1. Hindistan yıllık ortalama 23,7 milyon ton şeker tüketimi ile dünyada en çok şeker tüketen ülkeler arasında ilk sırada yer almaktadır.
2. Türkiye’de yılda ortalama 2,3 milyon ton şeker tüketiliyor. Şeker de kırışıklıkların nedeni olabilir. Çünkü yüksek kan şekeri ciltte kollajen adı verilen proteinlere bağlanır. Glikasyon adı verilen bu işlem sonucunda cilt elastik yapısını kaybeder ve kırışıklıklar ortaya çıkar. Şeker kullanımını azaltmak ya da hiç kullanmamak cildin eski elastikiyetini geri kazanmasına yardımcı olabilir.
3. Hindistan’da yaşayan yerliler 2000 yıldır şeker kamışından elde ettikleri şekeri kristal haline getirerek kullanıyorlar. Büyük İskender’in adamları Hindistan’a vardıklarında burada yaşayan yerli halkın arısız bal ürettiklerini görünce oldukça şaşırdılar.
4. 1747 yılında Alman kimyager Andreas Margraff, şeker pancarının yapısındaki şeker ile şeker kamışındaki şekerin aynı olduğunu ilk kez göstermiştir. 1802 yılında ilk pancar şekeri rafinerisinde çalışmalar başladı. Aynı zamanda, kuzey iklimlerinde ucuz tatlıların tanıtımının habercisiydi.
5. Bir oturuşta 16 küp şeker yiyebilir misiniz? Aslında onu içmek de mümkün: Bir kutu Kola’da aşağı yukarı aynı miktarda şeker var.
6. Beyaz şekerin olumsuz etkilerinden kurtulmak için bazı kişiler çözümü esmer şeker kullanmakta buluyor. Esmer şeker hiç sağlıklı değil. Daha az işlem görmektedir. Kahverengi şeker ve beyaz şeker aynı şekilde rafine edilir. Bu aşamadan sonra beyaz şeker az miktarda kamış pekmezi ile çevrelenerek esmer şeker elde edilir. Her iki şeker türünün kimyasal bileşimi birbirine oldukça benzer. Tek bariz fark, beyaz şekerin %99,9 sakaroz içermesi, kahverengi şekerin ise %96 sakaroz içermesidir.
7. Yapay tatlandırıcıların ve alkolsüz içeceklerin kilo alımı üzerindeki etkisi küçümsenmemelidir. Purdue Üniversitesi laboratuvarlarında yapılan bir deneyde, yapay tatlandırıcılar içeren sıvılar içen fareler, şekerle tatlandırılmış sıvılar içen farelere göre daha fazla kalori tüketti. Yapay tatlandırıcılar olarak pazarlanan sakarin ve aspartam, laboratuvar çalışanlarının tatlandırıcıyla ilgisi olmayan bir deney sonucunda kullandıkları bir malzemeyi yanlışlıkla tattıklarında keşfedildi.
8. Başka bir yapay tatlandırıcı olarak pazarlanan sukraloz, bir böcek ilacı keşfetmeye çalışan bir araştırmacı tarafından bulundu.
9. Lugduname en tatlı bileşik olarak bilinir ve günümüzde kullanılan sofra şekerinden 200.000 kat daha tatlıdır.
10. Şekerler basitçe karbon, hidrojen ve oksijen moleküllerinden (C6H12O6) oluşur. En basit şekerler glikoz, fruktoz ve galaktoz içerir. Sofra şekeri sakarozun kristal şeklidir. Sükroz, bir glikoz molekülüne bağlı bir fruktoz molekülünden oluşur.
11. Canlı organizmalarda en çok bulunan organik moleküller karbonhidratlardır ve şekerler karbonhidratların yapı taşlarıdır.
12. Samanyolu’nun merkezine yakın bir yıldızlararası gaz bulutunda glikolaldehit (8 atomik şeker) bulundu. Bu gaz bulutu ayrıca antifrizin ana maddesi olan etilen glikol içerir.
13. Glikolaldehit, yapısında üç karbon atomu bulunan bir şekerle reaksiyona girerek RNA ve DNA’nın temeli olan riboz molekülünü oluşturur. Bu, uzayda tespit edilen glikolaldehitin Dünya’daki yaşamla ilişkili bir protokimyasal bileşik olabileceğini akla getiriyor.
14. Hobbyist roket yakıtı, sükrozun belirli oranlarda potasyum nitrat ve mısır şurubu ile yanma reaksiyonuna girmesiyle elde edilebilir.
kaynak:
https://www.huffingtonpost.com/kristin-kirkpatrick-ms-rd-ld/dangers-of-sugar_b_3658061.html
https://www.healthymummy.com/everything-you-need-to-know-about-sugar/
yazar: bronzlaştırıcı tonik
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]