Samsun Tabip Odası Başkanı Faysal Gadir, “İşyerinde sağlıkta şiddetle, emekli olduğumuzda yoksullukla mücadele ediyoruz. Deprem bölgesindeki çalışanlarımızın barınma gibi temel sorunu bile çözülmedi. Tartışmak saygısızlıktır. hangi koşullarda ve nasıl meslekten men edileceğiz.” Bu sorunların ısrarla devam etmesiyle birlikte, “Sorunlarımızı çözebilecek yasa tekliflerini her zaman ve her yerde talep ediyoruz. Hayatta kalmak için yaşamak ve sağlıklı olmak istiyoruz.”
Ankara‘Ve Mehmet Rebi ÖzdemirEdinilen bilgiye göre Samsun Tabip Odası, “Covid-19 Nedeniyle Kaybettiğimiz 1 Nisan Doktor ve Sağlık Çalışanlarını Anma Günü” münasebetiyle sabun aracılığıyla toplantı düzenledi. Oda Başkanı Faysal Jadir şunları söyledi:
“Sağlıklı bir piyasa sisteminde artan risk”
Samsun’da uyuşturucu operasyonunda 5 zanlı çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı
“Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınının yayılmaya başlamasının üzerinden üç yıl geçti. Ülkemiz, dünyada Covid-19 salgınından en çok zarar gören ülkelerden biri. Sağlık Bakanlığı, Türkiye’de üç yılda Covid-19’a bağlı 100 binden fazla ölüm kaydetti.Federasyon verilerine göre ölü sayısı 3 kattan fazla.Koronavirüsün derinleşmesi nedeniyle hayatta kalan milyonlarca kişinin hayatı dayanılmaz hale geldi. başta hastalık ve ekonomik kriz olmak üzere çoklu kriz ortamının.Son üç yılda COVID-19 salgını ile birlikte ekonomik krizler, sel ve depremler dayanılmaz bir hal aldı.Kazalar da özellikle insan kaynaklı ve önlenebilir afetlere dönüştü. Yoksullar için ciddi yıkımlara neden oluyor.Kriz ortamlarında sağlık hizmetlerine olan ihtiyaç artsa da krizin boyutlarını kontrol ederek bu ihtiyacı azaltmak çoğu zaman mümkün.Ancak Türkiye’de pandemi ve diğer dönemlerde yetersiz hazırlıklar afetler ve sürecin yönetimindeki eksiklikler, kırılgan ve piyasaya dayalı sağlık sistemimizle birleşince riski artırdı. pandemi öncesi her afette korkunç boyutlara ulaştı.
“Yönetimin durumunu her felakette test ettik.”
COVID-19 salgınının başlangıcından bu yana her gün dört bir yandan Sağlık Bakanlığı ve diğer kamu kurumlarına gönderilen onlarca mesaj ve yapılan uyarılar hiçe sayılarak hem toplumun hem de doktorların ve sağlık çalışanlarının hayatı riske atıldı. tehlike. Salgınla geçen üç yıl, iktidar çevreleri için ekonomik çıkarların ön planda tutulduğu ve algının yönetildiği bir dönem iken, bizler için kederle, acıyla, öfkeyle geçti. Yapılan tüm hatalar nedeniyle kaybedilen yüzbinlerce candan ders almak bir yana, her yeni felakette benzer durumları yaşadık. Türkiye’de pandemi nedeniyle kaybettiğimiz ilk meslektaşımızın vefat günü olan 1 Nisan, 72’nci kararla ‘Covid-19’a kaybettiğimiz Doktor ve Sağlık Çalışanlarını Anma Günü’ ilan edildi. TTB Büyük Konferansı. Aktif görevdeyken Covid-19 pandemisinde kaybettiğimiz 176 doktor ve 513 sağlık çalışanımızı ve 6 Şubat depreminde kaybettiğimiz 103 doktor ve 449 sağlık çalışanımızı rahmetle anıyoruz.
“Haklar ilminde sınırsız”
Hatalar sonucu hayatını kaybeden yüzlerce sağlık çalışanı, bilimsel, şeffaf ve istihdam yanlısı bir yönetim anlayışı benimsendiği takdirde hala hayatta olacaktır. bu yüzden; Haklarımız için verdiğimiz mücadelenin bir ölüm kalım mücadelesi olduğunu bilmeliyiz. Ücret sistemine, kötüleşen çalışma koşullarına, sağlıkta şiddete, sağlığımızı kaybetmemek için halk sağlığını hiçe sayan politikalara hepimiz karşıyız. Yaşanan her felaketin faturasını hekimler ve sağlık çalışanları olarak biz çekerken, kötüleşen çalışma koşullarımız konusunda kamu otoritesi tarafından önemli bir adım atılmadı. Bu da yetmezmiş gibi haklarımızı gasp eden uygulamalar hâlâ tanınmadı. Seçimlere yaklaşık bir buçuk ay kala dün alelacele TBMM’de görüşülmeye başlanan ve daha fazla doktorun hakkını kaybetmesine neden olacak yasa tasarısı bunun son örneği oldu. Üç yıl boyunca Covid-19 sağlık çalışanları için meslek hastalığı olarak kabul edilmedi. Salgın dönemi ve sonrası için tüketim payımız yeterli düzeye çıkarılmadı. Çalışma koşullarımız sağlıklı yaşayalım diye yaratılmadı. İş yerinde sağlıkta şiddetle, emeklilikte yoksullukla mücadele ediyoruz. Personelimizin deprem bölgesindeki barınma gibi temel sorunu dahi çözülmedi. Bu sorunlar devam ederken, şartları ve nasıl meslekten men edileceğimizi tartışmayı saygısızlık olarak değerlendiriyoruz. Her zaman ve her yerde söylediğimiz sorunlarımıza çözüm olabilecek yasa teklifleri için çağrıda bulunuyoruz. Hayatta kalmak için yaşamak ve sağlıklı olmak istiyoruz.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]