Mansur Yavaş: Kuraklığı neden kabul etmiyorsunuz DSİ olarak? Su var da biz mi vermedik?

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, ABB Konferans Salonu’nda Ankara’da yaşanan su sıkıntısına ilişkin basın toplantısı düzenledi. ASKİ’nin 2026 yılına kadar yaptığı çalışmalar, bütçesi, ASKİ imkanlarıyla bulunan dış finansman desteğiyle yapımına başlanan ve önümüzdeki dönemde yapılacak projelerden bahseden Yavaş, şunları söyledi:

“Peki şimdi son günün konusu kuraklık hakkında neler neler yapıldı? Belediye oturdu, seyretti mi? Yoksa birtakım çalışmalar mı yaptı? 2019 yılında gelir gelmez dördüncü ayda koltuğa oturduk, sekizinci ayda master plan çalışmaları başladı. Ankara 2054 master planı çalışmaları başlandı. Ve 2024 yılında bitirildi. Bu çok önemli bir olaydır. İşte geleceği planlamak budur. Devlet Su İşleri’nin kanunundaki görevini okuyorum. Bunu okumam lazım. ‘Doğal servetler ve kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir. Ülkemizde su kaynaklarının planlanması, yönetilmesi, geliştirilmesini, işletmesinden sorumlu özel bir bütçesi olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur’. Ayrıntılı bir şekilde de 6200 sayılı Kanun’nda yazılıdır. Belediye teşkilatı olan yerlerden içme, kullanma, endüstri suyu teminini DSİ’nin yasal görevleri arasındadır. DSİ amaçla İstanbul ve Ankara illeri başta olmak üzere bedelleri yapımdan sonra ödenmek üzere belediyelere baraj ve isale hattı ve su deposu yapmakla yükümlüdür. Yapmış, yapmamış demiyorum. Neyi yapmış? Gerede projesini yapmış bizim için Ankara halkı için ve 2050’ye kadar bu problemi çözdük demiş. Biz DSİ’ye sürekli yazı yazdık. DSİ net bir cevap vermedi bizde.

“Bunun adı siyaset değil, kirli siyaset”

Kuraklık için aldığımız bazı tedbirler var. Kahramankazan, Akyurt ve Çubuk ilçelerine 30 kuyu tekrar aktif hale getirildi. 19 adet sondaj kuyusu açıldı. 100 adet kuyu açılması için ihale yapıldı. Yüksek tüketimli konut ve iş yerlerinin suyu az tüketmeleri için kademeli tarifeye geçildi. Burada üç milyon metreküp su tasarruf ettik. Yeşil alan sulamalarını içme suyu şebekesinden yapılmaması için gerekli yazışmalar yapıldı. Park ve bahçelerden bin 850 adet sayaç söküldü. Hobi bahçelerine verilen su miktarı düşürüldü. Kurallığa uygun peyzaj çalışmaları tüm belediyeler tarafından hayata geçirilmesi için karar alındı.

Amaç ne? Amaç şu: Ankara susuz kalsın. Sırf Mansur Yavaş’ı yıpratmak adına Ankara susuz kalsın istiyorlar. Kaldı ki önceki dönemde fiyatın yarısına verilmesine, bütçenin eski dönemde eksi 5 milyar lira olarak zararlı bütçe yapmamıza rağmen geldiler belediye meclisinde su fiyatlarının yüzde 50’ye indirilmesi kararını aldılar. O ara eski dönemden kalma bir zimmet çıkınca Sayıştay’dan hemen sesi kestiler ancak zaten mahkeme de bu kararı iptal etti. Amaç sürekli olarak ASKİ’yi batırmak ve Ankara halkının susuz kalmasını sağlamak. Bunun adı siyaset değil. Kirli siyaset. Tabii herkes kendine yakışanı yapar.”

“Barajlarımızda yeterli olmadığı halde bunu öngörmeyen, önemsemeyen DSİ adına da özür diliyorum”

Yavaş, barajlarda yaşanan süreçleri de anlatarak şöyle devam etti:

“Bir kuraklık vardır. Kuraklığı neden kabul etmiyorsunuz DSİ olarak? Sayın Cumhurbaşkanı dahi genelge çıkarttı Ankara’ya. Bütün belediyelere. Bundan sonra peyzajlarda, şehir içme suyu kullanılmayacak diye genelge çıkarttı. Eskiden yoktu böyle bir genelge. Niye çıktı? Bir kuraklık var. İşte Gerede’den Çamlıdere Barajı’na gelen yıllık su miktarı. Yani suyu var da biz mi vermedik? Demirel’in dediği gibi suyu içtik mi? Var olan suyu.

Buradan bize inanan, bize güvenen, bu kente yüreğini koyan tüm Ankaralılara seslenmek istiyorum: Bugüne kadar hiçbir hemşerimizin başını öne eğdirecek bir işin içinde olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Hiçbir zaman rantın, çıkarın, partiler üstü kirli ilişkilerin yanında olmadık. Ankara’ya bir avuç insanın değil 6 milyon başkentlinin şehri olarak gördük. Bundan sonra da böyle görmeye devam edeceğiz. Ben su sorunu yaşadığımız bu süreçte bundan etkilenen, Mamak’ın yüksek kesimlerinde yaşayan, Çankaya’nın üst kotlarında oturan, Keçiören’in ve Yenimahalle’nin bazı bölgelerinde ve Lalahanlı hemşerilerimizden söz etmek istiyorum: Bu belgelerimizde biraz önce söylediğim gibi Ankara’da kuraklıktan dolayı yaşanan su sorunu olmasa dahi problemlerimizin var olduğunu biliyorum. Ve biz inşallah 2026 yılından itibaren bu problemleri çözmek için neler yapıyoruz biraz önce bunları hep tek tek gösterdim, tek tek anlattım. Ancak elimizden gelen her şeyi yapmamıza rağmen hatamız da olmamasına rağmen bu sıkıntı yaşandı. Ben sıkıntı yaşayan az da olsa çok da olsa hatta bir kişi de olsa sıkıntı yaşayan tüm Ankaralı hemşehrilerimizden, tüm abonelerimizden ASKİ ve şahsım adına da özür diliyorum. Hatta DSİ adına da özür diliyorum. İster kabul etsinler ister kabul etmesinler. Barajlarımızda yeterli olmadığı halde bunu öngörmeyen, önemsemeyen DSİ adına da özür diliyorum.

“Sayın Bakan’a sesleniyorum: Adil olun”

Barajlarımızda su olmadığı için görevim olan musluklara, Ankara’nın küçük bölümüne de suyu ulaştıramadım. Hakkınızı helal edin. Hemşehrilerim verdiğiniz oylara da ödediğiniz vergilere de bize ettiğiniz duaları da gölge düşürmedik. Bundan sonra da düşürmeyeceğiz. Bizim de çalışma arkadaşlarımızla Ankara’ya hizmet etmek isteyen herkesle uğraşıyorlar. Bir kısmını basından okuyorsunuz. Müfettişlerden biri geliyor biri gidiyor. Daha önce de çok müfettiş geldi. Şikayetimiz yoktu. İnceliyor, gidiyordu. Şimdi öyle olmuyor artık. Müfettişler nezaketen eskiden belediye başkanına uğrarlardı, şimdi uğramıyorlar.

Burdan Sayın Bakan’a sesleniyorum: Adil olun. İncelemeyin demiyoruz. Ama tetikçilik yapmasınlar. Gelsinler ellerini vicdana koysunlar adil bir şekilde çalışsınlar. Yoksa meşhur bir söz var. Ayarını bozduğunuz kantar bir gün olur sizi de tartar. Herkesin şunu bilmesini istiyorum: Biz bu yolda milletimizin duasını arkamıza alarak yürüyoruz. Bugüne kadar Ankaralıların güveni boşuna çıkartmadık. Kimsenin hakkını da kimseye yedirmedik. Bundan sonra da yedirmeyeceğiz. Bir gün hepimizin görevi bitecek. Önemli olan o gün geldiğinde geriye ne bıraktığımız kalacak. Başınız dik olsun. Bizim başımız dik. Sizlerin de içi rahat olsun. Ankara’da şu anda su problemi yok. Tekrar ediyorum yayın yapacaklara Ankara’da şu anda su problemi yok. Eski yapılan kötü şeyler bizim örneğimi, mazeretimiz, ölçümüz olamaz. Ankara halkı bizi bunun için seçti. Eksiksiz bir şekilde ileri öngörerek çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın