Muğla’daki üniversite öğrencileri: Üniversite kampüsümüzde taciz ve şiddete izin vermeyeceğiz

Menteşe Kadın ve Üniversite Platformu, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde (MSKU) yaşanan tacizi protesto etti. “Kadın lisans öğrencisi olarak kaldığımız kampüste her gün erkeklerin taciz ve şiddetine maruz kalmamız yetmiyormuş gibi kampüslerimizde erkek akademisyenlerin cinsel saldırılarına da maruz kalıyoruz.”

Menteşe Kadın ve Üniversiteli Kadın Platformu, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ndeki (MSKU) taciz iddialarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Manshi’nin üniversite kampüsünün bulunduğu Kotikli semtinde dün yapılan basın açıklamasında kadınlar, “Kampüsümüzde taciz, tecavüz ve şiddete izin vermeyeceğiz” yazılı pankart taşımıştı.


Selahattin Demirtaş’ın “cücelerin reisi” dediği Albay Özalan’dan yanıt

Grup adına basın açıklamasını okuyan Gözde Baktimur şunları söyledi:

“Ülkemizde kadınlar, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, erkek zihniyeti ve bunun toplumun birçok alanında yarattığı taciz ve şiddetle mücadele etmek zorunda. Üniversiteli kadınlar olarak kaldığımız kampüste sanki her gün erkekler tarafından taciz ve şiddete uğruyoruz. kampüslerimizde erkek akademisyenlerin cinsel saldırılarına maruz kalıyor. Akademisyen olarak tanımladığımız profili sorguluyoruz. Erkek egemen kadın zihniyeti tüm alanlarımıza saldırarak bizi güçsüz ve yalnızlaştırabiliyor. Üniversite, sık sık yaşadığımız taciz, şiddet, tecavüz ve cinsiyetçiliğe karşı erkek akademisine dur diyoruz.

“Eşit ve sağlıklı eğitim ortamı en temel hakkımız”

Eğitim hayatımızda karşımıza çıkan bu zihniyet ve bu zihniyete sahip öğretmenler başta kız öğrenciler olmak üzere tüm öğrenciler için tehdit oluşturmaktadır. Bu eril zihniyetin bir öğretmen olarak karşımızda olması ve bu kişilerin akademik konumlarından dolayı toplumun belli bir kesimi tarafından savunulması ve korunması bizi toplumun her alanında taciz ve şiddet görme riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Bizler bu toplumun bugününü ve geleceğini oluşturan gençler olarak üniversitelerde daha eşit ve sağlıklı bir eğitim ortamının en temel hakkımız olduğuna inanıyoruz. Üniversitelerin önceliği, öğrencilerin hak ettiği ataerkil zihniyetten arınmış, eşitlikçi, demokratik ve şeffaf bir eğitim hayatıdır.

“Üniversitemizde zorba öğretmen istemiyoruz”

Kadınlar olarak evde, sokakta, sosyal alanlarda, işyerlerinde, üniversite kampüslerinde karşılaştığımız baskı, taciz, sömürü ve cinsel istismarın arkasında erkek egemen sistemin olduğunu biliyoruz. Tecavüzcüyü değil de kadını itham edenin, kadının sözlerini yok saydığını, tecavüzcüyü temize çıkarmaya çalıştığını, tecavüzcüyü konukseverlik ve ağıtlarla sorguya çektiğini ve bu konudan güç aldığını da anlıyoruz. Bu şehirde yaşayan üniversiteler olarak eğitim kurumlarında tacizin, tacizin, şiddetin, cinsel saldırının peşini bırakmayacağız. Bacılarımıza sesleniyoruz: Mücadelenizde, gerek hukuksal mücadelenizde, gerekse sizden sonra gelecek bacılarınıza vereceğiniz cesarette yanınızdayız. Umudumuz birbirimizde. Umudumuz, işbirliğimizden aldığımız güçte, her gün şiddetten arınmış bir yaşam için mücadele eden kadınların dayanışmasındadır. Taciz, tecavüz ve kadın düşmanlığına karşı kadın dayanışmasını artırmak için çalışıyoruz. Üniversitemizde tacizci tecavüzcü öğretmen istemiyoruz.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın