Özgür Özel, cumhurbaşkanına grev erteleme yetkisi veren düzenlemeyi yürürlükten kaldıran bir yasa tasarısı sundu.

CHP Grup Başkanvekili, TBMM Başkanı Özgür Özel; Cumhurbaşkanı’na grev ve lokavt erteleme yetkisi veren Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’ndaki düzenlemenin kaldırılması için bir yasa tasarısı sundu. teklifin gerekçelendirilmesinde; Açıklamada, “Bu kanun teklifi ile Cumhurbaşkanına kanunen tanınan bu yetkinin iptal edilmesi ve bir kişinin kötü niyetle grevi durdurmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.” denildi.

CHP Grup Başkanvekili, Manisa Milletvekili Özgür Özel; Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun tasarısını TBMM Başkanlığı’na sundu. Teklifte Sendika ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 63. maddesinin yürürlükten kaldırılması öngörülüyordu. Özil, önerisini gerekçelendirirken şu değerlendirmelerde bulundu:


Yeni konut finansmanı programının detayları netleşti

Yaklaşık 200.000 işçinin grev hakkı reddedildi: Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 63. maddesi, cumhurbaşkanı tarafından grev erteleme ve lokavta izin veriyor. Son olarak 24 Ocak 2023 tarihli Resmi Gazete’de 6724 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın yayımlanmasıyla birlikte, Birleşik Metalurji Birliği’nin Çayrova İlçesi Kocaeli Mahallesi’nde bulunan Schneider Enerji, Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nde aldığı grev kararı 2019 yılına ertelendi. Milli güvenliği ihlal sayıldığı için 60 gün. 2022 yılında Cumhurbaşkanı kararı ile Sendika Metal-İş ve Öz Çelik-İş’in Bekaert İzmit Çelik Kord Sanayi’deki görevleri ertelenmiştir. Özellikle OHAL döneminde bu yasak kötü niyetle kullanılmış ve birçok grev ertelenmiştir. AKP iktidarı döneminde 20 farklı grev ertelendi ve 200 bine yakın işçinin grev hakkı reddedildi.

Demokrasinin resmi değil: Grev hakkı, işçilerin insana yakışır ve sürdürülebilir bir yaşam sürdürebilmeleri için en temel ve vazgeçilmez işçi haklarından biridir. Hükümetin ve yürütmenin örgütlenme özgürlüğüne ve grev hakkına müdahale etmesi demokrasiyle bağdaşmaz. Türkiye’de sendikal haklara ve grev hakkına idari kararlarla veya mevzuat değişiklikleriyle müdahale edilmesi demokratik bir görüntü değildir. Türkiye işçi sınıfı, işçi düşmanı ve işçi haklarını savunmayan bir siyasi iktidarın yönetimi altında, işçilerin onlarca yıl önce ileri demokrasilerde kazanmış oldukları bazı haklardan hâlâ yoksundur. Anayasa Mahkemesi’nin United Metalish Company’nin talebi üzerine aldığı ve 20/7/2018 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararında, “kanunun ilgili maddesinde yer alan terimlerin anlamlarının çok geniş bir şekilde yorumlanması” ikna edici bir gerekçe olmaksızın, tüm grevlerin ulusal olduğu ve güvenliği bozabileceği ve demokratik bir toplumda anayasal haklara gereksiz ve orantısız müdahaleye yol açabileceği sonucuna varılabileceği anlamına gelir.

Eksiksiz bir organizasyonel değişiklik incelemesi gereklidir: Türkiye’de işçi ve kamu görevlilerinin haklarını alabilmeleri ancak güçlü sendikalar ve bu sendikaların imzaladığı adil toplu iş sözleşmeleri ile mümkündür. Bu nedenle çalışma hayatına ilişkin kapsamlı mevzuat değişikliğinin gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Gücün sürekli ve kötüye kullanılması…: Ancak cumhurbaşkanının grev ve lokavt erteleme yetkisi, işçilerin haklarına erişmesini engelliyor. Ayrıca bu yetkinin artarak ve kötü amaçla kullanılması örgütlenme özgürlüğüne müdahale edilmesine zemin hazırlamaktadır. Bütün bu nedenlerle, bu Kanunla Cumhurbaşkanına verilen bu yetkinin kaldırılmasını ve bir kişinin kötü niyetle grevi durdurmasının önlenmesini amaçlamaktadır.”

Başkanın grevi ve kapatmayı erteleme yetkisi nedir?

Özil Kanun teklifinde, yürürlükten kaldırılacak yönetmelikte; “Kanuni grev veya lokavta karar verilmiş veya başlanmış ise; kamu sağlığı veya millî güvenliğin bozulması hâlinde, Cumhurbaşkanı bu uyuşmazlıkta grev ve lokavtı altmış gün erteleyebilir. Erteleme süresi, kararın yayımlanması.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın