İSTANBUL (AA) – Türkiye İş Bankası tarafından Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün kullanımına sunulan Sea Explorer adlı yelkenli cihaz, sualtı keşiflerine devam ediyor.
Türkiye: Yapı ruhsatı verilen binaların yüzölçümü yüzde 2,1 azaldı
Bankadan yapılan açıklamaya göre, Marmara’da ilk araştırmasını tamamlayan Sea Explorer, Akdeniz’de ölçümler yaparak bilime ışık tutacak verileri toplayacak.
Sea Explorer, ODTÜ Deniz Ekosistemleri ve İklimi Araştırma Merkezi (DEKOSİM) tarafından yılda dört kez gerçekleştirilen mevsimlik seferlere katılacak. Aynı zamanda deniz derinliklerinin daha kapsamlı ölçümlerini yaparak bilime ışık tutacak veriler toplayacak.
Türkiye’de daha önce yapılmamış en detaylı ve yüksek hassasiyetli ölçüm çalışmalarını gerçekleştirecek olan Sea Explorer, yaklaşık 20 gün boyunca Akdeniz’de kalacak.
Bu deniz çalışması, Doğu Akdeniz’de ilkbahar sonu ve yaz başında düzenli olarak meydana gelen iki doğa olayını daha iyi anlamayı amaçlamaktadır.
Doğu Akdeniz sularında sıcaklığın artmasıyla birlikte alt ve üst su katmanlarındaki sıcaklık farkı, denizlerdeki üretimi ve dolaşımı etkileyen tabakalaşmanın başlamasına neden olur.
Genellikle trofik tuzlar, alt ve üst katmanlardaki su sıcaklıkları ve yoğunluklarının yakınsaması ile oluşan kış karışımı sayesinde daha derin sulardan yüzeye taşınır. Ancak bu tabakalaşma, oksijen kaynağı olan fitoplankton ve mikroskobik bitki organizmalarının büyümesi için gerekli olan besin tuzlarının yüzeye taşınmasını engellemektedir.
Tüm Akdeniz bölgesi için önemli olan Levanten akiferi de bu dönemde oluşmuştur. Kısa süreli yolculuklar bu iki olayı açıklamaya yetmez. En son teknoloji ile donatılan Sea Explorer’ın uzun süre aralıksız çalışabilmesi daha detaylı bilgi elde etmesi bekleniyor.
– Sea Explorer önlem almak için veri toplar
Sea Explorer, başta iklim değişikliğinin denizler üzerindeki olumsuz etkileri olmak üzere yüksek veri gerektiren sorunları tespit etmek, takip etmek, çözüm geliştirmek ve aksiyon almak amacıyla veri toplamaktadır.
Bu veriler, denizlerimizdeki ekosistemin sürdürülebilirliğine yönelik bilimsel çalışmalara katkı sağlamanın yanı sıra Marmara’da sakız gibi felaketlerin ve kirliliğin önlenmesi açısından da büyük önem taşıyor.
İş Bankası ve ODTÜ’nün Sea Explorer çalışmaları, herkesin duyarlı olması ve katkıda bulunması gereken temiz bir dünya ve temiz bir çevre hedefi için üniversite ve özel sektör işbirliğinin somut bir örneğidir.
Yürütülen iş birliği kapsamında, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de deniz kirliliği konusunda bilimsel ve akademik çalışmaların daha etkin ve daha geniş ölçekte yürütülmesi amaçlanıyor.
Ayrıca, gezegendeki önemli bir yaşam kaynağı olan denizlerin, biyoçeşitliliğin ve ekosistemin korunması, kirliliğin önlenmesi konusunda kamuoyu bilincinin artırılması ve deniz ve iklim okuryazarlığını artırmak.
Gemiden bağımsız olarak belirlenen rotada 100 güne kadar sürekli ölçüm yapabilen cihaz, yüzeyden 1.000 metre derinliğe kadar inip çıkıyor.
Her salınım sonunda yüzeye temas ettiğinde topladığı verileri bir uydu sistemi aracılığıyla bilim insanlarına aktarabilen bu cihaz, su sütununun sıcaklık ve sıcaklık gibi özelliklerini ölçebilen çeşitli sensörler içeriyor. tuzluluk. Denizlerde oksijen, klorofil ve bulanıklık.
Her türlü hava ve deniz koşulunda oşinografik ölçümler için kullanılabilen yelken aleti, nitrojeni gerçek zamanlı olarak ölçebilen bir sensör ile dünyadaki benzerlerinden ayrılıyor. Söz konusu sensör, şu anda denizlerdeki besin tuzunu ölçebilen en son teknolojiyi içermektedir.
12-16 Ocak 2023 tarihleri arasında Marmara’da ilk araştırma keşfini yapan alet, İstanbul Boğazı’ndan Marmaray’a giren akıntı ve doğu-batı yönündeki oksijen dağılımının neden olduğu değişiklikler de dahil olmak üzere su kolundaki değişiklikleri inceledi.
Keşifte, İstanbul Boğazı çayının 24 saat içinde üst ve alt suları güçlerine göre karıştırarak üst sularda sıcaklık ve tuzlulukta değişikliklere neden olduğu gözlemlendi.
Daha önce modellerle tahmin edilen ve sinyalleri uydudan görülen bu durum, gerçek zamanlı ve yerinde yapılan ölçümlerle ilk kez detaylı olarak ortaya çıktı. Bu değişimler zamanla tür çeşitliliğinin azalması, besin bulma güçlüğü ve deniz canlılarının göçü gibi birçok soruna yol açabilmektedir.
Doğu-batı ekseni boyunca uzanan kesitte, ölçümlerin kışın yapılmasına ve oksijen çözünürlüğünün yüksek olmasına rağmen, batıdan doğuya doğru gidildikçe tabandaki oksijenin çok hızlı bir şekilde azaldığı gözlemlendi.
Özellikle bölümün batı kesiminde döngüsel akıntılar (girdap akıntıları) ile güney havzasının dip sularına büyük miktarda tatlı su eklendiği anlaşılmıştır. Bu durum Marmara dip sularının kirlilik ve iklim değişikliği gibi dış baskılara karşı direncini artırmaktadır. Ancak bu durumun yaz aylarının başlamasıyla birlikte ortadan kalktığı biliniyor.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]