biliyor musun
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl yaklaşık 50.000 kişiye HIV bulaşıyor.
1980’lerde HIV/AIDS’in ortaya çıkışından bu yana, bu hastalıkla ilgili birçok yanlış kanı ağızdan ağza aktarıldı. HIV önleme, teşhis ve tedavi kuralları bugünlerde kolayca bulunabiliyor, ancak hastalıkla ilgili yanlış bilgiler hala ortalıkta dolaşıyor. Maalesef bu yanlış bilgilendirme HIV bulaşma riskini artırıyor. Bu yazımızda HIV/AIDS ile ilgili bazı yanlış bilgileri düzeltmeye çalışacağız.
1) Efsane: HIV, AIDS anlamına gelir.
Gerçek: HIV teşhisi her zaman AIDS’i göstermez. AIDS (edinilmiş immün yetmezlik sendromu), HIV enfeksiyonunun geliştiği bir durumdur. HIV enfeksiyonu erken evrelerinde teşhis edilir ve uygun tedavi uygulanırsa enfeksiyon baskılanır ve son aşamalara geçmesi engellenir. Yani AIDS’in bulaşmasını önlemede en önemli faktör erken teşhistir.
2) Efsane: Sivrisinekler HIV enfeksiyonunu yayabilir.
Gerçek: Bu efsane, HIV enfeksiyonunun kan yoluyla bulaştığı gerçeğinden kaynaklanmaktadır. HIV kan yoluyla bulaşan bir enfeksiyon olsa da bu, HIV pozitif bir kişiyi ısıran bir sivrisineğin sağlıklı bir insanı ısırdığında enfeksiyonu yayacağı anlamına gelmez.
Bu teori makul görünse de, kapsamlı araştırmalar HIV enfeksiyonunun sivrisinek ısırıkları yoluyla bulaşmadığını göstermiştir. Bir sivrisinek veya daha doğrusu herhangi bir böceği ısırdığında, sivrisinek kurbanın vücudunu değil, yalnızca kurbanın kanını emer. Daha spesifik olmak gerekirse, sivrisineklerin ağız kısımlarında iğne benzeri bir yapı vardır. Yani sivrisinek tarafından ısırılan bir kişinin vücudu sivrisineğin kanına değil sadece tükürüğüne maruz kalır.
Ayrıca virüs sivrisineğin vücudunda bulunsa bile uzun süre yaşayamaz. Bunun nedeni, sivrisineğin virüsün bölünmesine izin veren hücrelere sahip olmamasıdır. Yani bir sivrisinek virüse maruz kalsa bile sivrisinek zarar görmeyecek ve virüs kendi sisteminde sindirilecektir.
3) Efsane: HIV tedavisi gören insanlar bulaşıcı değildir.
Gerçek: İlaçlar enfeksiyonu kontrol etmede faydalı olsa da virüsün bulaşmasını engellemez. Antiretroviral tedavi, enfekte bir kişinin kanındaki virüsün varlığını azaltmak için formüle edilmiş olsa da, enfeksiyon hala bulaşabilecek kadar aktiftir.
4) Efsane: AIDS teşhisi ölüm demektir.
Gerçek: Evet, henüz HIV enfeksiyonunu tamamen iyileştirebilecek bir tedavi yoktur, ancak tıp bilimindeki gelişmeler sayesinde hastalar hala üretken bir hayat sürdürebilmektedir. 1980’lerin başında hastalık bilindiğinde, hastalar sadece birkaç yıl yaşıyordu. Ancak hastaların yaşam beklentisi bu günlerde önemli ölçüde arttı. Uygun bakım ve tedavi ile, durum artık etkili bir şekilde yönetilebilir. HIV tedavisi için geliştirilen yeni ilaçlar, hastaların ortalama yaşam sürelerini büyük ölçüde artırdı.
5) Efsane: Yeni ilaçlar sayesinde HIV artık önemsiz bir hastalıktır.
Gerçek: HIV’in bir ölüm cezası olduğunu düşünmek nasıl yanlışsa, yeni ilaçlar sayesinde HIV’in artık önemsiz bir hastalık olduğunu düşünmek de yanlıştır. Yeni ilaçlar hastaların ömrünü uzatmaya yardımcı olsa da bunun ömür boyu süren bir tedavi olduğunu unutamayız. Ciddi, ömür boyu süren tedavinin de önemli bir endişe kaynağı olabilecek çeşitli yan etkileri olabilir. Ek olarak, kaçırılan her ilaç dozu, tedavinin etkisiz hale gelme şansını artırır. Virüsün ilaçlara dirençli hale gelme riski de var. Evet tıpta çok önemli gelişmeler oldu ama bu güvensiz cinsel ilişkiye mazeret olmamalı, her zaman korunmalısınız.
6) Efsane: HIV’li insanlar hemen hastalık belirtileri gösterirler.
Gerçek: Bir kişi HIV taşıdığı halde yıllarca sağlıklı görünebilir. Çalışmalar, HIV’li kişilerde semptom geliştirmenin 10 yıla kadar sürebileceğini göstermiştir. Ek olarak, HIV semptomları tanısal değildir, bu nedenle tanı koymak için kan testi gereklidir.
7) Efsane: Her iki insanda da HIV varsa, korunmaya ihtiyaçları yoktur.
Gerçek: HIV pozitif partnerlerle korunmasız cinsel ilişki tedaviyi daha az etkili hale getirir. İki ana HIV türü vardır. Ayrıca virüs çok kolay mutasyona uğrayabiliyor ve birçok alt tipi bulunuyor. Yani hastaya tekrar farklı bir HIV türü bulaşabilir. Bir hastaya birden fazla HIV tipinin bulaşması, hastanın tedaviye yanıt vermemesine neden olabilir. Bu nedenle, hastalığı daha da kötüleştirmemek için her zaman korunmalısınız.
yazar:Tülay Ersoy
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]