Pervin Buldan: Bütün bunlar hükümetin bu ülkeyi nasıl yönettiğinin resmi.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, 6 Şubat Pazartesi günü saat 04.17’de Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremin merkez üssü Pazarcık’a geldi.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, 6 Şubat Pazartesi günü saat 04.17’de Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremin merkez üssü Pazarcık’ı ziyaret etti. Pazarcıklıları ziyaret eden Buldan, “Bu facianın yaşandığı günden bu yana AKP hükümeti ve ortağı insanları kaderleriyle baş başa bıraktı” dedi. Halkın çocuklarının sesini himaye altında duymak mukadder değildir. İlk iki gün müdahale etmemek kader değil. Bütün bunlar, hükümetin bu ülkeyi nasıl yönettiğinin bir resmi.”

Kahramanmaraş’a bağlı Pazarcık ve Elbistan merkezli 6 Şubat’ta 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler 10 ilde yıkıma neden oldu. 10 Şubat 17.20’de açıklanan resmi verilere göre 19 bin 388 kişi kayıp, 77 bin 711 vatandaş da yaralandı.

Pazarcık’ta bugün meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremin merkez üssü HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan oldu. Buldan ve beraberindeki HDP heyeti Pazarcıklıları ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.

Bölgede incelemelerde bulunan Buldan, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Boldan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“BazaarCake’ten tüm çalışanlarımızın iyi niyetini alıyoruz”

Öncelikle hepimizi tebrik ederiz. Pazarcıklı Pazarcık halkı başta olmak üzere depremden zarar gören tüm halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Büyük bir felaket yaşandı. Beşinci gün bu felaketin resmini, ağır yaralarını, bize neler yaşattığını daha net görüyoruz. Çok ağır bir tahtadır. Ciddi hasar var. İnsanlar akrabalarını kaybetti ve hepimiz kendimizinkini kaybettik.

Dayanışma ve insanlık bu zor zamanda bizi hayatta tutan şeydir.

Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. İnsanların bir an önce enkazdan çıkarılmasını ve beşinci günde yeniden yaşamlarına devam etmelerini temenni ediyorum. Çok zor bir dönemden geçiyoruz ama bu zor zamanda bizi ayakta tutan dayanışmadır. İnsanlık bizi ayakta tutan şeydir. Bizi ayakta tutan, birbirimizin elinden tutup vicdanlarına dokunmaktır. Beşinci gün tek bir şeyin çok önemli olduğunu gördük. Evet, yıkım var, felaket var ama insanlık da var.

Her yerde aynı manzarayla karşı karşıya olduğumuzu belirtmek isterim.

Felaketin ilk gününden itibaren deprem bölgesini geçmeye çalıştık. Halkımızın yanında olmaya, yaraları birlikte sarmaya çalıştık. İlk gün Diyarbakır’daydık, ikinci gün Adıyaman’a gittim. Adıyaman da burada olduğu gibi ağır hasar gördü. Adıyaman’da da büyük bir yıkım yaşandı. Tıpkı burası gibi insanların kaderine terk edildiği, acılarıyla baş başa kaldığı bir şehirdi. Özellikle belirtmek isterim ki Adıyaman, Meras ve Hatay’da her deprem afetinde aynı manzarayla karşılaşıyoruz.


Babacan: Acil durum asla kısıtlama olarak kullanılmamalı

Yeniden yapılanma versiyonu kader değil

Bu görüntü Türkiye tarihine geçti. Bu görüntü, AKP iktidarıyla yönetilen bir ülkede kötü bir görüntü olarak insanların hafızasında yerini almıştır. AKP hükümeti ve ortağı bu felaketin yaşandığı günden bu yana halkı kaderine terk etti. Deprem ve doğal afetlerin kader olduğunu iddia eden cumhurbaşkanı, insanları kaderlerine terk etti. İmar affı çıkarmak mukadder değildir. Enkaz altında insanların çocuklarının seslerini duymak mukadder değil. İlk iki gün müdahale etmemek kaderinde yok. Bütün bunlar, hükümetin bu ülkeyi nasıl yönettiğinin bir resmidir.

İnsanları ve onların geleceğini düşünen bir akılları yoktur.

20 yıllık deprem vergisi nereye harcandı diye sorduğumuzda ‘Gerektiği kadar harcıyoruz’ diyenler, harcamanın yapıldığı bu ülkenin insanlarına hesap vermelidir. Bu vergiler deprem ve doğal afetlerde kullanılmak üzere toplanmıştır. Ancak günümüzde nereye harcandığını belli etmeyen bir güç var. Biz yandaşlarına, çetelerine para akıtırken bu ülkenin doğal afetlere hazırlıksız kaldığını gördük. Bu madeni paraların keyfi kullanımının göstergesiydi. Bunları Meclis’te sorduğumuzda herhangi bir cevap vermediklerini gördük. Çünkü cevapları yok. Tek dertleri kendileri, koltukları ve güçleridir. İnsanı ve insanın geleceğini düşünen bir zihniyete sahip değiller.

6 belediye, 2 il ve 4 belediye ile tüm depremzedelerin yanında olmaya çalıştık.

Biz HDP olarak depremden bu yana tüm meclis ve milletvekillerimizle her yerde olmaya çalıştık. Yaraları sarmaya çalıştık. Buna hala devam ediyoruz. Kalan 6 belediye, 2 il ve 4 belediye ile tüm depremzedelerin yanında olmaya çalıştık. Arkadaşlarımız imkanlar kısıtlı olmasına rağmen bu bağışları yapmaya çalışıyorlar. Çünkü bütün belediyelerimiz hırsızlara, hırsızlara emanet edildi. Belediye başkanlarımız ve yağmacılar görevden alındı, yerlerine hırsızların kayyumları atandı. Belediyelerimiz elimizde olsaydı bugün bu durumla karşı karşıya kalmazdık. Buna inanabilirsin. Ancak tüm kurumlarımız, kalan altı belediyemiz, milletvekillerimiz ve gönüllü yoldaşlarımızla bu yaraları sarmaya devam edeceğiz. Acımızın çok büyük olduğunu tekrarlamak istiyorum. Hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, hastanelerde tedavi görenlere acil şifalar diliyorum. Dayanışma hepimizi ayakta tutuyor, yaşatmaya da devam edeceğiz.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın