Ontoloji (varoluş felsefesi) nedir? ” efendim

Ontoloji, varlığın ne olduğunu ve var olup olmadığını araştıran felsefe dalıdır. “on” ve “logos” kavramlarının birleşiminden oluşur. Ama logos/mantık aslında bir bilim olarak kullanılıyor. Felsefe bir bilim olmadığı için felsefeyi bir disiplin olarak görüyoruz.

Varoluş, varlığın kedisidir. Aynı zamanda varlığı iki kısma ayırabiliriz: gerçek varlık ve ideal varlık. Mükemmel varoluş, zihinde var olan soyut kavramları ifade eder. Ancak gerçek varlıklar, dünyada somut bir gerçekliği olan masalar, sıralar ve kapılar gibi şeylerdir.

Farkında olmak: Bilimin varlığın var olup olmadığını sorması gerekmez. Bilakis o, varlığı özel bir mesele olarak ele alır ve inceler. Bilime göre, varlığın gelişmesi ve kesin olarak söylenmesi önemlidir. Bilim, varlığı somut olarak ele alır.

Felsefeye göre: Felsefe, varlığın var olup olmadığı sorusuna yaklaşarak varlığın özünü ve kaynağını araştırır. Ayrıca varlığı belirli, yani kozmik bir varlık olarak değil, bir bütün olarak inceler. Felsefeye göre varlığın birincil kaynağı nedir sorusunun tek bir cevabı yoktur ve bu nedenle kişisel bir yaklaşımdır.

Metafiziğe göre: Öte yandan metafizik, varlığın sadece eşya değil, varlığı oluşturan soyut kavramlar, duygular, değerler ve soyut kavramlar olduğunu belirtir.

Orijinali var mı?

Reddedilen varlık:

temsilci: Gorgias ve Nietzsche: Varlığı reddedenler (nihilistler), varlığın var olup olmadığı sorusuna belli temeller atmışlardır. Gorgias, nihilizmin ilk kurucusudur. Gorgias’a göre “Hiçbir şey var olamaz, var olsa bile bilinemez, bilinse de bir başkasına aktarılamaz.” Nihilistlerden biri olan Nietzsche’ye göre ahlaki değerler varoluşun temelidir. Ancak günümüz insanı kendi ahlaki değerlerini oluşturamayacak. Nietzsche’ye göre, bireyin en büyük görevi daha iyi olmaya çalışmaktır ve onu değerli kılan, sahip olduğu değerlerin oluşturduğu varlıktır. Günümüz insanı bu değerleri yeniden inşa edememekle ve var olmayı reddetmekle suçlanıyor.

varlığı kabul eden

a) Varlığı oluş olarak kabul edenler
b) Varlığı madde olarak kabul edenler (materyalizm)
c) Varlığı düşünce olarak kabul edenler (İDEALİZM)
d) Varlığı madde + fikir olarak kabul edenler (düalizm)
e) Varlığı öz kabul edenler (fenomenoloji)

a) Varlığı kabul edenler

Temsilcisi Herakleitos’tur. Herakleitos’a göre varlığın temeli ne madde ne de düşüncedir. Bunlar zamanla yok olacaktır. Ancak bu yok oluşlar arasında yalnızca bir değişiklik sabit kalır. Dolayısıyla oluş aslında kendisi olmaktır. بالإضافة إلى ذلك ، أوضح هيراقليطس ، الذي استخدم كلمة أنه لا يمكن للمرء أن يستحم مرتين في نفس النهر ، أنه حتى النهر المتدفق لا يظل كما هو ولا يمكننا إعادة الماء فيه ، فالناس يتقدمون في العمر يومًا بعد يوم ، والأفكار تتغير بمرور الوقت ولا تظل ثابتة hiç.

b) Madde olarak varlıklarını kabul edenler:

Temsilcisi Demokritos ve Karl Marx’tır.

Demokritos, varlığın madde olduğunu savundu ve maddenin en küçük parçalarını oluşturan atomların yakınsamasından söz etti. Gözle görülemeyecek kadar küçük olan atomlar bir araya gelerek masa, sıra, kapı vb. malzemeleri oluşturmuşlardır. Aynı zamanda Demokritos, havadaki görünmez atomlardan da söz eder.

Karl Marx düşünceyi inkar etmese de düşünceyi biyolojik bir işlev olan bedenin ve beynin bir uzantısı olarak kabul eder ve düşünceyi maddenin yarattığını savunur.

c) Varlığı fikir (fikir) olarak kabul edenler

Temsilcileri Platon ve Aristo’dur.

Platon: Bu dünyada var olan her şeyin aslında fikirlerin bir yansıması olduğunu savunuyor. Platon’a göre varoluşun temeli fikirlerdir. Bu dünyadaki nesneler aslında düşünce ve fikirlerin zihindeki kopyalarıdır.

Aristo: Varoluş ile düşüncenin aslında eşdeğer olduğunu ve gerçek varlığa ancak düşünce yoluyla ulaşılabileceğini savunur. Fikir, nesnelerdeki şekillerdir. Ağacın şekli örnekteki gibi masa olacaktır.

d) Varlığı madde + fikir (çift) kabul edenler:

Descartes: Varlığın materyalizm ve idealizm karışımından oluştuğunu savunur. Madde ve ruh, yaratıcı ve mahluk, beden ve akıl gibi iki temel unsur varlığın temelidir.

e) Kendi varlığını (fenomen) kabul edenler:

Temsilcisi HUSSERL’dir. Varlığın niteliklerini veya türlerini değil, varlığın ne olduğunu bilmeyi mümkün kılan bilinç, varlığın kendisini verir. Varlığı tüm sıfatlardan ayırarak, onu zamansal ve mekansal bağımlılıktan ayırır.

yazar:Soner Bahçe

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın