Nakliyat-İş Başkanı Alireza Küçükusmanoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın yılbaşında özel bir şirkete verdiği kurye hizmetine ilişkin, “Yıllar geçtikçe pandemi süreciyle birlikte başlayan bu online sipariş veren firmalar büyüdü. önemli ölçüde ve bu süreçte bu büyümeyi sağlayan motor firmaları oldu.Onlar büyürken motorcular öldü.Bu konuda bir sorun yokmuş gibi senaryolara katıldığı hassasiyeti aynı şekilde bekliyoruz. sürücülerin karşılaştığı sorunları çözüyor.” İstanbul’da motosiklet kuryesi olarak çalışan bir işçi, “Biz bu haklar için mücadele ederken, biz Yemcibeti’de ziyaretler yaparken, haklarımız gasp edilirken bakan neden ses çıkarmadı” diyerek yanıt verdi.
Mustafa Varank, sene başında özel bir şirkette motosikletli kuryelik yapıyordu. Ankara’nın Altındağ ilçesindeki Kredi ve Gençlik Yurtları Kurumu’ndaki kız çocuklarına kalacak yer siparişi alan Bakan Varank, “Vatandaşlarımızın ürünlerini güvenle evlerine teslim edebilmeleri için kurye arkadaşlarımız yoğun bir şekilde çalışıyor. Gerçekten kar ve kış olduğunu söylüyorlar. Zaman zaman istekleri geliyor.Farklı firmaların farklı uygulamaları var.Kurye arkadaşlarımızın yaşadıklarına dair farkındalık yaratmak,anılarını sormak için yılbaşını onlarla birlikte geçirmek istedik. Bizim için de farklı bir deneyim oldu.”
İstanbul’da motosiklet kuryeliği yaparak geçimini sağlayan bir işçi, Bakan Varank’ın önde gelen kurye firmalarından birinde motosiklet kuryeliği yaptığını şöyle değerlendirdi:
“O depoda 10 saatten az çalışan bendim.”
“Bakanın Getir deposunda motosikletli kuryeyi ziyaret etmesi çok güzel ve olumlu bir tavır. Ancak benim Bakana sormak istediğim bazı sorular var. Biz kendi mücadelemizi verirken Bakan neden konuşmadı?” Geçen yıl Yemexepeti’nde yürüyüş yaparken haklarımız gasp edildi Özlük haklarımızı hukuken nasıl güvence altına alacaklar Ya da ziyaret ettiği arkadaşlarına “Günde kaç saat çalışıyorsunuz?” O depoda 10 saatten az çalışan var mı, hiç sordunuz mu: “Arkadaşlar, çocuklarınıza nasıl bakıyorsunuz, kazandığınız para size yetiyor mu?”
“Ömrünü bize verilen süre içinde vermemiz gereken sürülerde geçiren arkadaşlarımıza hesap vermeyi nasıl düşünürler?”
Organize bir şekilde odaklanmak kolaydır ve reklam yapmak kolaydır. Gelip sahadaki sürücülere gerçek sorular sordu mu? Bizim iş kolumuz hala transfer olarak görülmüyor. Bunu ne zaman yasal olarak güvence altına almayı planlıyorlar? Bu kadar muğlak soru varken kalkıp Getir’in deposunu ziyaret etmesi, onları kendine çekmesi ve sonunda “Soğuktu” demesi biraz saçma geldi. Belki biraz anladık ama verdiğimiz rahatsızlıklar nedeniyle hayatını kaybeden arkadaşlarımızın ve en önemlisi 15 dakikada, 20 dakikada, yarım saatte teslim etmek zorunda kaldığımız paketlerin hesabını nasıl verecekler? ayrılan süre içinde saat? Getir’in deposunu ziyaret ederken aklına geldi mi hocam? “
Deniz Yavuzılmaz: “Aracın Asangazi Köprüsü’nden geçişi için ödenen ücret; aracı geçmeyen vatandaşın sırtına binen her araç yükü için 781,50 lira.”
“Son zamanlarda üniversiteden mezun olan motosiklet antrenörlerinin sayısında bir artış var ve bunların kasıtlı yapıldığını düşünüyorum.”
Bir başka motosikletli kurye ise ANKA haber ajansına şu açıklamayı yaptı:
“Yemeksepeti/Banabi’de 3,5 yıldır elektrikçi olarak çalışıyorum.Kurulduğumuz günden itibaren ileriye değil geriye gitmeye başladık.2022’de bir takım eylemler oldu.Sendikalaşma sürecine gidiyorduk ama olmadı. ‘olmadı.Firmamız iş kolunu değiştirdi,işlem hattını değiştirdiÇalışma Bakanlığına itiraz etti sonra cevap gecikti ama olmadı.Daha çok lafzi kurye sistemine ağırlık verildi. kurye sistemi getirildi, eşyalar feda edildi.
Hala devam ediyor ve 2023’e sayılı günler kaldı. Bazı arkadaşlarımıza teklifler geliyor; tazminat gibi. İşte şunlar; İşçilere dışarıda gösteri yapma hakkı vermek istemiyorlar. Sene başında Sanayi Bakanı kendi tercihine göre bir tur yaptı. İleride mesleki sertifika olacağı için bu işi yapmak isteyen arkadaşlara bir gelir kapısı açılmış olacaktır. Diğer bir deyişle, ülkede son zamanlarda üniversite mezunu motosiklet sahiplerinin sayısı arttı. Ben de daha motivasyon amaçlı yapıldığını düşünüyorum.”
“Gerçekten motokros podyumları gibi zorlu koşullar altında çalışıyoruz”
İstanbul’da yaşayan bir başka motosikletli kurye ise şunları söyledi:
“Ülkemizde motosikletli kuryeler olarak gerçekten çok zor şartlar altında çalışıyoruz. Evet araba kullanan hemşerilerimiz haklı. Yola çıkıyoruz, trafik ışıklarını görmezden geliyoruz, çoğu zaman kuralları çiğniyoruz ama hepsi bu yüzden oluyor.” bizim ve firmaların bizden istediği şartlar ve buna dikkat çekmek için Bakanımızın Getir ile son görüşmesinde umarım herkesin nefesini tutacağı bir yer vardır.
“Motosikletlerle aynı hassasiyeti sorun çözmede de bekliyoruz.”
İş Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Alireza Küçükosmanoğlu da şu değerlendirmede bulundu:
Bakan Varank’ın Getir’in işverenleriyle hazırladığı senaryo. Bu script aslında Getir’in reklamını yaptığı scripttir. Getir, geçtiğimiz günlerde örneğin Almanya’nın en büyük şirketini satın aldı ve Almanya ile birlikte Avrupa’nın en büyüğü oldu. Yıllar içinde pandemi süreciyle birlikte başlayan online sipariş veren firmalar katlanarak büyüdü ve bu süreçte o büyümeyi sağlayan da dört çeker firmalar oldu. Büyürken, motokrosçular öldü. Pandemi öncesi iş cinayetine dönüşen trafik kazalarında 19 motosikletli kurye hayatını kaybederken, pandemi yıllarında 2021’de 200’ü aştı. Arabalı kuryelerin birçok sorunu var. Bunlardan biri de Artisan modelidir. Yani bu sorunları görmezden gelen, duyarsız, senaryolara katılan mevcut iktidarın aynı duyarlılığını, sürücülerin yaşadığı sorunların çözümünde bu konuda bir sorun yokmuş gibi bekliyoruz. Ama şimdiye kadar bundan çok uzak. Yasal olarak gerekli olan bir motosikletçi olmak, yaptıkları iş açısından ağır bir iş olarak kabul edilir. İşçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmamıştır. Konuyla ilgili hiçbir işlem yapılmazken yılbaşı reklamlarıyla ilgili bir tavır alması gerçekten doğru değil. Dediğim gibi aynı hassasiyeti sürücülerin sorunlarına yaklaşımında da görmek isteriz.
Bazı motosikletler bir hafta ara vermeden 90 saate kadar çalışabilir.
Bayi-kurye modeli sadece Türkiye’de değil tüm dünyada çalışanlara dayatılan bir çalışma ilişkisidir. Bu iş ilişkisi ile her motosikletli kurye ayrı bir işveren ve ayrı bir vergi mükellefi olmaktadır. Aslında o şirkette işçi ama yasal olarak öyle sayıldığı için mevcut iş kanunu ile tanımlanan iş dışında bazı sürücüler daha fazla para kazanmak için bir hafta izinsiz 90 saate kadar çalışabiliyor ve daha fazla para kazanabiliyor. daha fazla istek alın. Türkiye’deki mevcut iş hukuku kurallarına göre bu yasal değil. Gerçek kurye modeli dünyanın farklı ülkelerinde de mevcuttur. Bu Hollanda’da yasak, Türkiye’de de yasaklanmalı. Çünkü bu ilişki, çalışanların İş Kanunu dışında haklarını dikkate almayan, işverenlerin daha fazla kazanç elde etmelerini sağlayan bir iş ilişkisine dönüşmüştür. Yani güvensiz ve asi bir ilişki… Üstelik bu ilişki iş cinayetlerine dönüşen trafik kazalarının da temelini oluşturuyor. Türkiye’deki mevcut işsizlik nedeniyle Trendyol, Yemeksepeti, Getir ve Hepsiburada’nın aksine işsiz öğretmenler, lisansüstü öğrenciler ve çeşitli bölümlerden mezun çalışanlar da var. İşsizlikten dolayı bu işi yapmak zorundalar. Geçen hafta İzmir’de bir motosikletçi ve atanmamış bir sosyal bilgiler öğretmeni intihar etti.
“Esnaf ve küratörlerin ilişkisi de birliğin önünde engel”
Tüccar ve kurye arasındaki bu ilişki de sendikalaşmaya engeldir. Çok kısa sürede bir iş arkadaşımız Yemeksepeti organizasyonuna üye oldu. Bir işveren hukuka aykırı bir davranışta bulunarak iş kolu değiştirmiş ve 2000 üyemizin üyeliği iptal edilmiştir. Uygulanan bir tüccar – kurye var. İlk örgütlenmeye başladığımızda Mekcipeti’nde tüccar-kurye yoktu ama artık buharlı gemilerin tüccar-kurye modeline dönüştüğü bir süreç yaşanıyordu. Getir’de tüm sürücüler kurye-bayi olarak çalışmaktadır. Kurye tüccarı olarak çalıştığı için sendikaya üye olma hakkı yoktur.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]