Psikofarmakolojide etik sorunlar «Efendim

Nöropsikolojideki son teknolojiler (beyin görüntüleme, psikolojik durum ve beyin işlevi için etkili ilaçlar, beynin yapısı ve işleyişi ile ilgili araçlar) tartışılan birçok etik soruna neden olmaktadır. Bu etik sorunlardan en önemlisi, herhangi bir tedavi ihtiyacından bağımsız olarak bu teknolojilerin insanların beyinlerinin ve zihinlerinin kapasitelerini ve yeteneklerini geliştirmek için kullanılmasıdır. Uyuşturucuların terapötik görevlerden farklı hedefleri olduğundan, kişinin yeteneklerini veya beyin kapasitesini geliştirmek bazı etik kaygıları gündeme getirir.

Etkin madde araştırmasının amaçları

Psikofarmakoloji alanında etkin madde araştırmaları iki gruba ayrılabilir. Birinci grupta bilinci güçlendirmeye yönelik ilaç arayışı, ikinci grupta ise psikolojik ve duygusal durumu güçlendirmeye yönelik ilaçlar yer alıyor. Aktif madde araştırmalarına örnek olarak yorgunluk ve uykusuzluğa karşı direnci artıran ilaçlar ile korku ve stresi azaltan ilaçlar (psikostimulanlar) verilebilir.

Nöropsikiyatrik bozukluklar için üretilen bir ilacın etkisinin araştırılması ve denenmesi ve örneğin normal deneklerde bilinç kaybı olan kişilerde bilinç problemlerinin düzeltilmesi önemli bir etik sorundur. Dikkat ve hafızayı etkileyen ilaçlar, hiperaktiviteli insanları tedavi etmenin yanı sıra sıradan insanların dikkatini güçlendirmek için kullanılır. Bu ilaçların dünyadaki satış hacmi, oldukça popüler bir kullanıma sahip olduklarını göstermektedir. Özellikle öğrencilerin ilgili ilaçları çeşitli yollardan temin ederek kullandıklarına dair bilgiler bulunmaktadır. Demansı tedavi etmek için hafızayı güçlendiren ilaçların araştırılmasına büyük yatırımlar yapıldığı da bilinmektedir. Çoğu deneme aşamasında olan bu ilaçların “hafıza güçlendirici” olarak da kullanılabileceği anlaşıldı.

Sıradan insanların psikolojik müdahalelerle güçlendirilmesi, bazı etkili depresyon ilaçlarının yaygın olarak kullanılmasıyla gündeme gelmiştir. Depresyon için ilaç kullananların bir kısmı tedaviden sonra da ilacı kullanmaya devam eder. Aslında bu ilaçları kullanan depresyonlu kişiler normale dönerler ama aynı ilaçlar normal insanlarda önce mutluluk hissi yaratsa da zamanla olumsuz duygulanım hissetmelerinde de etkendir. Örneğin bu tür uyuşturucu kullanan normal insanlarda sosyal ilişkilerinin olumlu etkisiyle birlikte yaşam dinamiklerinde sübjektif bir azalma gözlenmektedir.

Psikofarmakoloji alanında geliştirilen bazı ilaçlar da vejetatif fonksiyonlara yöneliktir. Uyku, beslenme ve cinsellik gibi bitkisel işlevler ruhsal bozukluklardan sıklıkla etkilenir. Psikiyatrik bozuklukların tedavisi ile bu yaşamsal fonksiyonlardaki gelişmeler sağlıklı kişilerin de ilgisini çekmektedir. Örneğin uyku bozuklukları için üretilen ve uyanıklığı artıran ve onaylanan Modafinil, bazı kişiler tarafından daha çok çalışmak ve uzun süre uyumamak için de kullanılmaktadır. Ancak bağımlılık riskinin yanı sıra psikoz geliştirme riski de vardır.

İştahı bastıran bir bileşiğin ölümcül yan etkileri nedeniyle piyasadan çekilmesine rağmen, cinsel bozukluklarda kullanılmak üzere geliştirilen ve kadın ve erkeklerde cinsel isteği artıran sildenafil’e olan talep, cinsel açıdan sağlıklı kişiler tarafından da aranıyor. kitlelerin bu tür ilaçları kullanma eğiliminde olduğu.

Güvenlik kaygılarından kaynaklanan etik sorunlar

Yan etkiler ve istenmeyen sonuçlarla ilgili güvenlik endişeleri ana tartışma konuları arasındadır. Beyinle ilgili müdahaleler çok karmaşık biyolojik sistemlerle ilişkili olduğu için büyük endişe kaynağıdır. Herhangi bir kozmetik ürünün vücutta oluşturabileceği istenmeyen olumsuz sonuç (örneğin kızarıklık veya kaşıntı) ile bir ilacın hafızayı veya dikkati etkileyen olumsuz sonucu riskler açısından büyük farklılıklar gösterir. Kritik sistemlerdeki riskler açıkça kabul edilemez. Ayrıca tedavi edici maddelerin sağlıklı bireylerdeki etkileri ve uzun süreli kullanımlarının sonuçları ile ilgili detaylı araştırmalara sıklıkla rastlanmamaktadır.

Sosyal kaygının neden olduğu etik sorunlar

Toplumda beyin fonksiyonlarını etkileyen ilaçların potansiyel etkileri bir başka tartışma kaynağıdır. İnsanlar toplumda ve çalışma ortamında stres yaşama, onları çok çalıştıran (öldüren), uyku ihtiyacını azaltan ve sahte mutluluk veren ilaçlar alma konusunda büyük risk altındadır. Ruh halini güçlendiren ve bireyleri motive eden ilaçların tedavi dışında kullanımının bir sosyal kontrol aracına dönüşebilmesi çok önemli bir etik sorundur. Yaygınlaşması durumunda kullanmayanların ve sürekli kullananların durumunun rekabeti nasıl etkileyeceği bilinmiyor. Eğitim ve iş hayatında bireylerin bu ilaçları kullanmama özgürlüğünün giderek ortadan kalkacağına inanılmaktadır. Ayrıca ekonomik olarak dezavantajlı koşullarda yaşayanların bu ilaçları temin etmede yaşadıkları maddi sıkıntılar göz önüne alındığında hem eğitim hem de iş hayatında daha şiddetli rekabetin engelleriyle karşılaşmaları olasıdır.

Felsefi kaygılardan kaynaklanan etik sorunlar

Bireylerin kişisel gelişimi, insanlığın faydalı amaçları doğrultusunda çalışmak, risk almak ve sorunları çözmek için çalışmakla düzenlenir. Bu süreçte, insanların yeteneklerini risklerle test etmenin sonuçları, kişiliklerinin temel özelliklerine dönüşür. İnsanlar zamanlarını ve çabalarını değer verdikleri işlere odaklarlar. Ancak ilaçların daha etkili olması ve bazı kazanımların daha kolay elde edilmesi, kişinin onurlu bir şekilde çalışma ve becerilerini geliştirme kaygısı taşımaması gerektiğini göstermektedir. Bu nedenle, tüm insan faaliyetlerinin tıbbi süreçler olarak görülmesi ve normal davranışların giderek patolojik davranışlar olarak görülmesi de mümkündür. Diğer bir etik sorun ise, kişinin psikolojik durumunun uyuşturucu maddelerden etkilenmesi durumunda ortaya çıkabilecek kişilik ve “benlik” algısı sorunlarıdır. Mesela bu tür ilaçları kullanan biriyle evlenen kişi kimdir?

kaynak:
– Dan J. Stein, “Phiskofarmakoloji Felsefesi”, Cambridge University Press.
– L. McHenry, “Psikofarmakolojide Etik Konular,” Tıbbi Etik Dergisi, 32 (7).
— Joseph Wegman, “Psikofarmakoloji: Akıl Sağlığı İlaçları Üzerine Düz Bir Konuşma”, PESI Publishing & Media.

yazar: Juni Saraoğlu’nu aç

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın