Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda oy kullanmayan milyonlarca seçmeni sandık başına götürmek için siyasi partiler seferber olurken, Ankara’nın Şriflikühsar ilçesindeki tarlalarda çalışan mevsimlik tarım işçileri, mecbur kaldıkları için memleketlerine gidip oy kullanamayacaklarını söylediler. öyle yaptı iş için. Birinci tur seçimlerde binlerce tarım işçisinin oy kullanamadığını söyleyen Mustafa Baş, “Bize hak verirlerse sandığı buraya koyun, biz de vatandaş olarak oy kullanırız. En büyük temennimiz bu. Nereye bakarsanız bakın oy vereceksiniz” dedi. Burada en az 500 kişi bul.Bu bölgede bunun gibi 50 tane A grubu var.Bizi insan yapmıyorlar.Bizi vatandaş görmüyorlar” dedi.
10 yıldır soğan tarlasında çalışan 47 yaşındaki Zeynep Kos, 10 çocuğundan sadece birini okuyabildiğini, 300 lira yevmiyeyle geçinemeyeceğini, bir yıl Şanlıurfa’ya dönemeyeceğini belirterek, Enka haber ajansına, içinde bulundukları koşulları anlattı:
Nasıl 10 çocuğum olabilir?
Bu yıl yaşam koşulları zor olduğu için dönemedim. Kışın da burada çalıştım. 10 çocuğa nasıl ayak uydurabilirim? Birisi okula gitti ve ben onları kovdum. Üç çocuğum artık evde yalnız. Aç mı susuz mu Allah bilir. İlk başta çadırlarda yaşadık. Şimdi zor olduğu için kiralıyoruz. Aldığımız günlük ücret 300 TL. Kiralayacak mıyım, su için mi vereceğim, doğalgaz için mi vereceğim? 5 kilo yağ mı aldın? 150 TL. 50 kilo un, 500 TL mi aldınız? 50 kilo şeker alırken bin lira. Bu parayı ne yapacağım? Çocuklarım okumadı. Dördüncü ve altıncı sınıfa gittiler ve ben okuldan atıldım. Oğlum bana ‘Anne neden bana öğretmedin’ diyor. 10 çocuktan sadece 1’i okudu. Gücüm yok, hangi parayla çalışmalıyım? Altı ay böyle tarlada, güneşte soğuk yemek… Sabah erkenden kalkıp yola koyuluyoruz. Karanlıkta gelir, karanlıkta bırakırız. Ben çocuklarımı tarlada büyüttüm. Hayatımız böyle geçti. 47 yaşındayım ve hayatlarımız hakkında hiçbir şey anlamadık. Şimdi 10 kişi çalıştırsak da 5 kişi çalışsak yetmiyor. Tam bir yıldır evimize et girmiyor. Neden? Ağırlığı 360 TL’dir. Bu yevmiyeden ne alacağım? Çocuklarıma iyi bir eğitim vermem, akşamları sıcak yemek pişirmem gerekiyordu.
“Adalet, hukuk ve demokrasi alın soğanı biz kurtaralım”
Ferranşehirli tarım işçisi Ali Kurbi, Şanlıurfa’da yapılan ilk tur seçimin ardından tarım işçilerinin iş yerlerine döndüğünü belirterek, “Güneydoğuda şimdilik kimse kalmadı. Manisa, Bursa, Adana… Türkiye’nin dört bir yanına dağıldı.” Bunu yapmak zorundayım çünkü gelmezlerse olmuyor. Bu seçimi çok etkileyecek” dedi.
Ali Corp dedi ki:
“Rizeliler, Ordulular işinizi bir süre erteleyin” dedi şefimiz. Muhtemelen bizim oyumuza ihtiyacı yok, değil mi? Gerekirse bize “Siz de gitmeyin” derdi. Bunu 10 yıldır yapıyorum. Günlük ücret bizi kurtarmıyor. Açlara doyuyoruz ama adalet, demokrasi ve hukuk olmayınca bu olmuyor. Bunu istiyoruz. Adalet, hukuk ve demokrasi bize yeter. Adalet ve hukuk olsun, soğan yetti.
“Değişmeli”
Ahmed Al-Abash, Şanlıurfa’dan ayrılalı 3 yıl olduğunu söyledi. Çocuklarından bir kısmının Şanlıurfa’da olduğunu ve kışın Polatlı’daki soğan depolarında çalıştığını belirten Abaş, sekiz çocuğundan sadece birinin üniversitede okuyabildiğini ancak kendisinin de 300 yevmiye ile soğan tarlasında çalıştığını söyledi. TL.
Sanatçı Ege’den gençlik anketi çağrısı: Kaçma, seçimini yap
Göründüğü kadar sıradan değil buradaki gençlere bakın bazıları okulu bıraktı akşam 4 e kadar çalışacak eve gelene kadar saat 7 olacak bu insanların sosyal hakları var yemekleri var ve içiyoruz ama biz her şeyden mahrumuz.Önümüzde bir seçim var.Değişim olacak diyoruz,mutlaka değişim olacak.”
Tarım işçilerinin sosyal güvencesi olmadığına dikkat çeken Al-Abash, şunları kaydetti:
“Biz de bunun düzelmesini istiyoruz. Yıllardır tarım işçileri eziliyor. Girin bu ovaya, kiminin doktora gidecek parası yok, kiminin suda boğuluyor ama kimse bakmıyor. tarım işçileri, cehaletimiz? Gözden ırak mıyız? Biz de görüyoruz. Saraylarda, Bağdat geçişlerinde manda yoğurdu kim yer… Hayatımda hiç manda yoğurdu görmedim. Ben 58- yaşındaki insan, bugüne kadar hep böyle yaşadık.”
ABD vatandaşı sayılmazlar.
64 yaşındaki Mustafa Baş, kendisi gibi binlerce tarım işçisinin ilk turda oy kullanamadığını söyledi:
“En önemli hakkımız. Oy kullanamıyoruz. Urfa’ya gitsek millet hep fakir, kaza olsa yollarda ölüyor. Burada sandığa gidelim, oyumuzu verelim vatandaş gibi olur. Dileğimiz bu zaten.” Nasılsa canımızın önünde diyebileceklerimiz az. Seçim sicillerimizin çoğu Urfa’da. Hatay Kırkhan’da yaşıyorum. 150’yi aradım milletvekilimiz var onu aradım hak verin oy kullanalım dedi o da olmaz o giderse 10 kişi gider nereye baksan Burada en az 500 kişi bulacaksınız.Bu bölgede 50 tane böyle grup var.Bizi insan yapmayın.Vatandaş saymıyorlar.”
Buradaki herkes oy kullanmadı.
Şanlıurfalı tarım işçileri çavuşu Halil Demir yaşadıkları sağlıksız koşullardan şikayetçi:
“Çadırda kalıyoruz. Karanlıkta uyuyoruz, karanlıkta uyanıyoruz. Urfa’dan 500 kişi geldi, sadece benim köyümden. Şerveli Koçhisar’ın birçok köyünde 3 bin tarım işçisi var. Oy vermek istiyoruz, oy vermek istiyoruz. özgürlük yok buradan memleketimiz urfaya gitmek bin kilometre gidiş-dönüş kişi başı 3 bin tl burda herkes oy kullanmıyor hepsi sıfır burdan sesleniyorum türkiye cumhuriyetinde 1 milyondan fazla tarım işçisi var .Yalnızca Urfa’da.Diyarbakır’ı bırakın Mardin’i bırakın.1 milyon yabancı Oy vermediler.Hep sıfır.15 çocuğum var.Hepsini okuldan aldık, çıkardık.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]