Madde ve atom hakkında bilmediklerimiz

Çevremizde gördüğümüz ve günlük hayatımızda kullandığımız malzemeler, eski çağlardan beri insanları şaşırtan ne tür yapılardan oluşmaktadır. Bir tahtayı ikiye böldüğümüzde, aynı tahta parçalarını elde ederiz, ancak daha küçük. Maddenin ne kadar bölünebilir olduğu sorusu felsefe tarihi kadar eskidir. MÖ 5. yüzyılda ünlü düşünür Demokritos, bir tahtayı yalnızca atomlarına ayırabileceğimiz gerçeğine atıfta bulunarak, “bölünemez”in eski Yunanca karşılığı olan “ἀtomos” kavramını ortaya attı. 20. yüzyıla kadar atomların bölünemez temel parçacıklar olduğu düşünülüyordu. Yirminci yüzyılın başında atomların temel parçacıklar olmadığı, proton ve nötronlardan oluştuğu, çekirdek ve onun etrafında dönen elektronlardan oluştuğu anlaşılmıştı. Hızlandırıcı teknolojilerindeki gelişmelerin bir sonucu olarak, proton ve nötronlarla yapılan deneyler, atomların da bir iç yapıya sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır. 20. yüzyılın ortalarındaki bu tür deneyler, protonların ve nötronların kuark adı verilen yapılardan ve onları kuarklarla etkileşim yoluyla bir arada tutan bazı gluonlardan oluştuğunu öne süren bir teoriye (kuantum renk dinamiği) yol açtı. Kozmik ışınlarla yapılan bir dizi deney ve gözlem, kuark atom modelinin, bu ışınların atmosferle etkileşiminin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan parçacıkların iç yapısını da açıklayabildiğini göstermiştir.

kütle ve enerji
Her parçacığın kütlesi var mıdır? Kütlesi olmayan parçacıklar da vardır. Örneğin fotonlar ışık enerjisi olarak var olurlar ama sabit bir kütleleri yoktur. Einstein’ın enerji denklemini daha açık yazarsak; E2 = p2c2 + m2c4. Bu denkleme göre, bir cismin enerjisi kütlesinden ve anlık momentumundan (hız) oluşur. Fotonlar ve gluonlar için kütle sıfırdır, ancak enerjileri sıfırdan büyüktür.

kaynak:
Bilim ve Teknoloji Dergisi

yazar: bronzlaştırıcı tonik

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın