Sakarya Cinsel Saldırıya Karşı Kadın Platformu’ndan basın açıklaması

Sakarya Kadın Platformu, kentte yolcu taşıyan minibüste meydana gelen cinsel saldırıyla ilgili basın açıklaması yaptı.

Muhabir: Özgül Kahraman

Cinsel saldırıya uğrayan Merv K.’nin annesi de basın açıklamasını paylaştı. Yasmin Hacıoğlu’nun okuduğu basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Kadınların erkekler tarafından taciz ve saldırıya uğramadığı bir gün bile geçmiyor. Kadınların kent meydanlarında, evlerinde, minibüslerde fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddete maruz kalmadığı bir gün bile geçmiyor. 28 Kasım akşamı M. harcamak. Küçük kız MK’yi kelepçeleyip cep telefonunu elinden alan SSY, SSY kıza tecavüz etmek istedi, direnmeyince fena halde dayak yediği minibüsten kaçarak ailesinin evine sığındı. Adapazarı’ndan kaçmak üzereyken polis tarafından yakalanan şüpheli sürücünün 30 farklı sabıka kaydı olduğu ve hırsızlıktan cezaevine girmesinden 6 gün önce cezaevinden çıktığı ortaya çıktı. Ayrıca yetkililer sorumluluk almayarak sıradan bir vatandaş tarafından “Ailenin yanındayız, bu davanın takipçisiyiz” gibi ağır açıklamalarda bulundu.

Biz sorarız;

Toplu taşımayı kullanmak yasal değilken, iğrenç suçlar işlemiş biri toplu taşımayı nasıl kullanabilir?

Denetimler düzenli olarak yapılmıyor mu?

Hazine ve Maliye Bakanı Noureddine Al-Nabati bir yıl süreyle değerlendirildi
Hazine ve Maliye Bakanı Noureddine Al-Nabati bir yıl süreyle değerlendirildi

Bu suç makinesini sürücü koltuğuna kim koydu?

Yetkililer bu durumda sorumluluk almayarak yeni davalar açmıyor mu?

Bu şehirde bir toplu taşıma şoförü tarafından taciz ve tecavüze uğrayan kaç vaka var?

Bu kaotik sistemde cinayetler ve ihlaller son bulacak mı?

Şiddet uygulayanlara caydırıcı cezalar verilmesinin önünde ne duruyor?

6 gün önce cezaevinden çıkan bir kişinin yeniden suç işleme cüretinin büyük olması, yetkililerin denetimleri etkin bir şekilde yapmaması ve sorumluluk kabul etmemesi nedeniyle gerçek cezaların caydırıcı olmamasıdır.

Kanunlar kadınları korumazsa kim koruyacak dediğimizde mevcut kanunların dahi uygulanmadığını görüyoruz. Bu ülkede her gün en az 4 kadın öldürülüyor. Kadınlar en yakınındaki erkekler tarafından fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmakta, intihar iddiasıyla son derece şüpheli ölümlerle yaşamları çalınmaktadır. Cezasızlık, korunmasızlık ve kanunsuzluk nedeniyle kadına yönelik şiddete ilişkin istatistikler, dünya çapında bir insan hakları felaketini ortaya koyuyor. Kadınların toplum ve devlet önünde insanlık dışı yöntemlerle vahşice öldürülmesi, kadına şiddet uygulayanların erkek adaletiyle “tahrik” adı altında serbest bırakılması, şiddeti ve kadın cinayetlerini körüklüyor.

fotoğraf_5787674491462203978_y

Sinirliyiz…

Öfkemiz geleceğimiz olan çocuklarımıza… Çocuklarımız, biz kadınlar, bu şehirde kendimizi güvende hissetmiyoruz…

Sesimizi duyurmamız gerekiyor.

Güvende olmalıyız.

Bu nedenle İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması hayati önem taşıyordu. İstanbul Sözleşmesi’nin kadınları, çocukları ve erkekleri şiddet mağduru olmaktan koruyan bir sözleşme olduğunu biliyoruz.

İstanbul Sözleşmesi tam ve etkili bir şekilde uygulanabilirse kadınlar kendilerini güvende hissedeceklerdir. Her birimiz minibüste sokaktaki evinde huzurlu bir hayat yaşayacağız.

Sakarya Kadın Platformu olarak bu davanın yanında olacağımızı bir kez daha kamuoyuna duyuruyor ve şiddete uğrayan kadınlara asla yalnız yürümeyeceğinizi söylüyoruz.

Yaşasın kadın dayanışması.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın