Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın bu yıl Beyaz Saray’a dönüşü, ülkenin Çin, Kanada, Meksika ve Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere temel ticaret partnerlerine yönelik uyguladığı yüksek gümrük vergileriyle küresel ticarette dalgalı bir süreci beraberinde getirdi. 20 Ocak tarihinde ikinci kez başkanlık koltuğuna oturan Trump, izlediği korumacı ticaret politikaları ve açıkladığı yeni tarifelerle yıl boyunca küresel ticaret gerilimini tırmandırdı. En sevdiği kelimenin “tarife” olduğunu sık sık dile getiren Trump, Amerikan imalat sektörünü canlandırma ve küresel ticaret dengesini ABD lehine çevirme hedefiyle bu yöntemi hem ekonomik bir koruma aracı hem de diplomatik bir pazarlık unsuru olarak kullandı. Trump’ın yıl boyunca bir uygulayıp bir askıya aldığı kararlarla küresel ticarette belirsizlik artarken, 2025 yılı ekonomi tarihinde “tarifelerin yılı” olarak yerini aldı.
İçindekiler
ETKİN TARİFE ORANI 1935’TEN BU YANA EN YÜKSEK SEVİYEDE
Yale Üniversitesi Bütçe Laboratuvarı tarafından paylaşılan veriler, Trump’ın bu yıl uygulamaya koyduğu gümrük vergileri sonucunda ABD’de 2024 sonunda yüzde 3’ün altında seyreden ortalama etkin tarife oranının, 2025 yılında yüzde 16,8’e yükseldiğini ortaya koydu. Bu oran, 1935 yılından bu yana kaydedilen en yüksek seviye olarak açıklandı. Göreve başladığı ilk gün federal kurumlara ticaret politikalarına ilişkin kapsamlı bir inceleme talimatı veren Trump, 1 Şubat tarihinde “fentanil ve göçmen krizini” gerekçe göstererek Kanada ve Meksika’dan ithal edilen ürünlere yüzde 25, Çin’den yapılan ithalata ise yüzde 10 ek gümrük vergisi getirdiğini belirtti. Kanada ve Meksika’nın sınır güvenliğini artırmaya yönelik adımları karşılığında bu ülkelere getirilen tarifeler 30 gün süreyle askıya alınırken, Çin’e yönelik yüzde 10’luk tarife 4 Şubat’ta yürürlüğe girdi. Kanada ve Meksika için askıya alınan yüzde 25’lik tarifeler 4 Mart’ta devreye girerken, Çin’e uygulanan ek tarife oranı aynı gün yüzde 20’ye yükseltildi. Ancak Trump, 6 Mart’ta ABD-Meksika-Kanada Anlaşması (USMCA) kapsamındaki malların 2 Nisan’a kadar tarifelerden muaf tutulmasını öngören düzenlemeleri onayladı.
ABD Başkanı Trump, ticaret politikasındaki en kapsamlı adımı 2 Nisan tarihinde attığını ifade etti. Bu tarihi “Kurtuluş Günü” olarak tanımlayan Trump, ticaret partnerlerine karşılıklılık esasına dayalı yeni tarifeleri açıkladı. Temel tarife oranının yüzde 10 olacağını kaydeden Trump, ülkelerin uyguladığı tarifeler ve tarife dışı engellere göre değişen gümrük vergisi oranlarını paylaştı. Bu kapsamda, tüm ülkelere getirilen yüzde 10’luk temel gümrük vergisi 5 Nisan’da yürürlüğe girerken, ülkelere özel daha yüksek oranlı ek tarifelerin 9 Nisan’da uygulanması planlandı. Ancak bu ek tarifeler, Çin hariç diğer ülkeler için 90 gün süreyle askıya alındı. Misilleme yapan Çin’e yönelik ek gümrük vergisini yüzde 125’e çıkaran Trump, fentanil gerekçesiyle uygulanan yüzde 20’lik tarife ile birlikte ABD’nin Çin’e uyguladığı toplam tarife oranının yüzde 145’e ulaştığını belirtti. Tırmanan gerilimin ardından ABD ve Çinli yetkililer Mayıs ayında İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya gelerek tarifeleri 90 gün süreyle düşürme konusunda anlaştı. Bu kapsamda, 14 Mayıs’tan itibaren ABD’nin Çin mallarına uyguladığı tarife oranı geçici olarak yüzde 30’a indirildi. ABD ile Çin heyetleri Haziran’da İngiltere, Temmuz’da Stockholm ve Eylül’de Madrid’de görüşmelere devam ederken, Ekim ayında Kuala Lumpur’da yapılan görüşmede ticaret geriliminin çözümü için “ön çerçeve anlaşmaya” varıldığı kaydedildi.
Karşılıklılık esasına dayalı ek tarifelerin askıya alındığı süreçte ABD; AB, İngiltere, Japonya ve Güney Kore ile anlaşmalar imzaladı. Trump, 31 Temmuz’da karşılıklılık esasına dayanan tarife oranlarında değişiklik öngören bir kararnameyi onayladı. Bu kararnameyle ABD, yaklaşık 70 ticaret partnerine yüzde 10 ile yüzde 41 arasında değişen oranlarda gümrük vergisi getirdi. Ayrıca Trump, Kanada’ya uygulanan gümrük vergisi oranının yüzde 25’ten yüzde 35’e çıkarılmasını öngören ayrı bir kararnameyi imzaladı. Brezilya’ya uygulanan tarife oranı yüzde 10’an yüzde 50’ye yükseltilirken, Rusya’dan petrol alımını sürdürmesi gerekçesiyle Hindistan’a yönelik gümrük vergisi de yüzde 50’ye çıkarıldı. 13 Kasım’dan itibaren bazı tarımsal ürünler karşılıklı tarifelerden muaf tutuldu.
TARİFELER ABD BÜTÇESİNE MİLYARLARCA DOLAR KAZANDIRDI
Ülkelere yönelik tarifelere ek olarak sektörel gümrük vergileri de devreye alındı. Çelik ve alüminyum ithalatına getirilen yüzde 25’lik vergi 12 Mart’ta yürürlüğe girerken, 4 Haziran’da bu oran yüzde 50’ye yükseltildi. İthal otomobillere yönelik yüzde 25’lik vergi 3 Nisan’da, bakır ithalatına yönelik yüzde 50’lik vergi ise 1 Ağustos’ta uygulanmaya başlandı. 1 Ekim itibarıyla ABD’de üretim tesisi kurmamış şirketlerin ilaçlarına yüzde 100 tarife uygulanması kararlaştırıldı. Kereste ithalatına yüzde 10, bazı ahşap ürünlerine ise yüzde 25 vergi getirildi. ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre, Ocak ayında 7,3 milyar dolar olan gümrük gelirleri, tarifelerin etkisiyle hızlı bir yükseliş göstererek Ekim ayında 31,4 milyar dolara ulaştı. Ocak-Kasım döneminde gümrük vergilerinden elde edilen toplam net gelir 236,2 milyar dolar olarak hesaplandı.
Yılın başında tarifelerin yol açacağı enflasyon ve resesyon endişelerine rağmen ABD ekonomisi dirençli bir görünüm sergiledi. İlk çeyrekte yüzde 0,6 daralan ülke ekonomisi, ikinci çeyrekte yüzde 3,8 ve üçüncü çeyrekte yüzde 4,3 oranında büyüme kaydetti. ABD Başkanı Trump, bu verileri doğrudan uyguladığı tarife politikalarına bağladığını ifade etti. ABD’nin dış ticaret açığı Eylül ayında 52,8 milyar dolara düşerek Haziran 2020’den bu yana en düşük seviyesini gördü. Ancak Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ve Uluslararası Para Fonu (IMF), ticaret politikası belirsizliğinin 2026 boyunca yüksek seviyede kalmaya devam edeceği uyarısında bulundu.
TARİFELERİN GELECEĞİ İÇİN GÖZLER YÜKSEK MAHKEME’DE
Trump’ın tarife politikaları bazı özel şirketler ve eyaletler tarafından ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi’ne taşındı. Mahkeme, 28 Mayıs’ta tarifelerin başkanlık yetkisini aştığına hükmetti. Temyiz sürecinin ardından ABD Yüksek Mahkemesi’nde 5 Kasım’da görülen davada, Trump’ın uyguladığı tarifelerin başkanın acil durum yetkilerini aşıp aşmadığı değerlendirildi. Yüksek Mahkeme’nin vereceği karar, milyarlarca dolarlık tarife gelirlerinin ve küresel ticaretin geleceğini doğrudan etkileyecek. Trump yönetiminin, aleyhte bir karar çıkması durumunda başka yasal dayanaklarla tarifeleri uygulamaya devam etmeyi planladığı belirtildi.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]