İstanbul’da çok sayıda sağlık emekçisi, özlük hakları ve iyi hekimlik değerlerini savunmak amacıyla “Büyük Hekim Yürüyüşü” düzenledi. Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde toplanan grup, Kadıköy İskele Meydanı’na kadar yürüdü.
Yürüyüşe katılanlar, “İyi hekimlik değerlerini savunmak için birlikte güçlüyüz”, “Eziyet yönetmeliğini istemiyoruz”, “Bakan istifa” yazılı pankartlar taşırken, “Susmuyoruz, korkmuyoruz hiçbir yere gitmiyoruz”, “Yaşamak, yaşatmak istiyoruz”, “Savaşa hayır barış hemen şimdi” sloganları attı.
İstanbul Tabip Odası Başkanı Osman Küçükosmanoğlu, yürüyüş öncesinde yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına da değinerek, “Bu emperyalistlerin savaşa harcadıkları bütçeyle bütün çocukların yaşamı sağlanabilirdi, bütün hastalar şifaya kavuşabilirdi. Ancak görüyoruz ki savaş, bir halk sağlığı sorunu olarak daha büyük yıkımlara neden oluyor” dedi. Küçükosmanoğlu, hekimlerin kendi sorunlarının yanı sıra dünya halklarının maruz kaldığı emperyalist saldırılara da kayıtsız kalamayacağını ifade etti.
İçindekiler
SAĞLIK HİZMETİ PİYASANIN DEĞİL KAMUSAL SORUMLULUĞUN KONUSU OLMALIDIR
Basın açıklamasını okuyan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ertuğrul Oruç, Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sağlık sistemini çöküşe sürüklediğini belirtti. Açıklamada, sağlık kurumlarının işletme mantığıyla yönetildiği, performans baskısı ve gelir hedefleri nedeniyle nitelikli sağlık hizmetinin ikinci plana atıldığı vurgulandı.
Hastaya ayrılan sürenin beş dakikaya indirildiği bir sistemde iyi hekimlikten söz edilemeyeceği kaydedilen açıklamada, aile hekimliği sistemine yönelik düzenlemeler de “Eziyet Yönetmeliği” olarak nitelendirildi. Açıklamada, “Aile hekimliği sistemi giderek artan bürokratik baskı, performans dayatmaları ve yaptırımlarla yönetilmektedir. Bizim ve pek çok sağlık örgütünün ‘Eziyet Yönetmeliği’ olarak adlandırdığı bu düzenleme, aile hekimlerini ve aile sağlığı emekçilerini mesleklerini yapamaz hale getirmektedir” denildi.
Sağlık alanının giderek ticarileştiğine dikkat çekilen açıklamada, kamu kaynaklarının özel sağlık sektörünün büyümesi için kullanıldığı, sağlık hizmetine erişimde eşitsizliklerin arttığı belirtildi. “Sağlık haktır, satılamaz” ifadesine yer verilen açıklamada, sağlık çalışanlarının düşük ücret, güvencesizlik, ağır iş yükü ve artan şiddet ortamında çalıştırıldığı vurgulandı.
Özellikle genç hekimlerin tükenmişlik yaşadığı ve yurt dışına göçün yaygınlaştığı kaydedilen açıklamada, bu durumun toplumun geleceği açısından ciddi bir uyarı olduğu ifade edildi.
Hekimlerin talepleri arasında nitelikli tıp eğitimi, mesleki bağımsızlık, özlük haklarının iyileştirilmesi, emeklilikte insanca yaşam koşulları, vergide adalet ve şiddetin olmadığı güvenli çalışma ortamları sıralandı. Açıklamada, “Sağlık çalışanlarının ve toplumun ihtiyaçlarını değil, sermayenin çıkarlarını önceleyen Sağlıkta Dönüşüm Programı’ndan vazgeçilmelidir” denilerek, başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğu vurgulandı.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]