İçindekiler
“20 gün oldu. Samandağ’da AFAD’ın, Kızılay’ın koyduğu tek bir konteyner yok. Su yok. Su versen ne dersin tank yok. Su depolarını tamir edecek ekip lazım. Evlerde bulunan hasarlı depolar bir an önce kurulmalıdır.”
Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerde en fazla yıkıma uğrayan illerden biri olan Hatay’ın Samandağ ilçesinde depremzedeler için çadır sorunu devam ediyor. Samandağ Belediye Başkanı “Bizi yok sayıyorsunuz bari sorunları çözüyorsunuz” diyen Samandağ Belediye Başkanı Refik Eryılmaz“Şu ana kadar devletten tek bir çadır almadım. Şu anda nereden bakarsanız 15 bin çadıra ihtiyacımız var.” AFAD istediği şekilde çadır dağıtıyor. Buradaki AKP örgütleri inisiyatifi eline alıp kime istiyorlarsa göndersinler. Evinin yanında çadırı olan adam 8-9 çadırı arabasına yüklemiş. Yerel AKP temsilcilerine inisiyatif ve kotalar verildi” dedi. Muhatap yok. Bu da beni vatandaşla karşı karşıya getiriyor. Devlet bunu bilinçli olarak yapıyor. Ve kendini bu işten çıkarmaya çalışıyor. Politik ideolojik bir yaklaşım var. , kemirmek.
Kızılay’da aranacak bir şey var: Pazarcı, ilahiyatçı, kebapçı gibi tek bir felaketten anlayan yok.
Hatay’ın Samandağ ilçesi, son dönemde Kahramanmaraş’ta depremlerin sarsıldığı ve yardımların ulaştığı yerlerden biri. Cumhuriyet’e konuşan Samandağ Belediye Başkanı Refik Irılmaz depremde yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı üçüncü gün buraya geldi, zaten Kızılay yok, fotoğraf çekmek için 10 çadırları var.”
“O gece tam anlamıyla kıyamet gibiydi. Evin içindeydim, ahşap olduğu için evin çatısına koştuk. Çatı çöktü ve 3 tonluk su depoları kazara yanımıza düştü, ayak parmaklarımızı kırarak kurtulduk. .Bakın 3. gün AFAD buraya geldi.AFAD’ın ciddi bir sorumluluğu var.Kızılhaç yok.Fotoğraf çekecek 10 çadırı var.Ne de olsa kurumlar buraya adım atmakta geç kaldı.Asker de geldi. üçüncü gün falan İlk üç gün kaderimize terk edildik.
“Hayırseverler buraya çok yardım gönderdiler ama gelmedi.”
Mersin başta olmak üzere çevre belediye ve kuruluşlardan yardım istedi. Beni arayıp, “Efendim geldik ama ekipmanımız durdurulmuş, başka bir şehre yönlendirilmiş” diyorlar. Örneğin Mersin Belediyesi’nden arama kurtarma ekibi ikinci gün yola çıktı. Yolda arkadaşlarınızın eşyası başka bir yere ihtiyaçları olduğu söylenerek alınır. Hayırseverler buraya çok yardım gönderdiler. Ancak gelmedi. Yaklaşık 3.000 bina yıkıldı ve yaklaşık 5.000 bina ağır hasar gördü. 45 binden fazla hemşehrimiz hayatını kaybetti.
“Belediye çalışanları da sizler gibi mağdur, onlarda depreme maruz kaldı”
Belediye çalışanları ya da yakınları enkaz altında kaldı ulaşamadım. Fen İşleri Müdürü dışında neredeyse hiçbir personele ulaşamadım. Belediye nerede diyenler var, belediye personeli de sizler gibi depremden etkilenen bir mağdur.
“Devleti temsil eden hiçbir kurum benimle iletişime geçmedi veya yakında iyileşeceklerini söylemedi.”
Ciddi bir koordinasyon eksikliği olduğunu söyleyen Erelmaz, “Kimin ne yaptığı belli değil, kurumlar hazırlıksız yakalandı. Normalde bu tür afetlerde afet ve acil durum yönetiminin görevi koordinasyondu, bunu da yapamadılar. Temsil edilen kurumların hiçbiri benimle iletişime geçmedi. Devlete veda etmedi, vali bile aramadı geçmiş olsun dedi. ‘Hala arayıp sormuyorlar’ dedi.
“Samandağ Emniyet Müdürü’ne 3 gün sonra ulaşabildik, kendisi de enkaz altındaydı.”
“Beşinci günün sonunda sadece bir polis gördük polis yok. Polisler sıkıntıda. Yani Samandağ emniyet müdürüne üç gün sonra ulaşabildik. Enkaz altındaydı,” dedi. dedi Erelmaz.
Evi yıkılmayan vatandaş da çadırı istiyor. korkuyor. Binalar risklidir. Bu kadar insan için çadırı nereden bulacağım? Devlet de beni bu işe karıştırmamı istemiyor, “Kabile reislerine dağıtacağız” diyor. Şimdiye kadar devletten tek bir çadır almadım. Şu anda nereden bakarsanız bakın 15 bin çadıra ihtiyacımız var. AFAD istediği şekilde çadır dağıtıyor. İnisiyatif burada AKP teşkilatlarına veriliyor ve kime isterlerse onu gönderiyor. Evinin yanında çadırı olan adam arabasında 8-9 tane tahıl taşıyordu. Girişim ve kotalar yerel AKP temsilcilerine veriliyor. Öte yandan ne Kızılay ne de Afet ve Acil Durum Müdürlüğü bizi göremedi. Anlaşma sağlayamadılar. Beni vatandaşla karşı karşıya getiriyor. Devlet bunu bilerek yapıyor. O da kendini bu işin içinden çıkarmaya çalışıyor. İdeolojik bir politik yaklaşım var.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]