Recep Tayyip Erdoğan, bugün İstanbul Gaziosmanpaşa Meydanı’nda düzenlenen kentsel dönüşüm projelerinin anahtar teslim ve temel atma törenine katıldı. DSP Genel Başkanı ve AKP Milletvekili Adayı Önder Aksakal’ın İstanbul 2’de katıldığı törende Erdoğan, kısaca şunları söyledi:
“İlk bir ayın tamamen ücretsiz, bir sonraki yıl da mutfak ve su ısıtma kısmının ücretsiz olacağının müjdesini milletimizle paylaşarak erkenden bir bayram geçirdik. Kahvaltımızı da orada yaptık. Bugün iki şahide şahit olacağız. Kentsel dönüşüm müjdesi ile birlikte festivaller… Karadeniz gazına ilişkin bu yedili tablo ne dedi?’Nerede?’ Öyle dediler Bibikan diye bir adam vardı ne diyordu ‘Nerede o?’ Hey Türkiye’nin bir ucundan buraya doğalgaz boruları döşendi, bunu da görmüyor musun, Filius’ta ne zamandan beri doğalgaz yanıyor, görmedin mi, gözleri var onların yok. Bakın kulakları var duymazlar Kalpleri mühürlediler Biz bu masaları onlara teslim ederek nasıl birini başbakan yaptık nasıl birini devlet bakanı yaptık istifa ederken geldi ne dedi veda konuşmasını yaparken diğeri ne dedi sevgili kardeşlerim ama 14 mayısta ihanetlerinin bedelini ödetmeye var mıyız onları siyasi birer cenaze olarak gömmeye hazır mıyız?
“Milletimizin günlük hayatı bazı zorluklarla karşılaşabilir, bugünün işi değil”
Yarın ne yapacağım? Deprem bölgesine yapılan köy evlerinin teslim edilmesiyle birlikte oradaki kardeşlerimizle iki bayram kutlayacağız. Daha sonra Gaziantep’teki hemşerilerim ile görüşeceğim. Önümüzdeki günlerde neler yapacağız, milletimize yaşattığımız bayramları sanat ve hizmet bayramlarıyla devam ettireceğiz. Gündemimizde bu ülkeye ve millete dair her şey var. Geçenlerde birileri diyordu ki, “Millet soğan almaz, et almaz. Yolu açarsın, gemiyi açarsın. Milletimizin günlük hayatında bir takım sıkıntılar olabilir, bugün bu iş değil. .Küresel sağlık krizlerinin elbette ki etkileri olabilir.Bölgemizdeki savaşlar ve küresel ekonomi üzerindeki etkilerinin bize yansımaları vardır.Aldığımız tedbirler ve sağladığımız desteklerle bu etkileri azaltmak için çalışıyoruz.Çalışmamızın amacı; bu sorunları kökten çöz.Ülkemizi ve milletimizi bu sorunlardan kalıcı olarak kurtarmanın yolu bu iş ve hizmetlerden ve açtığımız yatırımlardan geçiyor.İHA,SİHA dediğimizde,”TCG Anadolu” dediğimizde, “Kızıldeniz Milli Muharip Uçak” derken sadece savunma sanayi ürünlerinden bahsetmiyoruz. Asıl sevindiğimiz şey bu ürünlerin arkasında teknoloji birikimi var. Çünkü Teknoloji; iş, istihdam, tasarımıyla gelecek demektir, yazılım, araştırma geliştirme, üretim ve ihracat Yıllarca başkalarının teknolojisine hayran kaldık kardeşlerim bu ülke iğne üretemiyor.
Ondan önce Kemal Bey… Ah-ah, Savaşay yaşıyorsa bile Savaşay’ın video görüntüleri var, Kemal Bey saf saf duruyor. Peki o hastanelerin durumu neydi? Okmeydanı SSK Hastanesi’nin durumu nedir? Hastanede öldüyse bir hemşerimiz orada rehin olarak kalıyordu. Küçük bir broşür hazırladı, ben de bu broşürü şöyle inceledim. Allah’ım sen cesaret gösterirken boğazın sızlıyor, ayıp. Ya önce onlara bir hesap verin. Önce, sizin döneminizde hastanelerde rehin tutulanların hesabını verin. Gidecek hiçbir yerin yok. O hastanede ölen ve rehin alınan vatandaşların varisleri bunun hesabını vermelidir. Buna hazır mıyız?
Enflasyon sorununu bu yıl sonuna kadar kontrol altında tuttuk ve önümüzdeki yıl tamamen çözeceğiz” dedi.
Bugün Gaziosmanpaşa’da biz de bunun için buradayız. Kentsel dönüşümle 3,3 milyon konutu yenilerken, TOKİ ile bugüne kadar 1,2 milyon konut yaptık. Özel sektörün katkıları sayesinde ülkemizi bu alanda 20 yıl öncesine göre çok iyi bir noktaya getirdik. Ancak bunu yeterli bulmuyoruz. İstanbul başta olmak üzere deprem riski yüksek yerlerde kentsel dönüşümü hızlandırıyoruz. Biraz sonra bu konuyla ilgili güzel haberlerimizi sizlerle paylaşacağız. Öncelikle şu noktanın altını çizmek isterim; Unutmamalıyız ki günlük hayatımızda yaşadığımız sıkıntılardan kurtulmanın yolu ülkemizi kalkındırmak, üretimi ve istihdamı artırmak, ekmeğimizi çoğaltmaktan geçiyor. Ekonomik sürecin doğal seyri ne olursa olsun enflasyonun yükselmesinde, fiyatların yükselmesinde birilerinin açgözlülüğünün payı varsa, bunun peşine düşeriz. Nitekim bu konuda ilgili tüm kurumlarımıza verdiğimiz çok net talimatlar var; Vatandaşımızın ekmeğine can atanların gözlerine bakmayacaksınız. Söz konusu olan bu ülkenin ve milletin bekası ise kimse pişman olmasın, başka da bir şey görmüyoruz. İnşallah bu yıl sonunda enflasyon sorununu kontrol altına almış olacağız ve Türkiye’nin önündeki tüm engelleri birer birer kaldırarak önümüzdeki yıl tamamen çözeceğiz. Bu kardeş iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez. Faiz oranları düşmeye devam edecek. Amerika’da faizler yükselebilir, Avrupa’da yükselebilir ama Türkiye’de faizler düşecektir. Faiz oranıyla birlikte enflasyonun da düşeceğini göreceksiniz.
“Bunlar ilginç. Bunlar faydacı ekonominin liderleri.”
Doğrusu bu yedi kişilik masanın etrafındakilerin yararlılık ve enflasyon konusundaki düşünceleriyle bu noktada hiç ilgilenmiyorum. Çünkü onların bu meselelerle bir alakaları yok, yok. Yani Bibikan bu dedi bilmiyorum, diğeri bakma dedi. Bunlar paydaşlardır. Bunlar sevgili kardeşlerim, enflasyonist ekonominin liderleridir. Onlara asla güvenilemez.
Merkez bankamızın döviz rezervleri şu anda 27,5 milyar dolardan 122 milyar dolara yükseldi. Benim başbakanlığım süresince Merkez Bankası’nın 135 milyar dolarlık döviz rezervini de kaldırdık. Bebecan, o günleri hatırlıyorsun değil mi? Bu işi başardın mı? O işe kim karar verdi ve sonuncusuna imza attı? Sen mi ben mi ama ne yazık ki dürüst değiller. Onlara yalan söylenemez. Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. Ne olacak Kemal Bey’in yanında olanlar ya sinirlerinden alacaklar ya da suyundan. Ve şimdi 14 Mayıs, siyasi olarak ölmeye hazırlandıkları dönemdir. Dik duruşumuz sayesinde sayısız tuzakları kırarak bu mücadelede hep galip geldik. Bu sayede ülkemize demokrasi ve kalkınma konusunda asırlık kazanımlar sağladık. 14 Mayıs’ta daha fazla sabır ve çok daha güçlü destek istiyorum. Buna hazır mıyız? Demokrasiden kalkınmaya kadar bu ülkenin ve halkının bütün sorunlarını nasıl çözdüysek, bugünün sorunlarını da aşacak olan bizleriz.
6 Şubat’ta birbiri ardına tanık olduğumuz depremler, orada bulunanların deyimiyle küçük kıyamet günleri gibiydi. 50 bine yakın vatandaşın hayatını kaybettiği bu depremlerde 311 bin binada 872 bin bağımsız bölüm kullanılamaz hale geldi. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Umarım yaralılar iyileşir. Umarım enkaz biter. Öte yandan kalıcı konut inşaatları da hızla devam ediyor. Bazı şehir merkezlerimizde binaların yüzde 80’ini oluşturan bu büyük yıkım, bize deprem gerçekliğini bir kez daha hatırlatıyor. Marmara depreminden sonra ülkemizdeki bozulabilen yapıların yenilenmesi için milletimizden yoğun bir talep geldi. Hükümetlerimiz döneminde gerek konutta, gerek kentsel dönüşüm projelerinde, gerekse özel sektör teşvikleriyle geçmişle kıyaslanamayacak kadar önemli adımlar attık.
“İstanbul’un 39 ilçesinde 220 bin binada 1,5 milyon bağımsız bölüm risk altında”
Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a 2023 Seçimleri: Diyanet’i kimsenin kapatmaya gücü yetmez
1999 depreminin etkilerini hala yaşayan İstanbul, kuşkusuz nüfus yoğunluğu ve stratejik konumu nedeniyle bu seferberliğin ilk sırasında yer alıyor. İstanbul’un 39 ilçesinde 220 bin binada 1,5 milyon bağımsız bölüm risk altında. Dönüşümünü tamamladığımız 695.000 eve her yıl acilen 300.000 yeni konut eklememiz gerekiyor. Bu bölgede halen dönüşüme uğrayan 98.000 konut bulunmaktadır.
Bugün Gaziosmanpaşa, Esenler ve Başakşehir ilçelerinde toplam 2410 konut ve 49 dükkanın anahtarlarını hak sahiplerine veriyor, 2158 konut ve 152 dükkanın temelini atıyoruz. Ayrıca Esenler Kuzey Rezerv bölgesinde 2 bin 67 konut ve 83 dükkan yapımına başladık. Açılış ve öncülüğü ile birlikte toplam 6.635 konut ve 201 dükkandan oluşan site içi ve korunan alanlardan oluşan dönüşüm projesini yürütüyoruz.
Çok daha büyük bir dönüşüm projesine başlıyoruz. Hedefimiz İstanbul’da her biri 500 bin konuttan oluşan 3 farklı projeyi hızla hayata geçirmek. Birincisi Avrupa yakasındaki korunan alanlarımıza 500.000 konut yapmak. İkincisi ise Anadolu yakasındaki korunan alanlarımıza 500 bin konut yapmak. Üçüncüsü ise, buralara taşıyacağımız sakinlerin sayısı ile önemli ölçüde seyrelteceğimiz mevcut yerleşim yerlerinde sitedeki 500 bin konutun dönüştürülmesi. Böylece 1,5 milyon yeni konutla en az 6 milyon İstanbulluyu güvenli evlere kavuşturmuş olacağız.
İlk iyi niyetimizin adı ‘Yarı Kentsel Dönüşüm Kampanyamız’
İlk müjdemizin adı Kentsel Dönüşüm Yarım Kalalım Kampanyası. Evlerinde tehlikeli yapı tespit edilen vatandaşlarımız için hem yerinde hem de rezerv alanındaki dönüştürülmüş evlerin maliyetinin yarısını devlet olarak karşılayacağız. Mesela 100 metrekarelik 2+1-salon evini yeniden yapmak isteyen hemşehrimiz 1.5 milyon TL masraf yaptı diyelim. Bundan 750 bin lirayı hibe olarak vereceğiz. Vatandaşımız kalan 750 bin lirayı da evini bir an önce restore edebilmek için kendisi koyacak. Devletin karşılayacağı pay 900 bin liraya çıkacak ki bu da 1.8 milyon liranın yarısına tekabül ediyor.Alan 120 metrekare, 3 yatak odası 1 salon. Vatandaşlarımız borca batacaksa onlara birçok kolaylık sağlayacağız. Örneğin bu vatandaş yüzde 0,79 faiz oranıyla 10 yıl vadeli kredi kullanabilecek. Ya da borçlarının yüzde 10’unu nakit, kalanını 10 yıl vadeli olarak, ÜFE/ÜFE’deki memur artış oranını aşmayacak şekilde güncelleyerek ödeyebilecek. Böylelikle yüzde 10’u peşin olmak üzere 750 bin liralık aylık taksitler 5 bin 625 lira, 900 bin liralık borçlanma için ise aylık taksitler 6 bin 750 lira olacak.
Parsel bazında evini devretmek isteyenlere de 0,74 faiz oranıyla 1 milyon 250 bin lira kredi kullanma imkanı sağlıyoruz. Böylece vatandaşlarımız bilecekler ki, güvencesiz binalarını sağlam bir şekilde yeniden inşa etmek istiyorlarsa, hibe ve kredileriyle devletin yanlarında olduğunu bilecekler. Ciddi sonuçlar doğurabilecek deprem tehlikesi burada olduğu için kampanyayı İstanbul’dan başlatıyoruz.
“İstanbul’da 3 bin 500 TL olan kira bedelini 5 bin 250 TL’ye çıkarıyoruz”
İkinci güzel haberimiz ise kira yardımı. İstanbul’da 3 bin 500 lira olan kira yardımı miktarını 5 bin 250 liraya çıkarıyoruz. Kampanyamıza katılan vatandaşlarımız ister kira yardımından faydalanabilir, ister evlerinin tadilatını uygun koşullarda kredi kullanarak yapabilirler.
Milletimizi aslına vurgu yaparak, mezhep tasavvuruyla ayrıştırarak, yalan ve iftiralarla dolu hayallerle bulandırarak milletimizi bölmek isteyenlere bir bakın. Bugüne kadar ülkemize neler kattıklarına bir bakın. Mesela Kılıçdaroğlu’nun her seçimde başkanı olduğu SSK’yı devirmek, liderliğini yaptığı partiye kaybettirmekten başka vasfı var mı? Geçmişte hiçbir şey yapamayacağını varsayarsak, geleceğine dair vizyonuna bakın. Kılıçdaroğlu’nun ülkenin ve milletin geleceğine dair başarılı ve tamamlanmış projeleri var mı? Yer yok. Çünkü onların böyle sorunları yok, böyle hedefleri yok. Bir yıl boyunca bir masa etrafında buluşan yedi kişi bir araya geldi, sonuçta kavga dünyanın sonundan başka bir şeyden mi çıktı? Kılıçdaroğlu’nun aday olacağı bir yıl önce belliydi. Peki neden tüm drama?
Birbirine güvenemeyenler, milletin kendilerine güvenmesini isteyenler, vatanı terk ederler. Karşı karşıya gelmeleri yetmediği gibi PKK’dan FETÖ terör örgütüne kadar tüm terör örgütlerinin ülkemize olan iştahını kabarttı. Buradan CHP’ye ve onun ittifakı altında birleşen diğer partilere gönül vermiş kardeşlerime sesleniyorum. Kendinizin ve çocuklarınızın geleceğini bu yedi savaş masasına emanet ediyor musunuz? Bundan böyle hangi partiden olursa olsun tüm milletime sesleniyorum; Dedikleri gibi, ülkenizin güvenliğini, huzurunu ve kaderini bu kumar masasına mı emanet edeceksiniz?
Erdoğan konuşmasının ardından vatandaşlara evlerinin anahtarlarını teslim etti. Erdoğan, sahneye çıkan ve elini öpen çocuğa cebinden çıkardığı parayı verdi. Açılış töreni için somut hazırlıklara adım atmaya hazırlanan Erdoğan, “Hanımlar nerede? Kadın temsilcilerimiz, milletvekili adaylarımız nerede?”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]