş yılın sonunda bu sistemin yapısal sorunlarını ortaya koyacak mısınız? Bu yapısal sorunlara nasıl çözüm bulacaksınız?

2023 yılı Cumhurbaşkanlığı bütçeleri ve cumhurbaşkanlığının ilgili kurum ve kuruluşları bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın katılımıyla görüşülüyor. Panelde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir şunları söyledi:


Bakan Bozdağ: Kadınların yanındayız

Yeni sistemde en çok tartışılan alanlar: yasama, yürütme, yargı ve kuvvetler ayrılığı ilkesi.

“Son dönemde anayasa müzakerelerinde, bu rejim değişikliği görüşmelerinde detaylı tartışmalar yaptığım komisyona bizzat katılan, takip eden ve katılan biri olarak bu süreci Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde bir nevi gözlemledim. bu sistemle birlikte işi bitirmiş, test etmiş, tartışmış olabiliriz. Yeni olan, aslında yürütme erkinin, özellikle de lideri olan cumhurbaşkanının müdahalesi, baskısı ve yönlendirmesinden kaynaklanan ekonomik ve sosyal maliyetleri tartışıyoruz. Parti kararlarında, günümüzde en çok tartışılan güçler ayrılığı ilkesi çerçevesinde elbette yasama, yürütme ve yargıdır. Özellikle tek adam rejiminde, cumhurbaşkanının yargı sistemi ve hukuk güvenliği üzerindeki baskısı, atama kararlarındaki etkinliği, cumhurbaşkanının muhtemelen güvensizliğe yol açacağı ve toplumsal sorun yaratacağı alandır.

“Hesap verebilirlik, şeffaflık ve denetim sistemlerinden uzak”

Bu sistemle birlikte bu bütçe döneminde çokça tartıştığımız bir yapıyla karşı karşıyayız ve aslında bu bütçe döneminde ve bu dönemde hesap verebilirlik ve şeffaflıktan, ekonomik olarak da uzaklaşmış durumdayız. mali disiplin ve kontrol mekanizmaları. Bir partinin genel başkanı olan cumhurbaşkanının atanması ve kurumsal yapılanmaların çoğunluğu ekonomik ve sosyal anlamda kurumsal güveni tesis etmesi gereken ve devlet politikası gereklilikleri ile cumhurbaşkanının karar ve kararnamelerinin bir gereği olarak görülüyordu. ciddi. Sorunlar.

Beyin göçünde 32 ülke arasında 24. sırada yer aldık.

Vatanı ve kişisel otoritesini korumak için bir partinin lideri olan Cumhurbaşkanı’nın, parti otoritesiyle yan yana yönetirken tercihleri ​​ve kararları ile elbette karşı karşıya kaldık. Doğal olarak bu süreçlerin bir sonucu olarak bugün geldiğimiz süreçte hepimizin ciddi ekonomik, sosyal ve uluslararası krizlerden geçtiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Burada ekonomik tabloya baktığımızda yüksek enflasyon, paranın değer kaybetmesi, yüksek işsizlik oranları, kişi başı gelirdeki durum yani ekonomik verilere baktığımızda ciddi bir aşağı yönlü gidişata tanık oluyoruz. Çünkü bilimsel, küresel, ekonomik ya da kurumsal kararlardan ziyade kişisel kararların ve kişisel tercihlerin şekillendirdiği bir yapıyla karşı karşıyayız. Enflasyon ve işsizlik rakamlarından bahsetmiyorum, düşük gelir tuzağına düşmüş bir ülke haline geldik. Dış ticaret açığında ve cari açıkta yapısal değişimler sağlayamadık. Gençler, akademisyenler, akademisyenler ve doktorların yetiştirdiği nitelikli insan gücümüzü göremeyen, bu sistemsizlik krizinde ve bu kurumsuzluk, yetersizlik ve kuralsızlaşma ortamında ne yazık ki güvenli bir ortam oluşturamadık. Ülkede bir güven ve huzur ortamı, ne yazık ki beyin göçünde 32 ülke arasında 24. sıraya ulaştık.

“Uyguladığınız politikalar sonuç vermiyor.”

Sayın Başkan Yardımcısı, uluslararası raporlarda – Avrupa Birliği uyum komisyonu üyesiyim – 2018’den sonra tüm kurumsal raporlarda, özellikle yürütmenin denge ve demokratik hesap verebilirliğini ayarlama mekanizması – sadece seçimlere indirgenmiştir. , Karşı tarafın konuşmalarından bu şekilde okudum – Kurumsal yapılarda ciddi bir gecikme var. Bağımsız özel kuruluşlar ile düzenleyici ve denetleyici kurumlardan ciddi eleştiriler alıyoruz ve tabii ki yapılanmayı partizan örgütlenme olarak görüyoruz ve liyakatin değil siyasi mensubiyetin ortaya çıktığını görüyoruz. Bu usulsüzlükler, keyfilik ve şahsiyet tepeden tırnağa, tepeden tırnağa devlet kurumlarına yayıldı. Elbette ortaya koyduğunuz politikalar sonuç vermiyor. İşte bugün baktığımızda üniversitelerin yönetimi, atamalar, YÖK başkanının görev ihmali ve müdahale edememesi… Bir akademisyen olarak burada diğer kurumlarımızla aynı sorunları yaşıyoruz. Elbette burada bir sorun alanı var ama bizim bu sorunu yok sayan bir yaklaşımımız var.

“Bu yapısal sorunlara nasıl çözüm üreteceksiniz?”

Ve işte bugün bu bütçe dönemine bakanlar geldi ve sorunlu alanlara öncelik vermek yerine bakanlar cumhurbaşkanının hedeflediği alanlardaki çalışmalarını konuştular. Spesifik politika önerileri göremedik, peki hangi bütçemiz hangi sorun alanına ve hangi politikaya gidecek? Ya da sorulara etkili cevaplar burada verilemez. Başkanlığınız içinde başkanlıklar, ofisler, sekreterlikler ve politika komiteleri var. Valla hepsinin kendi bakanlığında yuvalanmış kurumları var, burada ciddi insan kaynağı var ve ciddi bütçelerinin yüzde 60’tan fazlası personel giderlerine gidiyor. Şimdi, neden burada böyle bir seçim yapasın? Peki bu kişiler kimlerdir, nasıl atanırlar, kimin kararıyla atanırlar ve ne tür işler üretirler? Son beş yılın sonunda bu sistemin yapısal sorunlarını ortaya koyacak mısınız? Bu yapısal sorunlara nasıl çözüm bulacaksınız? “

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın