Muhammed Akef Hamza Cibi: Bütçeyi oylamayacağız

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzecep, TBMM Genel Kurulu’nda 2023 bütçesinin tamamına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “20 yılın sonunda dünyevi işleri kolaylıkla başka bir dünyayla takas ettiğinizi gördük. Türkiye’de din gücü yok, inanıyor.” Birçoğu, dünyevi güç var. Şimdi rant hevesi var. Yağma günleri yaşıyoruz. Bitmek üzere. O zaman görüşürüz. Günah özgürlüğü adına devleti soyanlara karşı milletin çıkarlarını savunanlardan bir koalisyon oluşturacağız. Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak bütçeye hayır oyu vereceğiz.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda 2023 bütçesinin tamamı hakkında parti grupları ve yürütme organı adına konuşmalar yapılıyor. Genel Kurul’da söz alan CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzicebi, partisinin bütçenin tamamına ilişkin görüşlerini açıkladı. Hamza dedi ki:

“AK PARTİ GÜÇ, Türkiye’yi çifte dijital enflasyonla yaşayacak sanıyor”

“İstanbul seçimlerini iptal eden hastalıklı irade bu kararın arkasında bir kez daha kendini gösterdi ve Ekrem İmamoğlu bu hukuksuz cezaya çarptırıldı. Bu kararın arkasında iktidarın hiçbir siyasi aklı yoktur. Bu kararın arkasında iktidarın siyasi aptallığı vardır. İktidardakiler kullanırsa ekonomide büyüme olmaz Kanun sopa gibi ekonomimizin ana sebebi bu ekonomimiz ciddi sıkıntıda birincisi yüksek enflasyon var çift haneli yaşıyoruz Orta vadeli programa göre 2023 ve 2024 yıllarında çift haneli enflasyon bekleniyor, bu da Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin 2017’nin 100. yılı da dahil olmak üzere Türkiye’yi çift haneli enflasyonla bir arada yaşamaktan kınadığı anlamına geliyor. 8 yıl çift haneli enflasyonla yaşayan Türkiye, Ekim ayında yüzde 99 enflasyon oranıyla Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı üyesi ülkeler arasında lider konumunda. Kasım ayında gıda fiyatları enflasyonu henüz görülmedi Kasım ayında gıda fiyatları enflasyon oranı yüzde 102 oldu, Türkiye’nin enflasyon oranının yüzde 1000 olduğu düşünülürse bu sürpriz olmayacak. Cent, bu politikaların sonucu olacak.

“Kırık tuğlalardan yeni bir ev yapmaya çalışıyorsun.”

İkinci önemli sorun; Türkiye’de kalitesiz, istikrarsız ve kalitesiz bir büyüme var. Dolayısıyla işsizlik azalmaz. Türkiye’nin işsizlik oranı 2002’de %10,3’lük işsizlik oranında kalıyor. 20 yıl sonra Türkiye’nin işsizlik oranı 20 yaşında. İşsizliği ve yoksulluğu azaltamayan hükümet, sosyal yardım alan çok sayıda insanla gurur duyuyor. Bu aslında bir utanç meselesi olmalı. Kişi başına düşen milli gelir 2007 yılına geri dönüyoruz. Sosyal devlet gücünü kaybetmiştir. Maliye politikası hafife alındı. Maliye politikası tarafından desteklenmeyen para politikasının başarı şansı yoktur. Şimdilik, para politikası zeminde kalıyor. Toplam hazine borcu arttı. İnsanlarımız mutsuz ve çaresiz. 2023 bütçesinde Türkiye için taahhüt edilen kişi başı gelir hedefi 10 bin 71 dolar. Bu 13 yıl önceki rakam. Her şey karıştı. Yıkılan tuğlalarla yeni bir ev yapmaya çalışıyorsunuz, bu mümkün değil.

“Mal dağılımı açısından dünyanın en kötü ülkesi Türkiye. Erdoğan’ın serveti Türkiye’de.”

20 yıl önce Türkiye ekonomisi, dünya ekonomisinin ürettiği gelirin yüzde 1’inden daha azını üretiyordu. yüzde 0.8 20 yıl sonra hala yüzde 0,8’iz, yüzde 1’in altındayız. Türkiye’nin gelişmekte olan ülke ekonomilerindeki payı 2002’de yüzde 3.4 iken şimdi yüzde 2. 90’lı yılların başında dünya ekonomisinde yüzde 4 olan Türkiye ekonomisinin payı şimdi yüzde 2; yarım. Türkiye küreselleşme çağından çırak olarak çıktı. AKP’nin 20 yıllık iktidarında da kazananlar oldu ve herkes kaybetmedi. Servet dağılımı açısından Türkiye dünyanın en kötü ülkesi. ABD bile Türkiye’den daha az adaletsiz. Erdoğan Türkiye’de serveti yeniden dağıttı. Beş araç kullanın. Kamu ihaleleri, banka kredileri, teşvikler, imar emsalleri, TMSF ve özelleştirme ihaleleri. Artık Türkiye’de yeni bir elit var. Bu, Adalet ve Kalkınma Partisi altındaki seçkinlerdir. 2014’te maaşlı çalışanlar milli gelirin yüzde 30,7’sini kazanırken şimdi yüzde 26,5’e çıktı. Bu rakam AKP için 2003’ten bu yana en kötü rakam. Ücretlerin milli gelir içindeki payı düşüyor. Ücretliler fakirleşiyor, toplum fakirleşiyor ve Erdoğan ve arkadaşları bize dini mesajlar veriyor. Bu biraz şöyle; Dışsal dua ve duaya dayalı dindarlık, içerde mal birikimi.

“Bay Ardouane, eğer onun sertifikalı bir piyasa ekonomisi olmasına yardım edebilirse.”

Türkiye ekonomisi verimlilik sorunu yaşıyor. Reformlar terk edildi, reformlar alt üst oldu. Kamu İhale Kanunu 200 kere değişirse Türkiye ekonomisi büyüyemez, etkinliğini artıramaz. Sayın Erdoğan. Demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri sevmez. Elinden gelse, “Bu totaliter bir piyasa ekonomisi olsun” derdi. “Er benim emir ve talimatlarım doğrultusunda hareket etsin” istiyor. Bankacılık sistemi böyle devam etsin, seneye bankacılık sektörü diye bir şey kalmayacak. Türk ekonomisi teknoloji yoğun ürünler üretemiyor. Yüksek teknolojili ürünlerin üretim ve ihracat oranı ise yüzde 3. Böyle devam edersek her yıl yoksulluk sınırının bile altında olan asgari ücreti tartışacağız. Çünkü emek yoğun sektöre yöneliyoruz. Ucuz emeğe güvenerek rekabet gücü kazanmaya çalışmak Türkiye ekonomisini mahveder; Vazgeç. Yönetmen bu üretim stratejisini değiştirir.


Bakkart fabrika işçileri yasağı tanımadı

“2021 Ocak ayı itibari ile 508 çeşit ekmek asgari ücret skalasından çıkarıldı.”

Güç istiyor, bu yüzden ona daha fazla güç vermeyin. çıraklık, beceri, yeterlilik; Artık “kalfalık dönemim” diyebilir. Sadece inanma. Ocak 2021’de asgari ücret bin 825 lira, ekmek 1.5 lira. Asgari ücret kaç ekmek kazanıyor? 1883 somun ekmek. Ocak 2022 Asgari ücret 4 bin 253 lira, ekmek 2.5 lira. Kaç tane ekmek alıyor? Bir yılda 701 bin 182 ekmek telef oldu. Temmuz ayında asgari ücretin yeniden 5 bin 500 liraya çıkarılması ülkede bayram havası yarattı. Ekmek 4 lira. 1375 somun ekmek alıyor. 2021 Ocak ayına göre asgari ücret tablosundan 508 adet ekmek alındı. Merkez bankası faiz oranlarını indirdi. 2018 seçimlerinden önce yüzde 4 olan dolar kuru şimdi yüzde 10 oldu. Dolar kredimin faizi iki katına çıktı. Bu politika Türkiye’yi çöküşe doğru sürüklüyor. Mücahid gömleği giymeye başladınız ve gömleğinizi değiştirdikten sonra bugünün tatlı su mücahitlerisiniz. AKP hükümeti 2014’ten beri çiftçilere verdiği sübvansiyonları azalttı. Çiftçilere 2002’de bu kadar sübvansiyon yapılsaydı fazladan 30 milyar TL – 2002’de 39 milyar TL vereceklerdi. 2022’de 30 milyar, 2023’te 43 milyar çiftçi satın aldı. .

“İktidar CHP olarak bütçeyi oylamayacağız”

Yirmi yılın sonunda dünyevi olanı öbür dünya ile değiş tokuş etmenin çok kolay olduğunu gördük. Türkiye’de pek çok kişinin inandığı gibi dini bir güç yoktur, dünyevi bir güç vardır. Şimdi rant hevesi var, talan günlerini yaşıyoruz. Bu süre dolmak üzere. Kaçma günleri bittiğinde, görüşürüz o zaman. Özgürlükleri baskılayan bu politikalara karşı daha geniş bir koalisyon oluşturacağız. Vergilendirmede çevre, yeşil ekonomi, yeşil finans ve yeşil geçiş arasında bir ittifak kuracağız. Günah işleme özgürlüğü adına devleti soyanlara karşı milletin çıkarlarını savunanlardan bir koalisyon oluşturacağız. CHP hükümeti olarak bütçeye hayır oyu vereceğiz.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın