Kılıçdaroğlu’nun Dokuz8haber’den tepkisi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Yetkililerle temasa geçen Kılıçdaroğlu, “Deponuzdaki çadır sayısı kadar getirin abi, hepsini alıp deprem bölgesine gönderelim” dedi.

CHP Genel Başkanı, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor.

Gazeteci Murat Agerel, Kahramanmaraş’ı vuran depremlerin ardından bölgede ‘yetersizliği’ nedeniyle gündeme gelen Kızılay’ın depremin üçüncü gününde çadırları 46 milyon liraya AHBAP Derneği’ne sattığını ortaya çıkardı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kızılay çadır skandalı sonrası yetkilileri arayarak, “Deponuzdaki çadır sayısı kadar getirin abi, hepsini alıp deprem bölgesine gönderelim” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Acı günler yaşıyoruz. Ciddi sorunlarla karşı karşıyayız evet ama hiçbir vatandaşın umutsuzluğa kapılmasına gerek yok. Biz güzel bir ülkeyiz. İyi insanlarımız var. Bazen yanlış seçimler yüzünden ülke krize girebilir. Bugün yaşadığımız gibi milyonlarca insan derin bir depresyona sürüklenebilir. Ama mümkün olan en kısa sürede iyileşmek bizim görevimiz. Biz millet olarak güçlüyüz. Birinin kanaması varsa, kim olursa olsun, neye inanırsa inansın, yaşam tarzı ne olursa olsun onun yanında koşarız. Siyasi müesses nizamın çekişmeli tarafı bizim milletimizde yoktur. Bu CHP olarak bizim için en büyük garantidir.


Oyuncu Kazım Akşar’ın ölümü!

Çadıra hala ihtiyaç var. Cumhuriyet kadar eski bir kurum olan Kızılay, çadır ticareti yapmaktadır. Kızılay yetkililerine sesleniyorum. Deponda ne kadar çadır varsa getir kardeşim hepsini alıp deprem bölgesine gönderelim. Bir hayır kurumunun ticarete dönüşmesi ne anlama geliyor?

Devletin adını verdiği kurum, tüm risklere önceden hazırlık yapan kurumdur. Neden bir ordumuz var? Bir savaş çıkarsa, ordu devreye girer. Savaş yoksa sorun yok ama ordu her zaman savaşa hazır. Devlet hastaneleri bunu neden yapıyor? Hastanın dışarı çıktığında bakması için. Ülke her türlü riske hazırlıklı olmalıdır. Bu hükümet yani enkaz altındaki bu hükümet deprem konusunda yanıldı efendim. İstanbul’da bekliyorlardı… Hayatımda ilk defa devlet geleneklerinden uzak, devleti tanımayan bir yönetim görüyoruz. Bunların hepsi deprem raporlarında söylendi. Alınacak önlemler konusunda her şey vurgulandı. Kim bilmiyor? Devleti yönetenler. Devlet yöneticilerinin bunlardan haberi bile yok. Bunlar onlardan bazıları. Üniversitelere gidin, dünyayı göreceksiniz. Meritokrasi dediğiniz kavramı tamamen yerle bir ederseniz, devletin devlet içindeki direklerini keserler. Bu hükümet, sağlık saati devletinin temel taşlarını kesti. Devletin direği adalettir, yalanladılar. Devletin direklerini biçerseniz böyle bir görüntüye mahkum olursunuz. En nitelikli kişileri kapının önüne koyuyorlar. Devlette liyakate değil sadakate dayalıydılar. Aksi düşünceyi kınadılar, farklı fikirlere kulaklarını tıkadılar.

ardouan’a tepki
İyi şanslar istiyor. Kendi halkına hakaret etmek caiz değildir. Bilerek yaptım demek istiyorsun. Afet ve acil durum yönetimi ile ilgili raporlar, üniversite hocaları hakkında raporlar ve bilimsel makaleler olmasaydı, “Bilmiyordum” derdim. TBMM’nin defalarca yayınladığı deprem araştırma raporları olmasaydı, “bilseydim” derdim. Öğrendim! 50.000 vatandaşın ölümüne neden oldu. Daha da kötüsü, çoğu donarak öldü! Güçlü bir silahlı gücümüz var, bölgenin en önemli gücü. Türkiye coğrafyasında en geç 6 saatte bir tuşla ulaşamayacakları yer kalmadı. Soğuğa karşı kutup çadırları, sahra hastaneleri, sahra mutfakları, her şey ilk 6 saatte yapılabilir. Öyle değil mi? İnsanların ölmesini bekleyin. Nasıl bir helal konsepti? Donarak ölen vatandaştan ne helal istersin?

11 makaleden oluşan bir açıklama ile
Ortak sözleşmede de var. Çünkü deprem hazırlığı yapmadıklarını gördük. Orada da kuralları belirledik. Bu konuda nasıl çalışacağımızı da özetledik. Artık devletin yeniden yapılanması ve bu konuda bazı sağlıklı kararlar alınması gerekiyor. 11 madde sayacağım.

1. Sözleşmenin temel standart ve ilkeleri olmalıdır. Etrafta dolaşıyor ve müteahhit olduğumu söylüyor, elini sıkıyor. Bir apartman inşa ediyorsunuz, bu, Tanrı’nın belirli bir eğitim alması gerektiği anlamına gelmez.

2. Yükleniciler için mesleki sorumluluk sigortası sağlayacağız. Bir hata yaptığınızda daire sahibi dava açabilmelidir. Sigorta o parayı karşılamalı.

3. Yapı denetçileri var. Onlara mesleki yeterlilik belgesi de getireceğiz. Yapı denetçilerinin ayrıca mesleki sorumluluk sigortası olması gerekir.

5. İnşa edilecek tüm yapıların bir kimliği olacaktır. Bina bir kimlik belgesi olacaktır. Çalışacak. Sen inşa ediyorsun, kimse izlemiyor. Deprem oluyor, çöküyor, kimse önlem alacağımızı düşünmüyor.

6. Okullar, hastaneler, alışveriş merkezleri ve konser salonları deprem güvenlik sertifikasına sahip olacak.

7. Kızılay, AFAD, DASK gibi kurumlar yeniden yapılandırılacaktır. Eski moraline kavuşacaktır.

8. Merkezi ve yerel yönetimlerle işbirliği objektif ilkelere dayalı olacaktır. Bu depremde bir acı daha gördük. “CHP olmasın engel oluşturalım” Depremle yüzleşmek için yapamadığınızı belediye yapıyor. Bu depremde ayağa kalkıp CHP’li belediyelere teşekkür edelim. Ulaşılamayan tüm yerlere ulaşıldı. İnsanlarda biraz vicdan var. Vatandaşlar ‘Ben gidiyorum siz gidemezsiniz’ diyerek enkaz altında bekliyor. Neden? Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediyesi.

9. Deprem nedeniyle ihtisas mahkemeleri açılmalıdır. Yakında bitmeli. Haksızlık varsa kararı sen vereceksin.

10. TSK’nın afet anında ne yapacağına dair protokol hazırlanacak. Dünyanın bütün demokrasilerinde böyle bir olayla karşılaşıldığında ilk harekete geçen askerdir. 1999 depreminden sonra özel bir tabur oluşturuldu, bu tabur nerede?

11. Toplanma alanları kesinlikle imar edilmeyecektir.

Bu 11 kural, hükümette yeni bir paradigma değişikliğine ihtiyacımız var. Bu toplumun büyük felaketler karşısında nasıl davranması gerektiğine dair bir paradigma değişiminden geçiyoruz. Onlar devleti yönetemezler, biz bütün dünyaya devletin nasıl yönetilmesi gerektiğini anlatmak istiyoruz. Herkesin canının ve malının güvende olduğu bir ülke inşa etmek istiyoruz. Herkesin depremlerde yıkılmayacak sağlam binalarda yaşamasını istiyoruz. Kimse enkaz altında kalmayacak, kimse ‘Bu memleket neresi’ demeyecek. Büyük bir depreme hazırlanacağız.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın