İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 43 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği Maraşlı depremi sonrası alınan tedbirleri eleştirerek, Erdoğan’ın akıbete ilişkin açıklamalarına yanıt verdi. “Yukarıdan talimat olmayınca hiçbir bürokratın hareket etmediği bir sistem” diyen Akchner, “Felaket kaderden, felaket ise Biştibi’den” yanıtını verdi. Canlı yayında bazı kamu kurumlarını eleştirenlere hakaretler yağdıran Erdoğan, “Erdoğan’ın örtünme duygusu azaldı” sözleriyle tepki gösterdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İlker Karagöz ile FOX TV’de Çalar Saat programında açıklamalarda bulundu.
Akchner’in en öne çıkan ifadeleri şunlardır:
“Depremin yıkıntıları üzerine bir şeyler yapılmaya çalışıldı. Eksikleri, yanlışları anladık. 99’da birey olarak da, siyasetçiler olarak da anladık. 2002’de bugün bizi yöneten arkadaşlarımız göreve geldiler. Bürokrasi denen efendi Erdoğan’ın ayaklarını prangalayan bu hastalıktan kurtulun, parti başkanlığı denen tek kişinin kararına bağlı bir sistem.
Çok hızlı gitmesi gereken bir sistemin korkunç bir bürokratik kararsızlığa yol açtığını çok güçlü bir şekilde hissettik ama bu depremde gördüm ki insanlar başta beceriksizlik ve verimsizlik olmak üzere karar veremezler ama hızlı alınması gereken kararlar da vardır. Bu bireysel sistem sırasında bunun aksi alınamaz.
Yukarıdan talimat gelmediğinde hiçbir bürokratın hareket etmediği bir sistemdir. Evet deprem bu topraklarda kaderdir ama bir felaketi felakete çevirmek kader değil beceriksizliktir. Felaket kaderden, musibet ise Biştibi’ndendir. Umarım buradaki garip açığı giderecek adımlar atılır.
Felaket büyük ve yönetilemez olduğunda, felaket büyük oldu. Dünyanın her yerinden insanlar yardım için ülkelerden geldi ve o ülkeleri yönetenlerin milletimize karşı bir tavrı var, saldırı yapabilir mi bilmiyorum. Yapabilseydi güzel olurdu.
Seçim hazırlıkları başlıyor
7 gün üst üste afet bölgesine gittim, her gün bir yerlerdeydim. Kadın benden tuvalet istiyor, tuvalet. Milletimizin bize yüklediği misyon şudur: Siz iktidara gelin, bize hizmet edin. Bizim görevimiz, halkın seçmeninin savunucusu olmaktır. Seçmen son 20 yılda etkili olmaktan çıktı. Dalış ile bölünür. Aşırı sömürülen bir durum var.
Başkan yardımcıları 10 kişi ile gitti ve ilçe teşkilatlarımızdan bilgi aldık. Tüple ilgili sorun ise sahadan aldığımız bilgiler. Örneğin sahadan bir arkadaşımız hipotermiden donarak öldüğünü anlatmıştı. Yardımın amacına ulaşmadığını anladık.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı, vali, valilik konutundan izin almadan iş yapamaz. Böyle bir şey olamaz, dolayısıyla karar veremezler. Ona bakıyor, ona bakıyor ve sonunda Biştibi’ne gidecek. Her ne ise çok iyi çalışmalı ve bu garip sistemi sizlerin oylarıyla değiştirmeliyiz.
Yeterli kişi olmadığı için kendileri dağıtamadılar. Afet ve acil durum yönetimi bilgimizle, arama kurtarma gönüllülerini aradık ve 30.000’den fazla çağrı aldık. Üst düzey afet ve acil durum yöneticileri listeler yaptılar ve bize ‘Arama kurtarma deneyimi yaşayalım’ dediler. Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından arama kurtarma çalışmaları için insan yüklü 3 uçağı gönderdik.
Sayın Erdoğan’ın bir haftada imzalayacağı imza sayısı 36 bin. Bu bir insan için mümkün değildir. Bana verilen bilgi bu. 36.000 imza atamaz kardeşim! Deprem operasyonu sırasında sahadan aldığımız bilgileri sürekli olarak yetkililere ilettik. 16 kişimiz sahaya çıktıktan sonra ilçe teşkilatlarımızdan ve üyelerimizden bilgi almaya başladılar.
Bu bilgiyi alıp ‘Aman sen çözemezsin’ demek yerine, Hasan Doğan ve ilgili bakanlıklar dahil, biz çözelim diye götürdüm. Örneğin bir boru sorunu sahadan aldığımız bilgidir. Bir arkadaşım bize hipodermi diye bildiğim, o molozların altında donarak ölmek olduğunu bildiğim bir durumu anlattı ve biz de o kısmı Sayın Erdoğan’a bizzat aktardık.
Hemen talimat vereceğim dedi, verdi de ama aktarımda sorun çıktı. Yardımın amacına ulaşmadığını anladık. AFAD müdürü arandı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı Validen ve Karargâhtan Vali hiçbir şey yapmadan izin veremedi! Bunlar için her defasında saraydan birileri aranırdı. Nerede konuşuyor Fuad Aktay?
Sayın Erdoğan’ın bilmesi gereken bir söz var. duvak. Erdoğan’ın başörtüsü duyguları söndü.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]