Kıtlık sorunu
Kıtlık, ekonominin karşılaştığı sorunların temel nedenidir. İnsanların ihtiyaçlarının sınırsız ve kaynaklarının sınırlı olması kıtlık sorunu yaratmaktadır. Bu nedenle kıtlık sorunuyla karşı karşıya kalan insanlar, sahip oldukları kaynakları verimli kullanmak ve israf etmemek zorundadır. Ancak kaynaklar ne kadar verimli kullanılırsa kullanılsın ihtiyaçların sadece bir kısmı karşılanabilecektir. Bu nedenle, insanların hangisini tatmin etmeleri gerektiğine karar vermeleri gerekir. Yani ihtiyaçları arasından seçim yapmak zorundadır. Yapılan tercihler doğrultusunda aşağıdaki üç soruya cevap aranacaktır:
– Hangi mallar ne kadar üretilecek: Kaynaklar kıt olduğu için tüm ihtiyaçları karşılayacak tüm mal ve hizmetler üretilememektedir. Bu durum insanları ihtiyaçları arasında seçim yapmaya zorlamaktadır. Verilen tercihler doğrultusunda üretilecek mal miktarı belirlenecektir.
– Mal ve hizmetlerin nasıl üretileceği: Üretilecek mallara karar verildikten sonra bu malların nasıl üretileceğine karar verilmesi gerekir. Yani üretimde kullanılan emek ve sermaye hangi oranlarda kullanılacaktır. Emek ve sermayenin fiyatına bağlı olarak emek yoğun veya sermaye yoğun alternatiflerden biri tercih edilmelidir.
Mallar nasıl paylaşılacak: İnsanlar ekonomide üretilecek malları gelirleri oranında paylaşacaklar. Bu nedenle adil bir gelir dağılımı gereklidir. Gelir dağılımına bağlı olarak üretilecek mal bileşimleri de değişecektir. Toplumda gelir düzeyi yüksek insanlar varsa, bu sektörün kullandığı mallar daha çok üretilecektir.
Yukarıdaki sorunların çözülebilmesi için öncelikle kıt kaynakların tam ve verimli kullanılması gerekmektedir. Bu da insanların rasyonel kararlar almasına ve doğru seçimler yapmasına bağlıdır.
alternatif maliyet
Kaynakların kıtlığı insanları seçim yapmaya zorlar. Bu, bir seçim yapıldığında başka bir alternatiften vazgeçilmesi gerektiği anlamına gelir. Böylece, terk edilen varyantın faydası kaybolur. Ekonomide bu olguya fırsat maliyeti veya fırsat maliyeti denir.
Ekonomide alınan her kararın bir alternatif maliyeti vardır. Bu alternatif maliyetler, tüketim ve üretimdeki alternatif maliyetler ve devlet yatırımı olmak üzere üç başlık altında incelenebilir.
Alternatif tüketim maliyetleri
Tüketiciler elde ettikleri gelirle sınırlı sayıda ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Bu nedenle karşılanan her ihtiyaç için karşılanmayan ihtiyaçtan kaynaklanan alternatif maliyetler ortaya çıkmaktadır. Örneğin bir tüketici bir ihtiyacını sadece ayakkabı ve gömlek ile karşılayabiliyorsa, ayakkabı seçimi yaptığında alternatif maliyetinin olmadığı gömlek olacaktır.
Üretimde alternatif maliyet eğrisi ve üretim olanakları
Bir firma üretim faktörlerini birçok farklı malın üretiminde kullanabilir. Bu nedenle, herhangi bir meta üretmeyi seçtiğinde, başka bir metanın üretiminden vazgeçmek zorunda kalacaktır. Bu durumda o malın alternatif maliyeti, üretiminden vazgeçilen diğer mal olacaktır. Üretimdeki alternatif maliyetler, üretim olanakları eğrisi adı verilen bir eğri ile açıklanır.
Üretim olanakları eğrisi, kaynaklar tamamen kullanıldığında bir ekonomide üretilebilecek mal miktarlarını göstermek için kullanılan bir eğridir. Bu eğrinin ana hatları alternatif maliyetlere dayanmaktadır. Bu eğrinin anlamını açıklamak için basit bir örnek ele alınacaktır.
Kaynaklarla dolu bir ekonomide firmaların sadece buzdolabı veya çamaşır makinesi ürettiğini varsayalım. Bütün firmalar buzdolabı üretse çamaşır makinesi üretilmez. Çamaşır makinesi üretimi artırılmak isteniyorsa buzdolabı üretiminde kullanılan bazı üretim faktörlerinin çamaşır makinesi üretimine aktarılması gerekmektedir. Bu durumda buzdolabı üretimi azalırken çamaşır makinesi üretimi artacaktır. Bu durumda üretilen çamaşır makinesinin alternatif maliyeti, üretimi durdurulan buzdolabı miktarı olacaktır. Çamaşır makinesinin sürekli çıkışı bu şekilde arttırılırsa buzdolabının çıkışı azalmaya devam edecek ve tüm kaynaklar çamaşır makinesine aktarıldığında buzdolabı üretilmeyecektir. Üretim imkanları eğrisi incelendiğinde orijine göre içbükey bir eğri konumundadır. Çünkü bir malın üretiminin sürekli artması için, başka bir malın üretimine göre daha fazla azaltılması gerekir. Bu ilke, ekonomide “artan fırsat maliyeti ilkesi” olarak adlandırılır. Üretim olanakları eğrisindeki noktalar, kaynaklar tamamen kullanıldığında üretilen miktarları gösterir. B noktasında, ekonomideki kaynaklar tam olarak kullanılmamaktadır. Dolayısıyla kullanılmayan bu kaynakların kullanılmasıyla her iki malın da üretimi artırılabilir. Eldeki kaynaklarla C noktasında üretim yapmak mümkün değil. Ancak ileriki dönemlerde kaynaklar artırılarak bu noktada üretim yapılabilir.
Üretim olanakları eğrisi, genel olarak tüketim ve çıktı mallarının üretilen miktarlarını göstermek için de çizilebilir. Tüketim mallarının üretiminde üretim faktörleri tam olarak kullanıldığında, üretim malları üretilmeyecektir. Sadece üretim malları üretildiğinde, hiçbir tüketim malı üretilmeyecektir. Bu iki durum ekonomilerde istenmeyen uç noktalardır.
Genel olarak ekonomilerde üretimin arada yapılması ve üretim faktörlerinin buna göre tahsis edilmesi gerekmektedir. Birinin üretimindeki artış, alternatif maliyetler nedeniyle diğerinin üretiminde azalmaya yol açacaktır.
Ekonominin temel amacı, üretim olanakları eğrisini dışa doğru yani büyümeyi genişletmektir. Ekonomide üretim B noktasında gerçekleşirse büyüme sınırlı olacaktır. Çünkü daha az çıktı malı üretilir. Ancak C noktasındaki üretim tasarruf edilerek yapılırsa gelecekte ekonomi daha hızlı büyüyecektir.
Devlet yatırımlarında alternatif maliyet
Aynı şekilde devletin yaptığı yatırımlarda da alternatif bir maliyet söz konusudur. Devlet yıllık geliri ile belli yatırımlar yapabilir. Örneğin, askeri harcamalara yapılan yatırım arttığında bunun alternatif maliyeti diğer yatırımlara daha az kaynak ayırmak olacaktır.
yazar:Oğuzhan Şahna
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]